• BIST 108.615
  • Altın 145,126
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Kars 25 °C
  • Ardahan 22 °C
  • Iğdır 28 °C

Kars,Engelliler kendi günlerini protesto ettiler

Kars,Engelliler kendi günlerini protesto ettiler
3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde hiçbir program yapmayacak ve hiçbir programa da katılmayacaklarını açıkladı.

Kars’ta engellilerin sorunlarıyla ilgili mücadele etmek için kurulan Kars Dolunay Derneği, engellilerin sorunlarının yılda bir defa hatırlanmasını protesto ederek 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde hiçbir program yapmayacak ve hiçbir programa da katılmayacaklarını açıkladı.

  Dolunay Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bahattin Şeker, “Senede bir gün Dünya Engelliler Günü mü?” başlıklı bir basın açıklaması yaparak, yılda bir defa hatırlanmalarını hazmedemediklerini söyledi. Bunun için de kendi günleri olan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü protesto ettiklerini belirten Şeker, bu nedenle hiçbir etkinliğe katılmayacaklarını ve kendilerinin de bir etkinlik yapmayacaklarını ifade etti.

  Şeker, “1992 yılından Birleşmiş Milletlerin almış olduğu bir kararla Aralık Günü ‘Dünya Engelliler Günü’ olarak kabul edildi. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün amacıyla tanınmasını istedi. Böyle bir kararın alınmasındaki amaç engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması idi. Ancak Türkiye'de 2002'de gerçekleştirilen Özürlüler Araştırması’na ait veriler, engellilerin çok büyük sosyal dezavantajlara maruz kaldıklarının resmi belgesidir. Sosyal dezavantajların yol açtığı sosyal eşitsizlikler, engellileri toplumun sıra dışı gruplarından biri haline getirmiştir” dedi.

  Günümüze kadar bu alanda birçok şey yapıldığını ancak yapılanların bazılarının hedefine ulaşmadığını da ifade eden Şeker, “Bazıları yarıda kalmış bazıları da uygulamada hayata geçirilememiştir. Engellilerin yaşam koşullarında olumlu değişimler meydana getirecek hizmet ağının yönetimi ve yaygınlığında belirgin eksilikler olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Diğer taraftan engellilerin yaşam koşularında olumlu değişimlerin gerçekleştirilmesi, sadece hizmet ağı ile bağlantılı değildir. Engellilerin ihtiyaçları ve beklentilerinde duyarlı bir topluma da gereksinim duyulmaktadır” diye konuştu.

  Engellilik ve engelli insan hakkında vatandaşların bilgilendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Şeker, “Aile fertlerinin bile engellilere duyarlı davranmadıklarını ortaya koyan haberler ve araştırmalar, bu duyarsızlığın toplumda yaygın olabileceği düşüncesinin ağırlık kazanmasına yol açmaktadır. Uluslararası araştırmalar, engellilik hakkında bilgi sahibi insanlar çoğaldıkça, engellilere yönelik tutum ve düşüncelerde olumlu değişimler meydana geldiğini, toplumsal duyarlılığın arttığını göstermektedir” şeklinde konuştu.

  ENGELLİLERİN BUGÜNKÜ DURUMLARI SOSYAL FELAKET

  Şeker, engellilerin bugünkü durumlarının sosyal felaket olduğunun altını çizdi ve şunları söyledi:

  “Eğitim düzeyleri çok düşüktür ve fakirlik çok yaygındır. Birçoğu toplumdan soyutlanmış durumdadırlar, en fazla yararlanabildikleri sağlık hizmetlerinden bile büyük bir bölümünün yararlanamadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle yeni ve çağdaş yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Engellilik problemine tatmin edici çözümler getirilebilmesi için, öncelikle sağlam bir teorik temel oluşturulması gerekir. Ancak bundan sonra teorilere dayanan uygulamalara geçilebilir. Uygulama alanlarında kalifiye elemanlar görev yapmalıdır. Kalifiye eleman açığının giderilmesi için öğretim ve eğitim alanlarında da yeni girişimlere ihtiyaç vardır. Engellilere hizmetin, bölgesel koşullar dikkate alınarak tasarlanması ve gerçekleştirilmesi, söz konusu hizmetin hem hedefine ulaşmasını hem de verimli olmasını sağlayacaktır.  Ayrıca engellilerin ve ailelerinin, hizmetler konusunda haberdar edilmeleri, bu alana yapılan yatırımların boşa gitmesini önleyecektir. Engellilere mümkün olduğunca normal bir yaşam sunulması, fiziksel ve sosyal bariyerlerin yani engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabilir. Engellilerin sosyal yaşama katılabilmeleri, bağımsız yaşam sürdürebilmelerine bağlıdır. Bu gerçekleştirilebildiği ölçüde kendisine yardımcı olabilen engelliler çoğalacaktır. Yardım ve hizmetlerin hedefi, engellileri başkalarına ve kurumlara bağımlı kılmak değil, aksine kendileriyle ilgili her türlü görev ve sorumluluğu üstlenebilecekleri konumlara ulaştırmak olmalıdır”

  Şeker ayrıca, eğitim olanaklarından meslek yaşamına, beslenme, giyim ve konut durumlarından hukuksal haklarına kadar her alanda, engellileri denk kabul eden bir zihniyetin oluşması gerektiğini söyleyerek, “Çünkü engellilik, sosyal yetilerin yitirilmesi değildir. Engelli ise normal yaşamın gereklerine uymak istemeyen, düşünce özürlü kişi değildir. Çünkü engel bedende değil düşüncededir, düşünmeyen insan engelli insandır” dedi.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751