Karakter boyutu :12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Muharrem YERLİ

Başbakan çömelmeseydi…

08 Temmuz 2010 Perşembe 11:02

Ne olurdu?

Ne olmazdı ki..

PKK ellerini kaldırıp topluca teslim olurdu!

Hele o dağlara tek kaşı eğik baksaydı..

Dağda tek adam kalmazdı!

Birde işaret parmağını ileri uzatıp aşağı yukarı sallasaydı..

O esnada bir şeyler mırıldansaydı..

Irak'ın kuzeyi kesin Irak'ın batısına çekilirdi!

…/

Bakın..

Kılıçdaroğlu gidip dik durdu..

Şehit sayısı dokuzdan üçe indi!

Elini arkasına koymadan dursaydı..

Şehit sayısı dört olabilirdi!

Peki size bir soru daha:

Gizli gizli görüştüğümüz İsrail özür dilese ne olurdu?

Hemen cevaplayayım;

Öteki dünyayı bilmem ama..

Bu dünya kapılarının tamamı bize vizesiz açılırdı!

Yedi kıta krıkyedi düvel önümüzde saygı ile eğilir, "Bir" dediğimiz "İki" olmazdı!

Kapılarda karşılanır, ülkemize kadar uğurlanırdık!

Pekiii…

Yakasından kravatı sökülen Kılıçdaroğlu'nun başına bir şapka konsa ne olurdu?! 

Ecevit'in halkçılığı tartışmaya açılır, Kılıçdaroğlu daha "Halk Babası" ilan edilebilirdi!

Peki..

Yakasından kravatı sökülen Kılıçdaroğlu'nun, gömlek cebinden markası gözüken ve fiyatı dörtyüzlira olan gömleğinin yerine bir halk gömleği olsa ne olurdu?

Emekli, dul, yetim, memur, işçi, köylü..

Ve dahi kocası ölmek üzere olan "dul" adayı kadınlar..

Babası ölmek üzere yetim kalacaklar bile "Ya medet" deyip Kılıçdaroğlu'na sarılabilirlerdi!..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ikiyüzbin euroluk saati..

Ankara Emniyeti'ndeki F tipi hesaplaşma..

Tornacıdan bulunup mahkemeye getirilen ıslak imza makinesi..

Ekonomik büyüme palavraları..

"Çin olmasaydı dünya bize hayrandı" yalanları..

Marmarey'daki iki milyon dolarlık hırsızlık..

Belediye Başkanının "ikinci kürt eş" zırvası..

…/

Memleket nerede?

İşçi, memur, köylü, esnaf..

Aylardır göçük altındaki üç işçiden daha haber yok!

Güneydoğu Belediyeleri "özerklik, federasyon" diyor..

.. Ve ilana hazırlanıyor.

Bu ülkenin işçileri Bakanı nerede?

Bu Belediyeler bu ülkenin İçişlerine bağlı değil mi?

Bir tek Aytaç Durak mı İçişlerine bağlıdır?

../

Sizce Nato'yu göreve çağıran bir Hükümet fiilen iflas etmemiş midir?

Bir Belediye Başkanı'nı görevden alamayan Hükümet'in varlığından söz edilebilir mi?

Elinde dünyanın en büyük ordularından biri olan bir Hükümet'in Başbakanı kendi dağında tuzak, fak bekler gibi pusuya yatar mı?

Bana sorarsanız yatar!

O resim bilinçli verilmiş bir pozun resmiydi!

Askeri, milleti, hükümeti olarak "Korku" nun bilerek verilmiş resmiydi!

"Böyle zavallı bir durumdayız" dedirtmek içindi!

Her adımda "Kadere inanmış" bir Başbakan'ın duruşu değildi!

Çözüm:

Bu Hükümet gitmeli

Otuzdört ayrı yerde ve tüm televizyonların arşivlerinde duran;

"Biz Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanlarından, biriyiz, bu görevi yapıyoruz" diyen bir Başbakanca ve Hükümetce yönetiliyoruz.

Bu bir suçtur!

Anayasal bir suçtur!

Bir ülkenin Başbakanı başka bir ülkenin memuru olduğunu ilan ediyor!

Şu an..

Şimdi..

Cumhurbaşkanlığı Makamında oturan Abdullah Gül Dışişleri Bakanı iken, Collin Pawel ile iki sayfa dokuz madde üzerinde gizlice anlaştıklarını Vatan Gazetesinden Sedat Sertoğlu'na açıklıyor.

İşte bu görevleri yapıyor bu Hükümet!

Bu yüzden bu Hükümet bizim Hükümetimiz değil.

Yabancılara alenen çalışan bir Hükümet var tepemizde!

İşte bu yüzden gitmelidir, yıkılmalıdır.

Cumhuriyet Savcıları bu görevi yapmıyorsa..

Halk ilk seçimde bu görevi yapmalıdır.

Yapmak zorundadır.

Aksi halde bir sabah uyandığımızda tepemizde Amerika - İsrail bayraklı coniler görebiliriz!..

O TAY'A
O-TAY
Oyunu senin gibi satanlar çoktan pişman oldular.Ama anlaşılan senin yalağında hala yal var.baksana içip içip rastgele havlıyorsun
14 Temmuz 2010 Çarşamba 09:57
cengiz denen ...
oktay yar
Sen video nun içeriğine yorum yap benim video yu nereden bulduğum önemli değil. sizin taptığınız yalçın küçük pkk ya destek veriyor mu vermiyormu sen bunu görmüyorsan gerçi sende onlardansa yapacağın şey saptırmak siz ancak %1 oy alırsınız yıllardır. Adam olsaydı senin başkanın %1 i geçerdi %99 senin mantığını desteklemiyor. Hala çıkmış utanmadan yorum yazıyorsunuz.
11 Temmuz 2010 Pazar 16:40
OKTAY
Cengiz
Senin nerelerde otladığın anlaşıldı OK-TAY,Saman dolu televiyondan besleniyorsun seeeen.Saman dolu televizyon kimin? Feto nun ,Feto kim,Perinçek düşmanı, neden peki? Çünküüü,fetonun ne mal olduğunu pazara çıkardı Perinçek.Sen Saman dolu televizyon dan otlanmaya devam et.OK-TAY
11 Temmuz 2010 Pazar 09:47
cengiz
oktay yar
Senin adamlığın ortada savunduğun adamlar belli adamlığın bu kadar işte: http://www.samanyoluhaber.com/h_433174_iste-sok-baglantinin-goruntuleri---video.html
10 Temmuz 2010 Cumartesi 20:39
OKTAY
CENGİZ
Yahu Oktay sen her yazıya bir tuz yetiştirmek zorundamısın,anladığın anlamadığın her şeye bir şey söylemek,hayatında iki resim görmüşsün kedinin şeysini görüp yara sandığı gibi bağırıyorsun.İkincis devletler arasında gizli anlaşma olmaz olursa gayri resmi olur buda suçtur.Her görüşme zabıt altına alınır.bilmediğin şeyleri yeme biraz adam ol
10 Temmuz 2010 Cumartesi 18:17
ABD ve PKK
oktay yar
ABD bir ülkedir ve ülkeler arasında diplomasi ve gizli anlaşmalar olur. Sana gizlide ABD ye açık mı? Hiç değilse APO nun kandiline elinde çiçeklerle gitmiyor (Doğu perinçek), selam kürtlerin dağlarına diye nutuk atmıyor (Yalçın küçük). Referandumda EVET demek PKK nın yavaş yavaş yok olması demektir. İşinize gelmiyorsa tabiki Hayır diyeceksiniz. Gerçi dağda yaşayanlara laf anlatmak biraz zor medeniyet görmemişler anlamaz çünkü...
10 Temmuz 2010 Cumartesi 17:27
yüreğine sağlık
selma
çok güzel bir yazı çok öğretici okuyanlar mutlaka uyanacaktır kalemine sağlık muharem kardeş iyki varsın karsımız ve türkiyemiz için
09 Temmuz 2010 Cuma 15:39
Hayır
Kamil
Çok doğru tespitler.12 Eylül de bu halk referenduma hayır diyerek ilk uyrıyı akp YE yapmak durumundadır.Aksi halde yazılanlar başımıza gelecektir
09 Temmuz 2010 Cuma 11:55
YAZARIN TÜM YAZILARI