Bu kutsal topraklar için şehadet şerbetini için şehitlerimiz, tüm Türkiye’nin ve bu aziz milletimizin ortak şehitleridir. Osmanlı coğrafyasının her karış toprağından gelen gençler, her türlü zor koşullara, imkansızlıklara rağmen vatan savunması için canlarını seve seve feda etmişlerdir.Her bakımdan donanımlı ve yerleşik rus donanması ile savaşarak, şehadet şerbetini içen bu şehitlerimizin son nefesinde Allahüekber nidasıyla şehit düştüğü vatan toprağının adıdır SARIKAMIŞ. Yerleşik rus karargahını, her koldan abluka altına alan ordumuzun, saldırmak için uygun bir zaman dilimini beklerken, olumsuz hava koşulları neticesinde şehadete erdiği anda, bedenine kardan beyaz kefen giydirdiği coğrafyanın adıdır SARIKAMIŞ. Ordu içerisinde Osmanlı coğrafyasının her karış toprağından yağız delikanlılar vardı. Fakat bu şehitlerimizin savaştığı, Şehadete erdiği son nokta, ana cephe SARIKAMIŞ’TIR. Şehitler, aziz milletimizin ortak şehitleridir. Fakat savaşın vuku bulduğu bölge itibariyle bu şehitler “SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİDİR” ve tarih sayfasında da bu isimle yerini almıştır Ülkemizin her karış toprağında rahmet ile anılan ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİ bir başka isimlendirme ile anmak mümkün değildir. Bizi en çok üzen SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ tabirinin ismen yıpratılmadan devam etmesidir. Medyatik olmanın popülaritesi kullanılarak böylesi bir isim aşındırma veya yeni bir isme alıştırma planından acilen vazgeçilmelidir. Ne yapılmak isteniyor? Anlamış değilim. Şehitlik mertebesinin çok üstün bir takva olduğuna inanan bir milletin mensuplarıyız. O zaman’ki koşullar içinde milletimizin bütün unsurları türkü, kürdü, arabı, lazı, çerkezi ile topyekün ve kahramanca bir mücadele verilmiştir. Nereden geldiğine, kim olduğuna, hangi etnik kökenden olduğuna bakılmaksızın, askerlerimiz koyun koyuna şehadete ermişlerdir. Askerlerimizin bu kahramanca mücadelelerinin neticesi hazin bir sonda olsa, bu kahramanların verdiği mücadeleyi küçük düşürme gerekçesi sayılamaz. İnsanın vatanı için canını vermesinin ötesinde daha değerli ne olabilir ki? Daha önceki aylarda Sayın Bingür SÖNMEZ Beyefendinin, bazı televizyon programlarında Sarıkamış Halkına mensup bazı askerlerimizin savaştan kaçtığını söyleyecek kadar ileri gidilmesi bu vatanperver Sarıkamış halkının bir bölümünü itham altında bırakmıştır. Küçük düşüren bu açıklamalardan dolayı ilgili olan tüm herkesin Sarıkamış Halkından öncelikli olarak özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum. Sarıkamış Şehitlerini anma programını düzenleyenlerin, birlik ve beraberliğimize dönük mesajlara cansuyu gibi ihtiyaç duyulduğu bir dönemde “tarihi gerçekler böyledir” diyerek, Sarıkamış Halkının etnik olarak bir kısmının ihanetle suçlandığı ifadelerin, hafızalarımızda kayıtlı olduğu unutulmamalıdır. Savaş sırasında Sarıkamış’taki yerleşik ailelere karşı suçlayıcı, Sarıkamış halkını ayrıştırıcı, küçük düşürücü, yerel halk nezdin de öfke kabarmasına sebebiyet verecek bazı ifadelerden dolayı herhangi bir açıklama yapılmaması ve özür dilenmemesi de Sarıkamış halkını çok derinden üzmüştür. Kişisel bazı kaprisler ve husumetler neticesinde “SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİN” adını değiştirmek, komşu ilimiz Erzurum’a çekmek yönünde bir temayül olduğunu görmekteyim. Buna hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. 97 yıl önce Sarıkamış Allahuekber Dağları'nda şehit düşen 90 bin Körpe Fidan için Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi'nin ortak organizasyonuyla “TÜRKİYE ŞEHİTLERİYLE YÜRÜYOR” 06-08-Ocak 2012 tarihleri arasında anma programı düzenlenecektir. Sayın Valimize, Sayın Kaymakamımıza, bu organizasyon konusunda özel bir hassasiyete sahip olan Sarıkamış Belediye Başkanımız Sayın İlhan ÖZBİLEN Beyefendiye, çalışmaları ile çok büyük takdir kazanan Kızılay Başkanımız Sayın Mir Hasan TAŞ Beye bir Sarıkamış’lı hemşerileri olarak teşekkür ediyorum. Saygılarımla. Oktay YAVLAL |