Kerestecioğlu, “Türkiye, başta kadın cinayetleri olmak üzere zor bir dönemden geçiyor”

Kerestecioğlu, “Türkiye, başta kadın cinayetleri olmak üzere zor bir dönemden geçiyor”

Kars Belediye Başkanlığı, Emine Bulut’un önceki gün kocası tarafından kızının gözleri önünde katledilmesinin Ülke gündeminin ilk sırasında yer aldığı bir zamanda “Yerel Yönetimler ve Kadın Paneli” düzenledi.

Tacettin DURMUŞ

Namık Kemal Toplum Merkezinde düzenlenen ve Av. Ayşegül Polat’ın yönettiği panele konuşmacı olarak katılan HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Türkiye’nin başta kadın cinayetleri olmak üzere zor bir dönemden geçtiğini söyledi.

Kadınların kendilerine yönelik uygulanan cinayetlere karşı her alanda örgütlenmesi gerektiğini söyleyen Kerestecioğlu, ülkenin huzur, barış ve kardeşlik istediğine dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde kayyum atanan illerinden bir belediye başkanın da kadın olduğunu hatırlatan Filiz Kerestecioğlu konuşmasında: “Ülke olarak hakikaten çok zor zamanlardan geçiyoruz. Hakikaten bu ülke huzur, barış ve kardeşlik istiyor. Artık olan şeyler hepimizin canını acıtıyor. Biliyorsunuz son günlerde yaşanan şeyler hepimizin canını sıkıyor. Üç ilimize kayyum atandı. Korkunç bir hukuksuzluk ve kanunsuzluk yaşanıyor. Hakikaten haksızlıklara karşı karşıyayız. Bunu sadece partimizden insanlar söylemiyorlar. Herkes aslında bu kırılmayı yaşıyor ve bunu tesis ediyor ama neden çünkü yeni bir yaşam kurmak istiyoruz. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere özgür, daha barışçı ve daha eşitçi yaşamı kurmak istiyoruz. Fakat böyle bir yaşamı kurmak isteyenler engellenmezse olur. O zaman yönetmek zordur. Diktatörler yönetemezler, diktatörlerin yönetmesi için otoriter bir rejimin devam edebilmesi için boyun eğen insanların olması lazım. O yeni yaşamı özlemeyen insanların olması lazım. Emeği elinden alındığında, hakkı çalındığında karşı çıkmayan insanlar olması lazım ki onlar kolay yönetsin.”

EŞBAŞKANLIK SİSTEMİ, KAYYUM ATANMASINA GEREKÇE GÖSTERİLİYOR

İşte bugün komik bir şekilde kayyum atamasına neden olarak gösterilen gerekçelerden biri olan eş başkanlık sistemi, aslında dünyanın en demokratik sistemin olmaması lazım. Yani kadınların eşit olarak temsilini sağlayan sistemin, kadınların öyle hayatta sokakta olmaması lazım. Yani böyle bir ülke tabiî ki kolay yönetilir. İstenilen bu. Yani biz bu duruma çomak sokuyoruz. Biz onun için her zaman kriminalize ediliyoruz ve aramızda her diğer partilerle muhalefetle herkeste bir mesafe konulmasına çalışılıyor. Ama gerçekten bunu başarabiliyorlar mı dersiniz, başaramıyorlar ve son çaresizliği yaşıyorlar.

MAYINLI BİR YOLDA YÜRÜYORUZ

Hakikaten hem Suriye’de olanlara da baktığınız zaman gerçekten dışarıda bir savaş politikası ve başa çıkılmaz halledilmez bir politikayla aslında çok mayınlı bir yolda yürüyorlar. Türkiye’yi gerçekten çok tehlikeli noktaları götürüyorlar. İçeride de aynı politikayı devam ettiriyorlar. Ekonominin ne halde olduğunu hepimiz biliyoruz. Şu anda 5 milyon işsiz var ve giderek artıyor. Bunun dışında da toplantı, gösteri ve ifade özgürlükleri engelleniyor. Böyle bir zamanda yaşıyoruz bu çaresizlikleri onları bitirecektir. Denetimin olmadığı siyasi yargılamanın olmadığı bir ortamda, işte bütün arkadaşlarımızın cezaevleri olduğu, ki zaten burada birçok arkadaşım da belki aslında bu deneyimi yaşadığı bir zamanı yaşıyoruz. Ben kendi yaşamından da örnek verecek olursam. 1971 ve 12 Eylül darbelerini, 90’ları da faili meçhulleri de gördüm. Şimdi de bunları görüyoruz. Farklı bir şey görmüyoruz. Ama her ülkenin bir mücadele deneyimi var. Her ülkenin bir demokrasiye ulaşma zamanı var. Bunlar mücadele etmeden olmuyor başka ülkelerde de bu böyle olmuş bizde de böyle oluyor.

TÜRKİYE’DE DAHA ETKİN BİR KADIN HAREKETİNE İHTİYAÇ VAR

Türkiye’de çok önemli köklü bir mücadele gerek, yani kadın hareketini anlatmak istiyorum. Türkiye’de ben de bu hareketin içersinde yer alan kadınlardan birisiyim. 1980’lerden beri özellikle Türkiye’de hep erkek egemen bir sistemde sürüyor. Bu saydıklarımın dışında erkek egemen bir sistem var. Yani kadınları bizleri dışlayan dışlamak isteyen bir sistem devam ediyor. Ama kadınlar buna boyun eğmediler. Türkiye’de çok sayıda yasal değişikliği de gerçekleştirdiler. Yani medeni kanundaki değişiklikleri benim avukatlık yaptığım zamanlarda ilk başladığım zamanlarda kadının çalışması ve medeni kanunun 159 maddeleri kocasının iznine bağlıydı. Bu maddenin iptal edilmesini sağladık. Bir kadın olursa tecavüze maruz kalırsa sanki diğer kadınlardan farklıymış gibi sanığın cezasından indirim yapılıyordu. Evde kadın ile erkek eşit değildi. Mesela ailenin reisi vardı ve bu reislik te ortadan kalktı. Memleketimizde olduğu gibi reislere bayılıyorlar. Evlilikte edinilen mallar mülkiyet hakkı bakımından kadınların dünyadaki mülkiyetin yüzde birine sahip olduğu biliniyor. Yani her yerde kadınlar çalışıyorlar ama dünyadaki mülkiyetin ne kadarına sahipler.

KADINLARIN BU TOPLANTIYA GELMESİ BİR KAHRAMANLIKTIR

Medeni kanunda da o haklara sahip değildik ve edinilen mallar ve tapılar hep erkeklerin üzerinde olurdu. Evde her türlü işi kadın yapıyor. Sizlerin bir kadın olarak bu toplantıya gelmeniz bile bir kahramanlıktır. Kahramanı da sadece erkeklere ait bir şey değildir. Ben nice kahramanlar gördüm ve bunların çoğu kadınlardı.

Biz kadınları yaşama hakkımız için mücadele ediyoruz. Ve bugün iktidar Emine Bulut’un katledilmesi gibi o videoları gördüğü zaman onların temsilcileri ve sözcüleri ise sözde infialle kapıldıklarını söylüyorlar. Diyorlar ki elimizden geleni yapıyoruz diyorlar ama ellerinden geleni yapmıyorlar. Çünkü onlar ellerinden geleni yapmalarını sağlayacak yasal çerçeveyi biz sağlayacağız. Biz kadınların mücadelemiz bunları sağladığı. Ceza Kanunu’ndaki değişiklikleri de medeni kanunda işte kadına şiddet uygulanmasında tedbir getiren evden uzaklaştırma getiren eski eski 4320 şimdi 6284 olan kanunu da biz kadınlar getirdik. En son olarak dünyada ilk defa İstanbul’da imzalan ve çok övünülen ama hayata geçirmekte zorlanılan İstanbul sözleşmesi gerçekleşmesini bu ülkede Türküyle, Kürdüyle ve Azerisi ile kim ile olursa olsun kadınları sağladı.

HER 8 MART’TA ALANLARDAYIZ

8 Martlarda kadınlar olarak sokakları terk etmiyoruz. Her şeye rağmen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı her ilde sokaklara iniyoruz. Emine Bulut videoları ortaya çıktıktan sonra kadınlar sokağa çıktılar ve bunu protesto ettiler. Yapılması gereken çok şey arkadaşlar ve burada yerel yönetim anlamında da yapılması gereken çok şey var. o yüzden bizim aynı zamanda yerel yönetimlerin mücadelenin içerisinde rol alması de gerekiyor ve onları zorlamamız gerekiyor. çünkü en güzelini en örnek olanı mı Hakikaten Orhan beni tanıyorum çok sevdiğim saygı duyduğum her zaman o eşitlik mücadelesinde yanımızda olmuşuz bu konuda destek olacağına eminim Ama özellikle karşımda çok güçlü Bu şehre hakikaten rengini verebilecek kadınlar gülüyorlar Iğdır’da öyle Onlar da şu anda Misafirleriniz misafir misafir olarak sizin sabrediyor oldu bu şehirde Farklı şeylerin olacağını ben tahmin ediyorum ve bunun içinde kendi birimlerinde de elimden geleni yapmaya hazırım Her zaman İstanbul’dan Ankara’dan bu konuda destek gerektiğinde de bunları yapmaya hazırım Gerçekten böyle bir toplantının olabilmesi için öncelikle kadınların hayatının organize edilmesi lazım Daha çok daha çok sayıda kadının buraya gelmesini istiyorsanız o zaman bir çocuk odası organize ettiğimiz gerekiyor” dedi.

ALACA: “EMİNE BULUT CİNAYETİ, KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ GELDİĞİ DAYANILMAZ SEVİYEYİ GÖSTERİYOR”

Panelde açılış konuşması yapan Kars Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca da, 3 günden beri Ülke gündeminde tartışılan ve esefle karşılanan eşi tarafından hunharca katledilen Emine Bulut’u andırdıklarını söyledi.

Emine Bulut’un eşinin saldırısı sonrası ‘ölmek istemiyorum’ dediğini ve bu sözlerin her kesin için acıtan sözler olduğun da belirten Alaca: “Ülkemizde kadına yönelik şiddeti geldiği dayanılmaz seviyeyi gösteriyor. Bu cinayet oysaki insanlığın başından günümüze kadın hep yaşamanın ve özgürlüğün sembolü olmuş ve tüm toplumsal ve kadın muhalefeti de kadının yaşam ve özgürlüğünü temel alan bir mücadele yürütmüştür. Ancak geldiğimiz noktada halen özelde ülkemizde genelde ise tüm dünyada kadında yönelik taciz, tecavüz, şiddet, ekonomik eşitsizlik ve genel ayrımcılığı konuşuyor olmamız önümüzde uzun ve zorlu bir mücadelenin bizleri beklediğini gösteriyor. Yıllardır bizlere dört duvar arasında kocasına itaat edip ve hanımı olarak kendi evlerimizde güven içerisinde yaşayacağımızı söyleyenler, kocalarımız, eski kocalarımız, sevgililerimiz, babamız, ağabeyimiz tarafından en güvende olmamız gereken yerde evlerimizde katledildiğimiz de kaldığımız yerden bu eski düzenle devam etmemizi bizlere telkin ediyorlar. Ve böyle gelmiş böyle gider diyorlar. Sevgili kadınlar bizler artık böyle gitmez’ diyoruz” dedi.

kerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(6).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(9).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(2).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(3).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(1).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(7).jpgkerestecioglu,-“turkiye,-basta-kadin-cinayetleri-olmak-uzere-zor-bir-donemden-geciyor”-(5).jpg

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler