Geçen bende kayıtlı olmayan bir numaradan arandım.
Adımı, soyadımı, telefon numaramı ve adresimi bana teyit ettirip şunu söyledi:
"Efendim ben Ankara'dan Komiser Adem Kandıralı.."
"Buyurun Adem bey" dedim.
"Bu telefondan bir Albayımızın karısına küfür etmişsiniz!"
"Albayımızın?!" dedim.
"Evet Albayımızın!"
"Yani ikimizin de mi albayı bu?" dedim.
Adam sertleşti.
Arkadan telsiz seslerinin yükseldiğini hissettim.
"Peki niye küfretmişim Albayın karısına?"
"Ne bileyim kardeşim etmişsin işte" dedi.
"Peki şimdi ne yapayım, küfürü geri mi isteyeyim?" dedim..
"Bak kardeşim insanın asabını bozma" dedi.
"Yaa komiserim, siz Kars şubenizi kapattınız mı?" dedim.
"Ne şubesi, ne alaka?"
"Yani bizim buranın Komiseri neden beni aramadı ki?"
"Merkeze, buraya düştü konuşmalar"
"Nereden düştü?" dedim.
"Bak şimdi"
"Buyurun Komiserim"
"Şu an neredesin?"
"Büromda"
"Yakında ne var?"
Arkamda Kars Emniyeti, önümde Öğretmenevi, sağımda Hükümet Konağı, solumda Konak Gıda!"
"Hah" dedi "Şimdi o gıdaya git"
"Niye?" dedim..
"Bu senin numaran Adana'dan biri tarafından aranmış…"
"Ama ben Adana'ya sadece bir defa gittim.. O da iki yaz önceydi..
Gidip İncirlik üssünü işgal eden ABD'ye ana- avrat söyüp sayıp geldik..
Ben Adana'da başka da kimseye küfür- müfür etmedim!"
"Tamam işte sen etmemişsin"
"Peki hangi eşşeyoğlusu etmiş Albayımızın karısına?
Hem ben orada telefonumu da kimseye vermedim"
"Tamam kardeşim biri senin numaranı kopyalamış"
Kopyalamış!.. Telefonun mu, yoksa numaranın mı kopyası yapılmış Komiserim?"
Polis telsizlerinin volümü yükseldikçe.. Bağrışmalarda arttı.. "Komiserim o adamı aldık, Müdürüm diğer hatta.. gibi laflar duyuyorum uzaktan..
"Bak savcım geldi şimdi seni ona veriyorum"
"Yok beni ona vermeyin, sizinle konuşayım" dedim
"Peki, peki" dedi.
"Şimdi, o yanındaki ne gıdaydı, şimdi oraya git.."
"Niye" dedim.
"Kontör var mı orada?"
"Sabah yoktu ama, belki şimdi gelmiştir" dedim.
"Hah! Bi bak bak bakalım uzak mı? Dedi.
"Yok yok komiserim iki buçuk adım"
"Tamam şimdi oraya git, dört adet iki yüz ellilik kontör al!"
"Başka" dedim.. sigara, falan..
Sustu telsizler yeniden yükseldi..
"Komiserim?"
"Efendim!"
"Telsim, Turkcell, Avea hangisinden alayım"
"Telsim, senin hat bu ya.."
"Haa evet" dedim. "Ama benim daha kontörüm var!"
Komiser sertleşti:
"Avanak adam kendine almıyorsun ki.."
"Kime?"
"Sen zaman kaybetme benimle konuşarak gir içeri şimdi onları aldıktan sonra sana bir şifre ve numara vereceğiz, sen o kartların arkasını kazarak oraya yolla.."
"Yaa Komiserim devlet şifresini vatandaşa veriyor mu?"
"Salaklaşma" diye bağırdı.
"Biz sana telefon numarasını vereceğiz!"
"Vay be! Devlet bana numarasını veriyor!"
"Yaa Komiserim.."
"Evet" diye bağırdı.
"Bakkal kapalı!"
"Salak adam başka bir yer bul biz sana yardımcı oluyoruz.
Senin adına o numaradan arayan adamı bulacağız"
" Sağolsun Komiserim bulun o alçak adamı!"
"Geri zekalılık etme, kontörü gönder ki seni kurtaralım bu dertten!
Bu derdimden haberim yoktu ama..
"Komiserim" dedim.
"Evvvet!" diye yeniden bağırdı.
"Kontörü ben niye yükleyeyim?"
"Salak senin adına aramalar yapacağız" diye kükredi!
"Peki Devletin kontörümü bitti?" dedim.
"Bak koçum, bu Albay, az- buz bir şey değil, yoksa seni de Ergenekon'dan içeri alırlar!"
"Oohho!" dedim. "Ben zaten Ergenekon'un aranan bir numarasıyım!"
Komiser Adem (!) benden kontör beklerken ben Komiser Ademin kontörlerini tüketirken Komiser Adem, işletildiğini anlamış ve ağza alınmayacak birkaç küfür etti bana, bende o küfürleri birkaç fazlasıyla iade edip telefonu karşılıklı kapattık..
Yaşadığım bu olay hala kontör yollayanlara armağan olsun!