Polis biberli gazı onların gözbebeğine sıkıyor..
Ben, kibritsiz sigara içiyorum.
Onlar, su iyi gelir diye kendilerini havuza bırakıyor..
Ben, izmariti tablaya sokuyorum..
Sonra parmaklarımın arasındaki sigaraya bakıyorum:
Muş’lunun mu, Bitlis’linin mi, Samsun’lunun mu eli değmiş diyorum..
“Bu hangi fabrikadan çıkmış?”
Paketin bize ait olmadığı biberli gaz gibi yüreğimi acıtıyor..
Philip Morris!
Onların gözü acıyor, benim yüreğim..
Tütün bizim, işleten onlar..
Çay bizim, alıp- satan onlar..
Şeker bizim, fındık bizim, üzüm bizim..
Alıp- satan yine onlar..
Çimento bizim, pamuk bizim, bağ bizim, baston bizim..
Alıp- satan onlar!..
Telekom, Tüpraş- Pektim bizim
Kar eden yine onlar!
Peki onlar aptal mı, avanak mı..
Taa okyanus ötelerinden kalkıp buralarda bizim zarar eden fabrikalarımızı nasıl alıyorlar?
Zarar eden bir yeri kim alır?
Bütün meseleyi hepimiz biliyoruz.. ayrıntıya girmeye gerek yok!..
Holding ve Akp medyası ilaç verir gibi verdi görüntüleri..
Doz'unu kaçırsa Akp'nin öleceğini düşündü..
Tayyip, "Aralarında pravakatör var" dedi.
Ben eğilip ekrana iyice baktım:
Muş'lu ile Rize'linin arasında sımsıkı birbirini tutmuş iki el gördüm..
Bitlis'li Samsun'luya sıkı sıkı sarılmış, tazyikli suya dayanıyorlardı.
Adana'lı, İzmir'liye yaslanmıştı!
Evet, çok doğru aralarındaki pravakatörü Tayyip çok iyi görmüştü.
"Pravakatör"
Güney'le, Kuzey'in, Doğu ile Batı'nın tek vücut olmasıydı!
Ayrıştığımız, açıldığımız, demokratikleştiğimiz bu günlerde böyle sarılıp kucaklaşmalar, yaslanmalar, dayanmalar da nereden çıkıyordu!
Hatta emir verip biberli gaza bir de "Tütün kolonyası" kattıracaktı ki..
Mesaj iyice alınabilseydi!..
İtfaiyeciler kadir abisini üzüyor öte yandan!
Adam akıllı adam..
Deniz fenerinin feneri var..
İtfaiye'ye gece projektörü almaya ne gerek var?
Ver gitsin işte adamların feneri- meneri hepsi hazır!
Sonra alan adamlarda gün ve para görmüş adamlardır!
Öyle oturup yangının, çapını, büyüklüğünü , katına göre pazarlık etmezler!
Hatta kıraathanelerde 'yanık' oynayanların yanan eline bile su püskürtürler!
Aşkından kalbi yananlarında hortumla imdadına yetişirler!
…/
Bu yangın bu duman Akp'nin cayır cayır yanacağının ilk işaret fişeğidir!
Tekel işçisi bütün milletin önüne geçti, bayraklaştı!
89 Bahar eylemini hatırlayın!
Direnen işçi Özal'ı dize getirmiş, yerel seçimler de genel seçimden zaferle çıkan Anap'ı sandığa gömmüştü!
Yüzde otuzyedilerden Anap, yerel seçimlerde yüzde yirmialtılara ge rilemiş..
Ve Özal Çanakaya ya kaçmak zorunda kalmıştı.
Şimdi Anap diye bir parti var mı?
Tayyip- Gül ikilisini ABD'li yetkililer, "Biz yetiştirdik" diyorlar!
Şimdi onlar bu görevi yapıyorlar!
Sırada yollar, köprüler, barajlar var satılacak.
Ancak Tekel işçisi toplumun önüne çıkmış ve önderlik meşalesini yakmıştır!
Akp kendisine verilen görevi yapamayacak ve kaçacaktır!
Türkiye'nin Akp eli ile bölünmüş haritaları Pentegon'un duvarında asılı kalacak..
Cumhuriyet Fabrikalarının bacalarından çıkacak dumanda boğulacaklardır!
Bugün Tekel işçisinin yanında durmak, onlara moral vermek..
Onlarla birlikte olmak..
Köylünün de, esnafın da, memurun da, işçinin de en şerefli görevidir!
Kurtuluşu bugün Tekel işçisi gösteriyor!
Topyekun kurtulmak onlarla omuz omuza olmaktan geçiyor!
Her il, her ilçe Ankara'ya Tekel işçisine şehrinin mesajını yollamalı ve o şehrin bir ürününü onlara ulaştırmalıdır.
Mesela, soğuk Ankara sabahında Tekel işçilerinin kahvaltısında Kars balı, Kars kaşarı olmalıdır.