ANKET
Kars'ın Milletvekilleri Sizce Kim Olsun?

NÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
GAZETE BAŞLIKLARI
Video Haber
E-POSTA LİSTESİ
PİYASALAR
| IMKB | ![]() |
|
| DOLAR | ![]() |
|
| EURO | ![]() |
HAVA DURUMU
| Kars | -23 / -7 °C |
| Ardahan | -22 / -8 °C |
| Iğdır | -5 / 3 °C |
| Erzurum | -24 / -7 °C |
| Ankara | -7 / 10 °C |
| İstanbul | 6 / 14 °C |
| İzmir | 0 / 15 °C |
Karakter boyutu :

Sarıkamış Harekâtının 96. yılında şehitler anıldı
09 Ocak 2011 / 19:10
Kars'ın Sarıkamış İlçesi'nde bulunan Allah-u Ekber Dağları'nda, Sarıkamış Harekât'ında şehit düşen 90 bin asker için anma töreni düzenlendi. 96 yıl önce çok kötü şartlarda feci şekilde hayatını kaybeden 90 bin şehidimiz 90. kez anıldı.
Kars’ın geçmişte yaşadığı zaferlerle dolu tarihinde Sarıkamış Harekâtının ayrı bir yeri var. 90 bin askerin elverişsiz ortam ve eksi 40 derece soğuk hava şartlarında canlarını ortaya koyarak gerçekleştirdiği zafer, yıllarca hafızalardan silinmeyecek bir destan bıraktı.
Sarıkamış Harekatı’nın 96. yılı anma törenleri kapsamında düzenlenen “Türkiye Sarıkamış Şehitlerine Yürüyor” yürüyüşü tamamlandı.
Kars’ın Sarıkamış İlçesine bağlı Şehitler Mahallesi’ndeki Yukarısarıkamış Şehitliği’nde düzenlenen törene Kars Valisi Ahmet Kara, AK Parti Milletvekilleri Zeki Karabayır, Mahmut Esat Güven, Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan Özbilen, öğrenciler, askerler ve yaklaşık 6 bin vatandaş katıldı.
Türk Kızılayı’nca hazırlanan çadırda törene katılanlara sıcak yemek ikram edildi.
DAVUTOĞLU, SARIKAMIŞ ŞEHİTLİĞİ’NDE KONUŞTU:
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Sarıkamış Şehitlerinin bedenlerinde can dizlerinde derman olduğu müddetçe yürüdüklerini kaydederek, kendilerinin de dünyanın her köşesinde bedenlerinde can, dizlerinde derman olduğu müddetçe Türk bayrağını daha yükseklerde dalgalandıracaklarını söyledi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve 3. Büyükelçiler Konferansı için Türkiye’de bulunan büyükelçiler, Sarıkamış Şehitliği’nde düzenlenen törene katıldı.
Törende ilk olarak Davutoğlu, bakanlık adına şehitliğe çelenk koydu. Şehitler anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kars Valisi Ahmet Kara bir konuşma yaptı.
Bakan Davutoğlu, Valinin ardından yaptığı konuşmasında, Anadolu’nun her bir tarafından gelerek “bu toprakları vatan bilip şehit düşenlere” hürmetlerini iletti.
Davutoğlu, bu şehitlerin dağları aşarken hiçbir zaman geride kalmayı düşünmediğini belirterek, “Onlar hiçbir zaman geriye dönmeyi düşünmediler. Hiçbir zaman arkalarına bakmadılar. Önlerinde dağ, arkalarında vatan, ölünceye kadar, dizlerinde derman kesilinceye kadar, toprağa düşünceye kadar yürüdüler, yürüdüler. Şimdi onların torunları yürüyor. Yanımda bana dağdan yürüyerek bayrağı getiren Garipcan duruyor. O’na “yoruldun mu Garipcan” dedim. “Yorulmadım, çünkü asker dedelerim de yorulmamış” yanıtını verdi” dedi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bugün bu korunaklı yerde bir törene katılırken bile üşüdüklerini, ancak şehitlerin üzerlerindeki bütün teçhizatla yürüdüklerini kaydederek, “Çünkü bir emir almışlardı; vatan korunacaktı, bu dağlar vatan olmaya devam edecekti” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le birlikte yarın Yemen’e gideceklerini, haftaya bu saatlerde de Irak’ta olacağını dile getiren Davutoğlu, bunları güzel bir tesadüf olarak niteleyerek, “Onlar bu dağlarda yürürken, onlarla aynı köylerden, aynı kasabalardan aynı şehirlerden kardeşleri Yemen’de yürüyorlardı. Irak’ta, Galiçya’da, Çanakkale’de yürüyorlardı. 20. Yüzyılın en büyük destanını yazdı onlar. Onlara şükran borcumuzu ne kadar ifade etmeye çalışsak, bu ifade yetmez” diye konuştu.
Onların kefenlerinin toprak ve karlar olduğunu anlatan Davutoğlu, “Onların arkalarından cenaze namazı kılınmadı. Çünkü şehit düştükleri dağların adı Allah-u Ekber Dağlarıydı. Onlara ayrıca bir cenaze namazı kılmaya gerek yoktu. Çünkü dağlarda melekler, dağın adını şahit olarak, Allah-u Ekber diyerek namazını kıldılar. Şimdi biz onların torunları olarak aynı yürüyüşe devam ediyoruz” dedi.
Sarıkamış Şehitlerinin kar fırtınalarıyla boğuştuğu sırada, kardeşlerinin de Yemen’de kum fırtınalarıyla boğuştuğunu, ama zorluklara boyun eğmediklerini ve diz çökmediklerini vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
“Biz de diz çökmeyeceğiz. Onun için dünyanın her bir köşesinden benimle birlikte Erzurum’a gelen büyükelçilerimizle birlikte bir ant içtik. Mademki onlar bedenlerinde can, dizlerinde derman kalana kadar yürüdüler. Bizler de dünyanın her köşesinde, ister sıcak ülkelerde ister soğuk ülkelerde olsun, bedenlerimizde can, dizlerimiz derman kalana kadar bu bayrağı daha yükseklerde dalgalandıracağız. Andımız olsun, ahdimiz olsun bu şehitlere ki; bu bayrak Afrika’da da dalgalanacak, İskandinavya’da da dalgalanacak, Avustralya’da da dalgalanacak, Şili’de de dalgalanacak. Onun için sadece bir yıl içinde 20 büyükelçilik açtık, vatan topraklarının o aziz bayrağını dünyanın her köşesine taşımak için.”
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın “Beş Şehir” eserini yolda gelirken tekrar okuduğunu kaydeden Davutoğlu, Tanpınar’ın 93 Harbinin ardından geldiği Erzurum’da savaş öncesi 150 bin civarındaki nüfusun 65 bine indiğini, İstiklal Harbinden sonra geldiğinde ise bu nüfusun 8 bine düştüğünü yazdığını söyledi.
Tanpınar’ın, Erzurum’da savaşın her bir kapıda dedelerin, babaların belki Kafkasya’daki esir kamplarından döner diye yıllarca çocuklarını, torunlarını beklediklerini yazdığını anlatan Davutoğlu, şöyle konuştu:
“O torunlar döndü. Belki Kafkasya’dan Sibirya’dan değil, ama Anadolu’nun her tarafından döndüler. İşte aziz ve kahraman Mehmetçiklerimiz burada. Gerekirse bir 90 bin daha, gerekirse bir 900 bin daha bu aziz topraklar için bedenimizde can, dizimizde derman kalana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Ama bugün bu mücadelemizin mahiyeti değişmiştir. Belki bugün dağlarda savaşmak gerekmiyor. Ama dünyanın değişik yerlerinde büyükelçi olarak, vatan topraklarının değişik yerlerinde valiler olarak, öğretmenler olarak, askerler olarak hep bayrağı taşımaya devam edeceğiz. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün aziz şehitlerimizi bugün anıyoruz. 90 bin şehit ayakta öldüler. Düşmanla savaştıkları kadar iklimle de soğukla da savaştılar, ama geri dönmediler. Biz de geri dönmeyeceğiz. Bu ülkeyi dünyanın en saygın ülkesi haline getirene kadar, bu aziz milleti dünyanın en güçlü milleti haline getirene kadar yürüyüşümüze devam edeceğiz. Mademki, şehitlerimiz yürüdü, bizler de yürüyeceğiz ve Garipcan’lara çok daha güçlü bir ülke teslim edeceğiz. Garipcan’lar da onların çocuklarına. Ebediyete kadar bu yürüyüş devam edecek. Allah bu yürüyüşü daim eylesin. Yolumuzu açık, alnımızı açık, dizlerimizi güçlü eylesin. Allah’a emanet olun. Şehitlerimize ve Mehmetçiklerimize saygılarımızı sunuyorum”
Davutoğlu, konuşmaların ardından büyükelçiler ve vatandaşlarla birlikte Kızılay’ın dağıttığı karavanadan yemek yedi, ardından şehitlikte kurulan bir Kızılay çadırında kan bağışında bulundu. Davutoğlu kan verirken, eşi Sare Davutoğlu da yanında bulundu.
Etiketler: Kars, Ahmet Kara, Zeki Karabayır, Sarıkamış, Ak parti, İlhan Özbilen, Sarıkamış, Ak parti
ESSELAM ESSELAM....
Mustafa YURT
SAYIN BAKANIMIZ AHMET DAVUDOĞLU NUN VECİZ KONUŞMASI MUHTEŞEMDİ, AMA ASLINDA TÖRENE DAMGASINI VURAN KONUŞMA
SAYIN VALİMİZ AHMET KARA NIN;
SARIKAMIŞ DONAN GÖZ YAŞININ ADIDIR. BAŞLIKLI VE NECİP FAZIL KISAKÜREK İN NE BİR HARF,NE BİR KELAM;ESSELAM ESSELAM... ŞİİRİ İLE BİTEN KONUŞMASIYDI....
BURADAN PAYLAŞIYORUM
“Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu vatanın bize intikalini sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm ecdadımızı minnetle anıyorum. Sarıkamış soğuğun adıdır. Sarıkamış acı ve ızdırabın adıdır. Donan gözyaşının adıdır. Fakat aynı zamanda sabrın, tahammülün, mücadele azminin ve vatan sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunun adıdır. Sarıkamış şehitliğin adı ve diyarıdır. Neredeyse şehitlik ve Sarıkamış birbiriyle özdeşleşmiştir. Ha Sarıkamış ha şehit. Sarıkamış’ta törensiz ve kefensiz ölündü.”
“Sen ey karlara bıraktığım şehidim. Ey bir Sarıkamış uğruna yitirdiğim fidanım. Allah-u Ekber içinde candan geçen ilk şehidim ve son şehidim. Ay ışınırken gecelerde üzerine bir nur iner ve beyaz güllerden bir çelenk konur başına her gece, her şafakta, her karda ve her ayazda. Ey adına yüzlerce film, onlarca roman, binlerce hikayenin adanması seza şehidim. Artık seni ananlar, seni sevdikleri için anıyorlar. Artık seni andıkları için seviyorlar. Sen ki Allah ve vatan için ölmenin adısın, nasıl sevilmezsin. Sen ki karların ve rüzgarların yutmak için genişleyip uzadığı, serinleyip uzadığı, tutup bırakmadığı emanetimsin. Sen ki yer yer bağımsızlığını kaybetmeye ramak kalmış milletimin son çocuğuydun. Eğer yapmaya niyet ettiğini yapmasaydın, analar, eşler, gelinler ve kızlar bir ülke namusunun, bir şehit haysiyetinin, bir millet onurunun ayaklar altına alındığını görebilirlerdi. Sen ey şehit, seninle gökler mavi nurlardan bir sevgilinin yüzüne döner. Seninle semada rüyalar sevgilinin üzerine görülür. Senin sayende ülkemin yedisinden yetmişine herkes acıların ölmesinden sonra umutlarını yeşertir. Kaypak zamanların ve dönek tarihlerin içinde birikmiş kanlarınla bayrağıma damla damla renk verensin sen çünkü. Çünkü sen bir zamanlar bozkır taşlı bir civan, mavi cepkenli bir yiğidiydin. Şafak şafak donan kanına kalemimi batırıp romanıma kahraman yapasım gelir. Bu yüzden seni, seni şairlerin dilinden dinlemek için şiire caide veresim gelir. Sen ey şehit ağlamakta bir anlatıdır diye, şimdi yalnızca ağlıyorum. Ardından üzüntüden değil, hüzünden gözyaşlarım. Çünkü yıldızlar hep başka bir kıyıda doğmak için batarlar ve şehitler nur içinde yatarlar. Bu sözler bir yazarın içten bir makalesinden alınmıştır. Nur içinde yatınız. Ben bu sözlerin üstüne başka bir söz söylemeden, büyük şairin ne bir söz, ne bir kelam, esselam, esselam sözleriyle tamamlamak istiyorum”
TEBRİK EDİYORUM SAYIN VALİMİZİ
10 Ocak 2011 Pazartesi 19:30
y
x
bu kenti savunanlar, kars düşmana işgal edilmiş derken kadını çocuğu elinde çapa ve sopası ile ruslara karşı koymuş ve gazi ünvanı almış ve o gazilik ünvanı hala verilmemiş ise, bu tüm karslıların bir torba makarna ve 40 çuval kömür için şehrine sayıp olmamalarına eşittir.oysa tarih böle yazılmamıştır.kars kurtuluş savaşının en onurlu ve cesur savaşlarını vermiş ve gazi ünvanını almış tek kenttir.ya şimdi? şakşakçı ve 40 çuval kömür ile makarnaya teslim olmuş bir kenttir.nerde o tarihinde anadoludaki ilk cumhuriyeti kuranların evlatları.akp chp mhp değil. sizin karslılığınız önde olmalı idi.erzurumun ilçe sayıldığı dönemlerden erzurumun ilçesi olalım pankartı açacak kadar aşağılanan bir bir olduğumuzu söyleyenler siz bu şehirde neler yapıyorsunuz?
09 Ocak 2011 Pazar 22:33
Diğer yorumlar için tıklayın.













Kars Ekspresi'ne böyle ağladı Video
Ben Deli Kadir
Erzurum Mobesa'dan Görüntüler
Polisin Önünde Meydan dayağı

