Taraf ve Zaman Ermeni gazetesi midir?

Kurtuluş Savaşımızda vatanımızı istila eden, köy yakıp, ocak söndüren, kadına kıza kendi yurt topraklarımızda zulüm eden, işkence eden Yunan ve Ermenilerin gazeteleri bile ordumuza bu kadar ağır yazılar yazmadılar!..
Hatta yenilen Yunan, Fransız, İtalyan komutanlar Mustafa Kemal önünde saygı ile eğildiler.
Neden?
Mustafa Kemal askerleri esirlerini katırla taşıyıp kendileri çıplak ayak yaya yürüdüler..
Ateşkes anlarında az önce karşılıklı silah sıktıkları düşman askerlerine tütün verdiler.
Ekmek, konserve verdiler.
Düşmanın içme suyunu aldıkları çeşme başında bekleyip su almalarını kolaylaştırdılar. Cephe gerisindeki yaralı düşman askerlerini revirlerine Mustafa Kemal askerleri taşıdı.
Çünkü...
Onlar savaş sanatını iyi öğrenmişlerdi:
Sadece siperde savaşılır!
Yola mayın döşenmez!
Gece baskını olmaz.
Arkadan vurulmaz.
Bir ülke bayrağı çiğnenmez!
İşte bu görgünün, bu geleneğin, bu medeniyet temsilcisidir bu Ordu!Bakmayın 70 ve 80 sektesine!
Araya iki defa Amerika kaması girdi o kadar!
Şimdi bana söyleyin:
Kendi faşist, eli kanlı ordusuna Amerika'da, İngiltere'de, Fransa'da..
Ez cümle: 
Irak'ta, Afganistan'da, Çeçenistan'da askerlei olan  ülkelerin hangi gazetesi kendi ordusuna saldırıyor?
Müslüman ülkede, talan, yağma, tecavüz, sarkıntılık, şerefsizlik eden askerine, tek kelime eden bir Avrupa gazetesi var mı?
Bizim Nato dahilinde gittiğimiz yerlerde tek olumsuz fotoğrafımız var mı?
Yok!
Tam tersi Afganistan'da halkın sevgilisi olan komutanımız kaza süslü suikastla şehit edilmedi mi?!
Şimdi soruyorum size:
Her sabah yediyüzbin ücretsiz dağıtılan Zaman gazetesi para mı basıyor gazete mi?
Daha düne kadar Hürriyet'te maaşla çalışan Altangiller den Ahmet nasıl patron oldu?
Taraf'ın parası nereden geliyor?
Star TMSF'nin, Tayyip'in akrabasına peşkeş çektiği gazete değil mi?
Yeni Şafak, Vakit İslami sermayenin Avrupa'dan gelen parası ile çıkmıyor mu?
Anladık mı şimdi namluya sürülen kurşunun nereden geldiğini..
Ama azıcık şeref, azıcık vicdan sahibi olmalı insan
Biliyoruz; hainlikte sınır yoktur.
Kendi kökünden kopan dalın başkasının elinde sopa olduğunu da biliyoruz.
Şimdi o sopa bir yargının başına iniyor, bir Ordu'nun..
Araya girip bu onursuz kavgayı ayırmak isteyenler ise Tekirdağ'dan Silivri'ye geldiler!..
Düşman bayrağını katlayıp kaldıran..
Esir aldığı Denizaltı Komutanına teselli veren ve kahve ikram eden..
Yaralanan düşman askerlerinin yarasını kendi mintanı ile saran..
Mustafa Kemal Ordu'sunun da hainleri yok muydu?
Ağızlarını şapırdatarak, İngiliz içkileri içmiyorlar mıydı?
"Yerde siz, gökte Allah" demiyorlar mıydı?
Pastırma- Balık havyarla düşmana kadeh kaldırmıyorlar mıydı?
Neredeler?
Damat Ferit'in, Vahdettin'in, Ali Kemal'in mezarını bilen var mı?
İsmet İnönü Atatürk'ün koynunda..
Atatürk, milletin yüreğinde.. Vergi levhasından önce iş yerine önderinin resmini asan halkınnın baş ucunda Atatürk..
Her ilde, Fevzi Çakmak, Karabekir, Halit Paşa, Hafız Paşa, Namık Kemal, Ziya Gökalp caddeleri var...
Hayatta karşılığı olmayan hiçbir şey yoktur, olamaz.
Kahramanlıklarda, hainliklerde karşılığını bulmuştur. Tarihin bize gösterdiği budur!
Dünyanın kendi eksenlerinde döndüğünü sananlar kendi turlarını tamamladığında sabah olacağını da bilmek zorundadır.
Fütursuzca dönenler ise tepe taklak yere düşmüşlerdir.
Patır patır dökülmelerin yaşanacağı mevsime girdik!
"Bir çift kadın memesini Vatan'a değişmem" diyen Ahmet Altan'a anasının- avradının bile meme vermeyeceği günleri yakında göreceğiz!
Hainlik böyle bir şeydir!
Ana bile südünü helal etmiyor!..
muharremyerli@hotmail.com

Yazar: Muharrem YERLİ
sitesinden 12.03.2010 tarihinde yazdırılmıştır.