7 nokta 8’lileri açıklamasını okudunuz mu?

Breh, breh, breh!..

Okumayanlar, okuyanlardan öğrensinler..

Görmeyenler, samanlıkta iğneyi bırakıp o yazıyı bulsunlar!

Bulamayanlar için söyleyelim:

“Kızıldere” olayını protesto etmişler..

Yazıyı bulup ta tanımayanlar, soluğu dernek önünde alabilirler!

Sanırsınız ki..

Arkadaşlar gece yarısı kalkıp  Kızıldere’ye gidecekler!

Kızıldere de şehit olanlar bile eminim bu açıklamaya ışık dolu cennet mekan makamlarından gülümsüyordur:

“Arkadaşlar abartmayın, biz vatanımız için öldük” diyorlardır.

Arkadaşlar, solculuk yaptıkları yıllardan..

Akıllarında ne kalmışsa yazmışlar.

Mesela, 6. Filo denize dökülürken atılan sloganı da yazmışlar..

Nurhak dağlarında atılanı da..

Fakülte camlarından atılan sloganları da yazmışlar..

Filistin topraklarında atılanı da..

Yani..

Hava’da, deniz de, dağ da atılan bütün zamanın sloganlarını bulup, hepsini bir yerde toplamışlar.

Biri çıkıp dese ki:

“Eee.. siz ne yapacaksınız?”

Aha böyle put gibi kalacaklar.

Zaten kaldılar

Dernek binalarının önlerinde..

Gece gündüz “Tekel” işçilerine bir avuç işçimiz destek verdi.

Bütün sendikalar birleşti.

Arkadaşlar aşağıya binmedi!

“Gece yapalım, bari biri ışığı görür” diye Kars işçileri meşale yaktı..

Onlar bir “mum” alıp gelmediler.

Kimse görmedi onları..

Açıklamayı okuyun, bana hak vereceksiniz..

Sap ile saman birbirine karışır bu da doğaldır ama..

Bunlar sap ile susamı birbirine karıştırıp..

Bir de.. yulafı sos yapmışlar.

Eee.. bunu inek yese bile su ister!

“İnek” demişken..

Mesela bu solculuğun bilinen tarihi, yani şahlanışı 68 kuşağıdır.

68 kuşağında olanlar..

Bu ülkenin dağlarında binbir çiçek yiyip bu halk için sağıldılar.

“Halk kaymak, yoğurt, süt, peynir” yapsın dediler.

Ve kendilerini ülkenin dağına vurdular.

Şimdi bunlar analarını beğenmiyor.

Analarını kimin beğenmediğini sizin engin zekasına bırakıyorum.

Mesela..

Merdan Aslanlar, Mehmet Ataylar, Haşmet Zeybekler, Atilla Sarplar..

Erol Toylar, Aslan Kılıçlar, Kamil Dedeler..

Ve daha sayamadığım 68 önderleri..

Hepsi biliyor şunu:

“Nato ve Gladyo”

70- 80 darbeleri..

Şimdi Ergenekon darbesi..

Ama bu arkadaşlar..

Ergenekon’u da 70 ve 80 darbesinin içine muhallebiye, soğan katar gibi katıyorlar.

Mesela Deniz Gezmiş’in savunmalarını da bilmiyorlar.

Deniz Gezmiş, Mahkemeye:

“Biz sadece, siz faşistlere değil, ortaçağ karanlığına, yobazlığa karşıda mücadele ettiğimiz için buradayız” demişti.

Eee..

Bu arkadaşlar..

Sivas’ta tüfeğini asıp oteli izleyen askeri de eleştiriyor..

İsmail Ağa tarikatını soruşturmadan yatan Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaneri de!..

Bu arkadaşlar..

Maraş, Çorum katliamını namlusu ucu yerde izleyen askeride eleştiriyor..

“Şeriat” raporları hazırlayıp Silivri’de yatan Subayları, Generalleri de..

Fetullah sicillileri bulan komutanları da..

Bunlar içeride kimin neden yattığını da bilmiyorlar!

Bunlar Tayyip Erdoğan’ın..

“Özel Mahkeme kurduk” lafını da bilmiyor..

Zekeriya Öz’ün altına zırhlı araç verildiğini de..

Bunlar.. 60- 70- 80- 90- 2000 , 2010’da altı kuşak hapis yatan Doğu Perinçek’i de bilmiyor!

Bunlar bir siyasi partinin Anayasa ama sadece Anayasa Mahkemesi’nde yargılanacağını da bilmiyor!

Avukat Nusret Senem’in..

Güneydoğu’ya..

Yani 7 nokta 8’li arkadaşların DTP bayrağı altında miting yaptığı ve  bölgeyi şeyhleştirdiği, şıhlaştırdığı, aşiretleştirdiği toprakları ağaların elinden alıp..

Köylüye dağıttığı için Silivri’de olduğunu da bilmiyorlar!

Cemaatlere, tarikatlara…

Ez cümle;

AKP’ye dokunanın..

İlerici, çağdaş kimlikli Alevi Subayların neden Silivri’de olduğunu da bilmiyorlar!

70 ve 80 darbecilerle Silivri sürgünlerini aynı kefeye koyan bu 7 nokta 8’li arkadaşlar..

Suyun Haş iki Osman formülüne bir de “z” ekleyip zeytinyağı diyorlar!

Yani demek istiyorum ki:

İçtikleri sudan, yaşadıkları ülkenden, etraflarında dönen güneşten, altlarında yuvalanan dünyadan önlerinden geçip giden meşaleli “Tekel” destekli işçiden bile haberleri yok!

Müsadenizle isimlerini değiştiriyorum:

Olmuş Olayları Sloganlarla Tarihinde Protesto Etme Derneği

OOSTPED!

 

 

 

Yazar: Muharrem YERLİ
sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.