Mümkünü varsa çok büyük olsun..
Olsun ki..
Yedi kat yerin sekiz kat altına gireyim!
Anamuhalefet Parti Lideri Kılıçdaroğlu..
Tayyip Erdoğan’dan “Temiz Kağıdı” istiyor!
Hatta yol- yordam gösteriyor:
“Git” diyor..
“İsviçre Bankalarından temiz kağıdı getir, bizde susalım”
“Susalım!”
“Yani” diyor..
“Ben susmaya dün değil evvel ki günden razıyım ama..
Şu Vikiliks’teki olayı duyanlar susmamı istemiyor..
Eh! Anla artık!”
Şimdi Kemal Bey bilmiyor mu Tayyip Erdoğan kendi adına hesap açtırmaz!
Tayyip Erdoğan’da nazlanıp tuzlanıyor!
“Olmayan şeyin belgesi mi olur?” diyor!
Aslında olmayan şeyinde belgesi olur:
“Yoktur!”
Bu kadar!
Ama iyice nazlanıyor Başbakan..
İşi iyice çekiyor, uzatıyor, toplum iyice konuşsun istiyor sonra da..
Kemal Bey’in önüne koyacak ak- pak kağıdı!
Kemal Bey bilmiyor mu bu tür işlerin ayan- beyan olmayacağını!
Bakırköy’den, Elazığ’dan kırkaltılık raporu olan bile kendi adına yapmaz bu işi!
Ben Kemal Bey’in de çok iyi bildiği bir bilgiyi yenileyeyim:
25 Ekim 2009 tarihinde “Ulusal Kanal” canlı yayınladı..
Tayyip Erdoğan Remzi Gür ile konuşuyor:
- “Bizim Sümeyye’ye 20- 25 bin gitmesi lazım”
Remzi Gür:
- “Hay hay efendim, anladım, tamam” diyor..
Remzi Gür kim?
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması için Meclis’te rüşvet dağıtan ve 10 ay hüküm giyen adam, işadamı!
Sümeyye kim?
Başbakan’ın Amerika’daki kızı!
Ramsey’in sahibi Remzi Gür 20- 25 bini emir telakki ediyor!
Sonra?
Halis Toprak’ın 140 milyon dolarlık “Aslanlı köşk”ü 23 milyon dolara..
Yani 117 milyon dolar eksikle Remzi Gür’e satılıyor!
Bu para nerede?
İsviçre Bankası’nda!
Ross Wilson, Eric Edelman!..
Amerika’nın eski Büyükelçisi Başbakan’ı ayağına çağırıyor!
Önüne bir dosya koyup Başbakan’ın okumasını istiyor!
Evet istiyor!
Hatta dosyayı sürüyor önüne!
“Banka hesaplarınızı biliyoruz” deyip şantajlara başlıyor!
…/
Şimdi bunları ben biliyorum da..
Kemal Bey, Kılıçdaroğlu bilmiyor mu?
Kemal Bey Bürüksel’de kendisine kalem hediye edilirken ne demişti:
“Biz bu kalemle Türkiye’nin AB yol rotasını çizeceğiz!”
Yani?
“Yani biz sizin tuttuğunuz parti ve adamdan daha iyiyiz.. bi de bizi deneyin!”
Yani?
Yani.. Başbakan’ın oturduğu koltuğun arkasında el- pençe- divan bekleyen bir Ana muhalefet!
Kendi halkı: yok!
Kendi gücü: yok!
Kendi vatanı: yok!
Medet uman..
“Aman” dileyen..
Sıra bekleyen..
Türbandan medet uman..
…/
Mustafa Kemal..
İngiliz Lordlarına:
“Ben Vahdettin’den, Damat Ferit’ten siz çok daha bağlıyım” demedi!
Altın sırmalı,sırçalı köşkleri, taş parke yolları olan İstanbul’u değil..
Çöl’ü..
Ankara’yı Başkent yaptı!
Allah’ım hikmetinden sual olunmaz ama..
Ana muhalefet kendi toprağına ayağını basıp kendi halkına sırtını dayayacaksa..
Taşı başka bir yere düşür!..
Yok.. değilse..
Başıma bir gezegen, bir göktaşı düşür!..
Kemal Bey temiz kağıdı istiyor…