ANKET
Kars'ın Milletvekilleri Sizce Kim Olsun?
Karsın Milletvekilleri Sizce Kim Olsun?
NÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
GAZETE BAŞLIKLARI

Video Haber
E-POSTA LİSTESİ
PİYASALAR
IMKB
62.336
DOLAR
1,7975
EURO
2,3675
HAVA DURUMU
Kars -23 / -7 °C
Ardahan -22 / -8 °C
Iğdır -5 / 3 °C
Erzurum -24 / -7 °C
Ankara -7 / 10 °C
İstanbul 6 / 14 °C
İzmir 0 / 15 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kars'ta Anaflaksi Hastalığı ile Yaşam

Kars'ta Anaflaksi Hastalığı ile Yaşam

14 Ağustos 2011 / 19:11
Kars'ın Selim ilçesine bağlı Akçekale köyünde 4 ay önce bal arısı sokması sonucu komaya giren Tünay Demir'e kaldırıldığı hastanede "Anaflaksi" teşhisi konuldu.

 

Hastalığı nedeniyle maskesiz dışarı çıkamayan Demir, yardım bekliyor.

 Akçekale köyünde ikamet eden Tünay Demir, 4 ay önce arı sokması sonucu komaya girerek hastaneye kaldırıldı. İzmir Yeşilyurt Hastanesi'nde tedavi altına alınan Demir'e doktorlar, "Anaflaksi" alerjik hastalığına yakalandığını ve 'bir daha arı sokarsa öleceksin' diye rapor verdi. Arıcıların kullandığı maskeyi takmadan dışarıya çıkamayan Demir, yetkililerden yardım istiyor. Doktorların kendisine verdiği raporu gösteren Demir, "Durumumun kritik olmasından dolayı dışarıya çıkamıyorum, çıkınca da maskeyle

dolaşıyorum. Bir arı beni sokarsa benim çoluk çocuğumun ailemin sorumluluğunu kim alacak. Bunun içinde herkesten yardım istiyorum sayın Başbakanım, Sağlık Bakanım, Tarım Bakanım, İçişler Bakanımdan bana bir destek olmalarını istiyorum. Kendim, İzmir Yeşilyurt Hastanesi'nde 16 hafta tedavi oldum. 3 yıl süreyle tedavi olmam gerekiyor. Çiftçiyim, hayvancılık yapıyorum ve şu anda yapamıyorum. Çiftçiliği de bıraktım evi çayırı, tarlayı sırtıma da alıp bir yere gidemiyorum. Psikolojim de bozuldu, herkesten

bana el uzatıp yardım etmesini istiyorum" dedi.

 Köyde arılarla ilgilenen köy muhtarı Vehbi Yılmaz ise, "Bizim bu yörede bal arısı çok var, geçim kaynağı olarak birçok ev bununla uğraşıyor. Adam arazinin dışarısına çıkamıyor, köy içerisinde bile korumasız gezemiyor. Doktorlar bu adama rapor vermiş, raporda diyor ki 2 nci bir kez arı seni sokarsa sen tamamen hayatını kaybetmiş olursun. Bu köyde en az 25-30 tane arıcı var hem 200-300 kovan arısı olan var. Devletin buna bir el atması lazım" diye konuştu.

yes.20110814202611..jpg

 

yes.20110814203756..jpg

KARS
KARS
İŞİN ÖZÜ ŞU,NASILSA ELİMDE BİR RAPOR VAR DEVLETTE BANA BİR MAAŞ BAĞLAR BENDE YAN GELİP YATARIM.OHH GEÇİN BUNLARI.BU MEMLEKETTE SENİN GİBİ OLAN BİNLERCE İNSAN VAR.DİKKAT EDECEN ARI GÖRDÜNMÜ KENDİNİ KORUYACAN KARDEŞİM.HAVALARDA SOĞUDU BUNDAN SONRA ARI DIŞARIDA ÇIKMAZ SENDE RAHAT RAHAT İŞİNİ GÖRÜRSÜN,ÇALIŞIRSIN.ÖYLE HEYBEDEN PARA ALIP YAN GELİP YATMAK YOOOKKK.
14 Ekim 2011 Cuma 07:24
samimi olmak
gerçek
zor bir durum tüm hastalara şifa diliyorum. ancak bu durumu duygusal hale getirip vicdan sömürüsü yapılmasına da karşıyım.
13 Ekim 2011 Perşembe 23:37
abartılı demogoji yuh artık
yasevil ermiş
toplumda arı zehiri dışında pek çok maddeye allerjisi olup anafilaksi geçiren veya geçime riski olan pek çok insan var.benim eşim ve çocuklarım da öyleler.bahsi geçen 3 yıllık tedavi duyarsızlaştırma adı verilen tedavi şeklidir ancak kesin bir tedavi değildir.%40 tedavi şansı var.ancak bu şahısın farklı allerjileri de vardır.durumunu kabullenmekten başka çaresi yok.önlem alacak.devlet bu adamın genetik materyalini değiştirecek güce sahip değil ki.alışmışlar herşeyi devletten istemeye.yuh artık...
23 Ağustos 2011 Salı 04:16
lütfen
editöre
12 yaşımda anaflaktik şok nedeniyle ybü de kaldım bir süre, daha sonra bir kez daha arı sokması nedeniyle anaflaksi geçirdim,şu an 28 yaşındayım hala hayattayım çünkü daha sonra hiç arı sokmadı beni,yanımda sürekli alerji seti taşırım ama 16 hafta ya da 3 yıl süren bir tedavi ile ilgili bilgim yok üstelik raporun mahiyeti nedir onu da anlamış değilim.Aynı durumda olan beyefendi ile iletişime geçebileceğim bir telefon numarası almak istiyorum lütfen
15 Ağustos 2011 Pazartesi 02:03
anaflaksi
maalesef
maalesef ben de öyleyim ölümümün bir arı sokması yüzünden olacağını düşündükçe içimi kocaman bir SİTEM kaplıyor,yaşadığım ilk anaflaktik şoku anlatamam bile...Ama yapılabilecek fazla birşey yok aslında.bizim için ölümün adı ARI
15 Ağustos 2011 Pazartesi 01:36