• BIST 1.979,83
  • Altın 782.09468
  • Dolar 13.5307
  • Euro 15.331
  • Kars -12 °C
  • Ardahan -14 °C
  • Iğdır -9 °C

Selim’de eski samanlığı müzeye dönüştürdüler

Selim’de eski samanlığı müzeye dönüştürdüler
Kars’ın Selim ilçesinde samanlıktan müzeye dönüştürülen mekanda, kaybolmaya yüz tutmuş yüzlerce tarihi eserler yakın tarihe ışık tutuyor.

Tacettin DURMUŞ

Akbaba ailesinin bireyleri, ilçede 250 yıl öncesine kadar gündelik hayatta kullanılan eşyaları daha önce samanlık olarak kullandıkları bir odada topladı. Dede babadan kalan eşyaları önce bir arada biriktiren aile, arından samanlığı müzeye dönüştürdü. İlçede müze evini gören komşular da evlerindeki tarihi eserleri bağışlayınca, sayısı 500’e varan eser bir arada görücüye çıktı.

Müzeyi otantik hale getiren kadın girişimci Ebru Akbaba Demir ile annesi Leyla Akbaba, daha önce samanlık olarak kullandıkları binayı müzeye dönüştürmüş olmanın gururunu yaşıyor. Daha sonra da müze evi restorana da çeviren Akbaba ailesi, yöresel yemek ve kahvaltı servisi de yaparak yerli ve yabancı ziyaretçilerin tercih ettiği mekan haline getirdi. Özellikle Doğu Ekspresi ile Kars’a gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, müzeye dönüştürülen samanlıkta, 250 yıl öncesine kadar Kars ve çevresinde kullanılan tarım aletleri ile evlerde gündelik hayatta kullanılan eşyaları yok olmadan görme şansını yakalayabiliyor.

Kadın girişimci Ebru Akbaba Demir, annesi Leyla Akbaba ile birlikte görücüye çıkardıklarını samanlık müzede, yıllar önce tarımda kullanılan at ve öküz arabası, tarım aletleri, peynir yapımında kullanılan mandıra malzemeleri, yün eğirmekte ve Kafkas halısı dokumasında kullanılan aletler, mutfaklarda kullanılan ev aletleri sergiliyor. Ayrıca müzede tüplü televizyonlar ve transistörlü radyolar ile birlikte, gramofonlar, eski uzun ve kısa namlulu silahlar, kılıçlar ve hançerler de sergileniyor. Müzede bir zamanlar Kars’ta dokunarak özellikle Rusya’ya ihraç edilen Kafkas halıları, o zaman giyinilen yöresel giysiler, masa ve sehpa örtüleri ile birlikte çay servisinde kullanılan semaverler ve diğer eşyalar gibi sayıları yüzleri aşan eşyaları sıralamak da mümkün. Bahçesi ile birlikte tüm müştemilatı tarihe ışık tutan eve adeta yok yok. Kars ve çevresinde yeni nesil unuttuğu ancak 60 yaş üzerin insanların özlemli bir şekilde hatırladığı eşyaların bir kısmını ise koşular sergilensin ve yok olmasın diye kendilerine bağışlamış. Aynı zamanda bir büyük önder Atatürk hayranı da olan Akbaba ailesi, müzenin başköşesine de Atatürk ve Türk Bayrağını da asmış…

EBRU AKBABA, “ESKİ SAMANLIĞI MÜZE VE YEME İÇME MEKANI HALİNE GETİRDİK”

Müzeyi daha sonra yöresel yemeklerin ve kahvaltının servis edildiği yeme içme mekana çevirdiklerini söyleyen Ebru Akbaba Demir, şirin ilçe Selim’de de Kars’ın turizmine hizmet etmekten dolayı mutlu olduklarını söyledi.

Tarihi eserleri samanlıkta topladıklarını ve daha sonrada komşularının ve arkadaşlarının önerileri üzerine müze haline getirdiklerini de söyleyen Demir, “Bu mekanı daha önce samanlık olarak kullanıyorduk. Yıllardır düşündüğümüz ama bir türlü cesaret edip başlayamadığımız bir işti bu açıkçası. Arkadaşlarımız ve komşularımızdan  ‘bencillik etmeyin, burayı sadece kendiniz kullanmayın, burayı turizme kazandıralım’ diye baskılar gelince; bizlere bir cesaret geldi. Aile büyüklerimizin ve eşimin de desteği ile başlamış olduk. Ailemizin elinde bulunan tüm tarihi eserleri burada topladık ve müze haline getirdik. Komşularımız ve arkadaşlarımız da ellerin bulunan eserleri müzeye bağışladılar. Elden ele yani gelip burayı görüp, takdir edip yeni yeni eserler getiren çok insan oldu. Zaten buradaki eserlerin büyük bir kısmı annemin ailesine ait idi. Annemin dedesi, babamın dedesi, bizim aile büyüklerimiz, bu şekilde toplandı. 200 yıllık semaverlerimiz, 150 yıllık aynamız var. Zaten halılarımız başlı başına bir tarihi esedir. Hepsi yünle el dokumadır. Doğu Ekspresi ile Kars’a gelenler de uğrayıp memnun kalıyorlar. Aynı zamanda burada günübirlik gezme amaçlı gelen misafirlerimiz de var. Uğrayıp tekrar Kars’a geldikleri zaman mutlaka geri dönüp gelenler de var. Yöresel yemeklerimiz var. Tamamen organik hiçbir şekilde katkı maddesi olamayan kahvaltımız var. Reçellerimiz ve yemeklerimizin büyük kısmı zaten anne elinden çıkıyor. “ dedi.

LEYLA AKBABA; “KAYNANASINI SEVMEYEN GELİNLERİN VERDİĞİ TARİHİ EŞYALARI DA BURADA TOPLADIK”

Anne Leyla Akbaba da, insanın özüne sahip çıkması gerektiğine dikkat çekerek, unutulmaya yüz turmuş tarihi eserlerin son derece değerli olduğunu söyledi.

Müzelerinin başköşesine Atatürk posteri ve Türk Bayrağını astıklarını ve kendisine minnet borçlu olduklarını da söyleten Akbaba, “Benim evime gelip de memnun gitmek çok önemlidir. Biz çünkü eski toprak babalardan böyle gördük. Böyle de olması gerek. Bir çizgimiz var. O çizgi ile inşallah yüzümüzün akıyla kızlarım da bizden sonra devam edecekler. Evde çocuklarıma neyi yedirirsem gelen misafirlerimize aynı yemekleri yediriyoruz. Gelen misafir, bir anne elinden bir ev huzuru içerisinde kendi evlerindeymiş gibi ayrılmaktadır. Çünkü tek hedefimiz bu. Burada sergilenen eşyalar çok nadide parçalardır ve çok değerli insanların ellerinden ve gönüllerinden çıkmıştır. Buranın mimarı babadır ve o benim eşimdir. O’nun emeği ve özverisini artık biz ne yapsak ödeyemeyiz. Bu eşyaları sadece benim torunlarım değil bir biz değil tüm genler ile çocuklar görüyor. Bu eserler bizim özümüz ve öz geçmişimizdir. Kars o kadar güzel bir şehirdir ki, kültürümüz o kadar geniştir ki anlatılamaz. Bu kültürü öldürmeyelim. Daha önce Selim’de Çerkezler ve Malakanlar da yaşardı. Onlar çok güzel insanlardı. Selim’e gerçekten çok katkıları olmuş. Herkes burada kardeş gibi yaşamıştır. Burada komşuluk var. Selim küçük bir ilçe ama bünyesinde o kadar çok insanları ve kavimleri beslemiş ki biz kardeşiz tabi. Biz onu gördük ve o terbiye ile büyüdük.  İnşallah aynı şekilde devam ettireceğiz. Tabi burada Malakanlara ait değirmenler de var. Sahip çıkmalıyız. Kültürümüz çok geniş. Aslında bizim yemek kültürümüz de çok geniştir. Ben Kars’ı çok seviyorum. Ve Kars’ın kültürünü yaşasın her kes gelsin görsün. Çocuklarımız da bilsin bunu. Bu sadece senle ve benle olacak bir şey değil. Bunu böyle yaymamız lazım. Bizim özümüzü de göstermemiz lazım, özümüzü bilmemiz lazım. Bu eseler bizim özümüz. Komşularımdan gelen parçalar da benim özüm. Benim ailemden kalanlar da benim özüm. Bir de espri amaçlı bir şey diyeyim; kaynanasını sevmeyen gelinlerin attığı eşyaları da burada çok var. Onlar atmışlar ben toplamışım. Burası bizim samanlıktı. Ayrıca burayı Kars’a Doğu Ekspresi ile gelen veya yerli ve yabancı turistlere göstermek amaçlı hizmete açtık. Eğer ben burada bu kameranın önünde konuşabiliyorsam, arkamdaki bu ulu Önder Atatürk ve bayrağın sayesindedir. Atatürk bana bir kadın olarak her hakkı tanımıştır. Geçtiğimiz gün de 10 Kasım’dı Allah rahmet etsin. O’na minnet borcumuz var” dedi.

selimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-10.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-9.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-11.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-18.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-1.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-2.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-3-001.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-6.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-19.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-8.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-3.jpgselimde-eski-samanligi-muzeye-donusturduler-5.jpg

Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim [email protected] Faks : 04742124751