• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kars 12 °C
  • Ardahan 12 °C
  • Iğdır 16 °C

Haklarında soruşturma başlatılan KESK’ciler Adliye’de ifade verdi

Haklarında soruşturma başlatılan KESK’ciler Adliye’de ifade verdi
25 Kasım Günü KESK ve KAMU-SEN'in hükümeti uyarmak için ülke genelinde yaptığı iş bırakma eyleminde Kars'ta haklarında soruşturma başlatılan 12 KESK üyesi bugün Adliye'de ifade verdi.

 Adliye çıkışında basın açıklaması yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Ahmet Adıgüzel, “Bizler 25 Kasım günü Grevli ve Toplu Sözleşme hakkımızı elde etmek bu hakkımızı kullandırtmak istemeyen hükümeti uyarmak temelinde KESK ve KAMU-SEN olarak hükümeti uyarma temelinde bir günlük uyarı grevi yaptık. Türkiye’nin dört bir tarafında grevi neden yaptığımızı kamuoyuna duyurmak içinde, mitingler yürüyüşler ve basın açıklamaları yapılmıştır. Hatırlanacağı üzere ilimizde de KESK olarak basın açıklaması yapmıştık. Yaptığımız basın açıklamasından dolayı 2911’e muhalefet ettiğimiz gerekçesiyle Kars Emniyet Müdürlüğü Cumhuriyet Savcılığına 12 arkadaşımız hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Bu demokratik kurallar olarak da algılanabilir” dedi.

  Kars Emniyet Müdürlüğü’nün deneme-yanılma yoluyla kötünün iyisini keşfetmeye çalıştığını da belirten Adıgüzel, “Peki neden kötünün iyisi diyoruz?. Çünkü yapılan bir eylemin veya fiilin yasalara uygun olup olmadığını soruşturması normal karşılanabilinir. Esas mesele suç duyurusunda bulunduğunu basın yoluyla duyurarak insanları tedirgin etme ve kaygılandırmaya sebebiyet verme çabasıdır. Esas sorunda buradadır. Çünkü; Tüm evrensel insan hak ve özgürlükleri belgelerinde ‘Sendikal hak’ en temel hak olarak görülmüş ve Türkiye de bu anlaşmalara imza atmıştır. Sendikal hakkın iki ayağı vardır. Biri grev diğeri örgütlenme ve toplu sözleşme hakkıdır. Tam da bu noktada üyelerimizi tedirgin etmeye amaçlı basın üzerinden suç duyurusu ilan etmek, örgütlenme üzerinde de geliştirilmek istenen, son günlerin moda deyimiyle Asimetrik bir müdahale olarak görüyoruz” diye konuştu.

  Adıgüzel, daha sonra şunları söyledi:

  “Anayasanın 26. maddesi ile 34. maddesi düşünce hürriyeti izin almaksızın barışçıl temelde yapılabileceği düzenlenmiştir. Filmin şeridini geri çevirdiğimiz de de neden Kars Emniyet Müdürlüğünün deneme yanılma sonucu kötünün iyisini bulduğunu da görmüş oluruz. 4 Kasım 2009 günü bir grup üniversite öğrencisinin ‘Amerika Defol Bu Vatan Bizim’ adlı basın açıklaması yapmak istemiş, Eğitim Sen Kars Şubesini temsilen benim ve eski şube başkanı arkadaşımızın katılımı olmuş, fakat Kars Emniyet Müdürü basın açıklamasını engellediği gibi yaka-paça hepimizi gözaltına almıştır. Yine 14 Kasım 2009 da KESK’in tüm Türkiye de yaptığı basın açıklaması aynı günde de ilimizde yapmak istediğimizde Kars Emniyet Müdürü kendilerini hem savcı hem hakim yerine koyarak yasayı kendine göre yorumlamış basın açıklamasını yapmamıza izin vermemiş içinde başkanlarımızın, yönetim kurullarımızın ve üyelerimizin bulunduğu toplam 32 arkadaşımız gözaltına alınmışlardır. Bunun en vahim olanı da kucağında bebeği olan üyemizin bebeği ile birlikte gözaltına alınmasıdır. Oysa ki hepimizin ikametgahları belli olmasından dolayı iddia edildiği gibi ortada yasal olmayan bir durum olmuş olsaydı tıpkı bugünkü gibi gözaltına alınarak değil, savcılığa suç duyurusunda bulunularak olumsuzluklar yaşanmamış olurdu. Bunu tecrübe edinen Kars Emniyet Müdürlüğü ancak bugün demokratik kural keşfedebilmiştir. Bugün de adeta hınç alınmak istercesine yönetici sıfatı olmayan ve bebeğiyle gözaltına alınan üyemizin hakkında suç duyurusunda bulunulan arkadaşlarımız arasında yer almasını sağlamayı nasıl açıklayacaklar?. Yine soruyoruz, Tüm Türkiye’de basın açıklamaları yapılırken başkentte, bakanlık önünde, başbakanlık önünde yapılan basın açıklamaları sorunsuz yapılırken Kars aynı yasalarla yönetilmiyor mu? İçinde Türkiye’nin başkenti olmak üzere 80 il yasaları bilmiyor mu?  Yoksa biliyor da uygulamıyorlar mı? Acaba Kars Emniyet Müdürlüğümü yasayı tek biliyor. Yapılmak isteneni anlıyoruz. KESK şahsında demokratik kitle örgütlerinin dizayn etme olarak algılıyoruz. Bu baskılar KESK tarihinde sıklıkla rastladık. Her defasında bu baskılar karşısında sessiz kalmadık aksine çelikleşerek çıktık. Mücadelemize yarın da kaldığımız yerden devam edeceğiz. Emek mücadelesi aynı zamanda demokrasi mücadelesidir de. Emek ve demokrasi mücadelesinde ısrarımız devam edecektir”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751