“Bir Akp’li bulmak!”

Bugünlerde herkesin üstüne düşen görev:

“Bir Akp’li bulmak!”

 

 

Bu çok zor olacak biliyorum.

Yani o ikinin birisi olmayı kimse kabul etmiyor!

"Veren namussuzdur" deyip çıkıyorlar işin içinden..

O zaman insanın aklına ..

Tam da oylar sayılırken kesilen elektrik geliyor!

Belediye zabıta araçlarında yakalanan oy torbaları geliyor!

Kömür, kumanya torbaları geliyor!

Ne bileyim Kars gibi bir yerde bile bir haftaya açıklanan seçim kesin sonuçları geliyor!

Neyse..

İşimiz artık bu değil..

Şimdi bu tarihi göreve çağırıyorum herkesi:

Herkes, ama herkes bir Akp'li bulacak

Akp'li dediysem çeşme başında oturup bal- kaymak yiyenleri söylemiyorum.

Oy'unu vermiş oyun dışında kalmışları bulacağız!

Kabullenmesi zor olacak ama..

Yemin- billah'a çekeceğiz!

Oturtacağız vicdanlı namuslu bir Kanal'ın karşısına televizyon'un sesinide açacağız.

"Bak" diyeceğiz..

"Senin verdiğin o oyla Akp, polislere biberli gaz sıktı hem de gözbebeklerinin içine..

Bak kış ortasında suya döktü..

Çocukları analarını, kimide babalarını tanıdı uzaktan..

Ve ağladılar çocuklar!

Analar da Ankara da ağladı.

Senin yüzünden!

Bak bu köprüye uzananlarda..

Çocukları, halıları , yaşlıları alevlerin içinden çekip alan adamlar!

Sen, yanmayasın diye kendini yakanlar!

Yani Sefil Selimi'ler bunlar..

Hani demişti ya Selimi:

"Çul yanmasın ben yanayım"

Bak ellerinde yarım ekmekleri var, ona sahip çıkmaya çalışıyorlar

Bak bu geçende Bilal'imin gemisi!

İşçiler köprüde zincirli ..

Altında Bilalimin gemisi..

Sisten, dumandan, tozdan seçebiliyorsan eğer;

Burası da Diyabakır, aha o uzakta görünen yer, Şırnak beri yana bak.. şurası Silopi.. Taa uzaktaki Muş, Bulancak!..

Yok yok!

Beyrut, Bağdat, Kabil değil..

Hani sen oy verdin ya..

Senin oy verdiklerin açılım yaptılar..

Koyun koyuna uyuyan kardeşler.. kötü elti gibi kardeşi kardeşe kırdırıyorlar!

Haa.. o otobüsün üstündekiler mi?

Onlar gerillalıktan geliyorlar!

Ötekilerde 'Bizde gitceez, bizde gitceez' diyorlar!

Bak, şu geçen beyaz önlüklülerde Eczacılar!

Şunlar eski Sümerbanklılar!

Şu acı acı bekleyenlerde atılacak, satılacak şeker işçileri!..

Yollara dizilen kamyonları da gördün mü?

Onlar da geri dönen kurban kamyonları..

Köylünün üstüne beslediği, büyüttüğü hayvanlar ton ton düşecek!

Bak şu görünen de Emineanım'ın altmış binlik yüzüklü parmağı!.

Hani şu icra dairelerinden, bankalardan taşan icra dosyaları var ya..

Hah! İşte bir kadar da Tayyip'in kurulacak Mahkeme de görülecek dosyası var!

Bak duydun mu sesi?

Bak, bir tane daha

Bir tane daha duydun mu?

Albay, Yarbay, Tegmenlerin onur intiharları bunlar!

Şehitlerin mezarı başında yoldaşları üç el atış yapar, niye?

Şehit duysun, mezarında uyanık dursun, diye. O intiharlarda..

Kışladaki yoldaşlarının kulağına gönderilen sestir!

Bak senin yüzünden..

Memlekette Prof., Doç., Dr., Avukat, Bilim, Sanat, Siyaset adamı kalmadı!

Silivri Türkiye'nin en büyük üniversitesi oldu!

Yakında yanına fakülteleri açılacak!

Gördün mü, senin oy'unu Abdullah Gül pasaport yapıp Ermenistan'a maç izle meye gitti!

Sarkisyan şimdi Doğu'yu istiyor!

Talat ile Erdoğan'ın telefon konuşmaları da alttan bant yazı geçiyor.

Kıbrıs'ı artık verelim, diyorlar birbirlerine..

Bak şu taksiye binen kadını gördün mü?

Nasıl da kırıttı değil mi?

Evinin annesiydi, hanımıydı..

Şimdi o… pu oldu!

Senin yüzünden!

Çöpten çıkan çocuğu gördün mü?

Elleri de nasıl morarmış!..

Saydın mı kaç esnaf kapandı?

Kaç kişi intihar etti?

Her ilde kaç mafya kaç tefeci var biliyor musun?

Petrol kuyularımız, doğal gazımız, kömürümüz, madenimiz, Bor'umuz, limanımız, ormanımız, Barajlarımız da kimlerin bayrağı dalgalanıyor?

Yolları satacaklar şimdi.. Köprüleri..

Bak!

Bunlar kaçıp gidecekler Ahmet…

Sen kalacaksın burada..

Kum olma..

Dibi kökünde kaya olamıyorsan..

Çakıl ol hiç değilse..

Allah'ın için, ekmeğin, suyun, tuzun, çocuğun, eşin, namusun, kızın için..

Muhammed'in başına..

Ağlayanları gör..

Git şu partinin karşısına dik ol ve oy'unu geri işte!

Sen yaparsan bunu Ahmet..

Bak, Mehmetler, Hasanlar, Fatmalar da gelecek yanına..

Su gittiğinde kum olma Ahmet..

Kaya olamıyorsan, çakıl ol..

Ol ki.. bir fukara onların yokluğunda seni yıkık duvarının bir yerine koysun!..

Yap bunu!..

Yazar: Muharrem YERLİ
sitesinden 31.07.2010 tarihinde yazdırılmıştır.