• BIST 1.325
  • Altın 460,899
  • Dolar 7,9493
  • Euro 9,4663
  • Kars -6 °C
  • Ardahan -8 °C
  • Iğdır 1 °C

Yargıdan tarihi Kürt araştırması

Yargıdan tarihi Kürt araştırması
Türkiye'de ilk kez bir mahkeme, “Kürtler'in devletin baskısına ve asimilasyonuna uğradığı” iddiasıyla ilgili araştırma yapılmasına karar verdi

Bu tarihi karar, kapatılan HEP’in eski milletvekili Mahmut Alınak’ın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamasıyla Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada verildi. Alınak, dilekçesinin sonunda, taleplerinin mahkeme tarafından “davayla ilgisi olmadığı” gerekçesiyle reddedileceğini, uygulama ile bildiğini ifade etti. Ancak mahkemenin ara kararı, Alınak’ı bile şaşırttı. Mahkeme verdiği ara kararda, Alınak’ın talebi doğrultusunda ilgili savcılıklara, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlığa müzekkere gönderdi.

Mahkeme, “1993 yılından sonra Diyarbakır, Batman ve Şırnak ve ilçelerinde meydana gelen tüm faili meçhul cinayetlerin listesini”, “1997 yılı içinde Diyarbakır, Van ve Hakkari il ve ilçelerindeki kitlesel gösterilerde hayatlarını kaybedenlerin listesini”, “Cumhurbaşkanlığı’ndan İsmet İnönü’nün 1935 yılında Atatürk’e sunduğu Kürt meselesi konulu inceleme raporunu”, “TBMM Başkanlığı’ndan Mareşal Fevzi Çakmak’ın Kürt meselesi hakkında 1930 yılında Meclis’e sunduğu raporu”, “Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı’ndan 1925 tarihli Şart Islahat Planı”nı, “Atatürk’ün Meclis’te okuduğu Nutuk’un değişmemiş hali”ni istedi. Kararda, tüm bu belgelerin 11 Mayıs 2010’daki duruşmaya kadar mahkemeye gönderilmesi gerektiği de belirtildi.
Mahmut Alınak’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u Birleşmiş Milletler’e şikayet etmesiyle başlayan yargılama, mahkemenin verdiği bu ara kararla şaşırtıcı bir noktaya geldi.
Alınak dilekçesindeki iddialar ve dayandığı belgeler şöyle:
İNÖNÜ’NÜN KÜRT RAPORUNU İSTİYORUM
“...Çocukluğumda dayaklar, aşağılamalar ve itilip örslenme yüzünden Kürtlüğüme öfke ve düşmanlık duydum. Beni adam eder diye gittiğim köydeki ilkokulun, aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin asimilasyon siyasetinin bir aracı olduğunu nereden bilecektim. O zaman büyüklerimizin öve öve göklere çıkardıkları İsmet İnönü' nün 1935 yılında başbakanken, Cumhurbaşkanı Atatürk’e ve o zamanın hükümetine Kürtler hakkında gizli bir rapor verdiğini nereden bilebilirdim ki! Böyle bir şeyi rüyamda görsem bile inanmazdım. İsmet Paşa bize böyle bir şey yapmazdı! Canım babacığım olup bitenlerden habersiz yıllarca onun isminin bayraktarlığını yapmıştı. İsmet İnönü' nün bu raporunun celbini istemekteyim.
İNÖNÜ KÜRTLERİ TÜRKLEŞTİRMEK İSTEDİ
“İsmet İnönü’nün yakın zamanda kitap olarak da yayımlanan o gizli raporda: “Türkler ile Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır. Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır. Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır... Erzurum’un kalkınmasını az senelerde temin edebilirsek, kuzeyde hududa karşı, içeride Kürtlere karşı sağlam bir Türk merkezini kurmuş oluruz. Erzincan’ın Kürt merkezi olmasıyla, Kürdistan’ın meydana gelmesinden kaygılanmak yerindedir."dediğini öğrenebilmem için neredeyse yarım asrın geçmesi gerekecekti.”
MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK KÜRTLER’İN SÜRGÜN EDİLMELERİNİ İSTEDİ Mİ?
Mareşal Fevzi Çakmak’ın 1930 senesinde Meclis’e Kürtler’in Türkleşmeleri için Kürdistan’dan sürgün edilmelerini teklif ettiğini ve bu teklifinin uygun görüldüğünü, bu teklifinde, ‘Erzincan Kürtlüğü devam ettikçe Kızıl Kürdistan tehlikesi var olmaya devam edecektir.’ dediğini kitap olarak yayımlanan Genelkurmay arşivini okuduğumda donup kalmıştım. Fevzi Çakmak'ın bu raporunun celbini talep etmekteyim.
ŞARK ISLAHAT PLANI’NDA KÜRT ASİMİLASYONU VAR!
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ve İsmet İnönü' nün imzasını taşıyan Şark Islahat Planı ile de Kürtler’e sokakta dahi Kürtçe konuşmanın yasaklandığını, konuşanların ise cezalandırıldığını öğrenince hayal kırıklığım dehşete dönüşmüştü. Onlarca maddeden oluşan Şark Islahat Planı’nda, devlet dairelerine giden Kürtlerin isteklerini tercüman aracılığı ile olsa bile kabul edilmeyeceği, böylece Türkçe’yi öğrenmek zorunda bırakılmaları, Kürtler’in batı illerine zorla tehcir edilmeleri, iskan edildikleri yerlerde Türk nüfusun yüzde onundan fazla olmamalarına dikkat edilmesi, Kürtler’in asimilasyona uğratılmaları için Kürt yerleşim birimlerine Türklerin yerleştirilmeleri, aynı amaçla Türk kızlarının Kürt gençleri ile evlendirilmeleri, Kürt kadınlarına Kürtçe konuşma yasağının konulması gibi akla sığmaz tedbirler karar altına alınmıştır. Bu korkunç tarihi gerçeğin gün ışığına çıkması için Şark Islahat Planı'nın celbini istemekteyim.
ATATÜRK'ÜN NUTUK’U DA DELİL LİSTESİNDE
Bilindiği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt sorununda ki inkarcı siyasetinin temeli Kemalistlerce 1919’da atılmış ve bu güne kadar değişmeden sürmüştür. Mustafa Kemal’in Nutuk’ta ki şu sözleri sarsıcıdır. “Erzurum'da bulunduğum sırada Celadet ve Kamuran Ali adında iki şahsın İstanbul’dan Kürdistan’a gönderileceği haberi alındı. Bunların gözetlenerek yakalanmaları gereğini 3 Temmuz 1919 tarihinde Diyarbakır’da 13. Kolordu komutanına bildirdim.” Yine Nutuk’ta, “10 Eylül 1919’da İlyas Bey’e Kürtlük akımına asla elverişli bir ortam bırakılmaması talimatını verdim.” demektedir. Oysa Mustafa Kemal’in o tarihlerde herhangi bir devlet görevi bile yoktu. Mustafa Kemal'in Meclis’te okuduğu Nutuk’unun değişmemiş metninin celp edilerek bu tarihi gerçeklerin tutanağa geçirilmesini talep etmekteyim.
FAİLİ MEÇHUL DOSYALARI GÖNDERİLSİN
Topraklarında barış içinde özgürce yaşamaktan başka hiçbir isteği olmayan bu halk en ufak bir hak ileri sürdüğünde soykırıma uğratılmaktadır. Devletin maaşlı bir kuruluşu olan Kontrgerilla’nın 1993 yılından sonra işlediği “faili meçhul” cinayetlerin dosyaları celp edildiğinde bu tarihi gerçek ortaya çıkacaktır. Diyarbakır, Batman, Şırnak vb. illerdeki tüm faili meçhul dosyaların celbini istemekteyim. Çok uzağa gitmeye gerek yok: 1997 yılı içinde devlet güçlerince gösterilerde çoğu çocuk pek çok insan öldürüldü. Bu dosyaların da celbini istemekteyim.
MAHMUT ALINAK KİMDİR?
Kars'ın Digor ilçesinde 1952 yılında dünyaya gelen Mahmut Alınak, ilköğrenimini Digor’da, liseyi ise İMKB Kars’a tamamladı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kars Barosu’nda avukatlık yapan Alınak, 1987 yılında yapılan genel seçimlerde SHP’nin Kars adayı olarak TBMM’ne girdi. Ardından erken genel seçimlerde HEP-SHP koalisyonunun Şırnak adayı olarak tekrar milletvekili oldu. Daha sonra Demokratik Toplum Partisi (DTP) Kars İl Başkanlığı görevini yürüttü. 2007’de yapılan genel seçimlerde DTP destekli bağımsız Kars milletvekili adaylığında istediği başarıyı elde edemedi. 2008’de yapılan DTP genel kurultayında başkanlığa aday olduysa da Ahmet Türk'ün adaylığı üzerine aday olmaktan vazgeçti. Alınak, yaptığı açıklamalarla sık sık gündem oluşturdu. En son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği Kürtçe mektup yüzünden Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751