Şu güne kadar milletin önünde çiğnedikleri görülmemiştir..
Belki evlerinde çiğnedikleri olmuştur.
Ama halkın ağzına verdikleri hep bir sakız vardır!
Hani geçen gün Başbakan Kars'a geldi ya..
Eminim Başbakan bulutların üzerindeyken şunu düşünmüştür:
"Ulan Sayın arkadaşlar biz Kars'ta ne konuşacağız?!"
Ucuz kömür dumanını fabrika dumanı gösterse..
Saat erken.. Kimse daha da soba yakmamış!
Suyu gösterse.. Borular Paşaçayır'da daha şehre ulaşmamış..
Yolu gösterse..
Fareler artık tarla eşmiyor. Asfalt yolları daha kolay deliyorlar..
Ve yollar Amerikan bombası yemiş Müslüman Irak yolu gibi..
Eee peki ne?
Ne gösterecek, ne diyecek?
Hayvancılığın baş şehrine geliyor…
İki inek bir dana!
Bu da olmaz!
Allah Başbakan'ın yanında o gün!..
Kars'ın en rakımlı tepesinde heykeli görmez mi?!
Siz çocuğunuzun elinden kumandayı nasıl alırsınız?
Pencereyi gösterip:
"Aaaa, kuşa bak, bak kuş uçtu!"
Çocuğun kafa pencerede iken, aaa kumanda sizin elinizde!
Kars çocuk gibi kafasını Sukapı tepesine çevirdiğinde kumanda artık Başbakan'ın elindeydi!..
Biraz mızmız, biraz salya sümük!..
Hooop..
Ağzında bir şekerli sakız!
Çiğne babam çiğne !
"Ucube"
"Yok değil"
"Hiç anlamı, manası yok"
"Sen heykelden anlamazsın"
"Bak şu duruş, şunu ifade ediyor"
"Hiç öyle bir anlamı yok"
Sukapı'dan seksenikilik Tamaşa Hala'nın şu yorumu bile oldu:
"Soyut bi yağlaşım balam, olaya bir resim kimi bağın.. natürmort bir resim kimi tüşünün.. sana göre bir cevizdir, bana göre aha benim kimi yaşlı birinin yüzüdür!"
Sukapı'nın tepesinde bunlar olurken bir ses geldi..
İzmir Karşıyaka..
Ve..
Hacıbektaş İlçelerinden!..
"Biz istiyoruz Ucube'yi!"
Başbakan..
"Olur" dedi!
Başbakan "olur" dedi ben anlamadım!
Karşıyaka ve Hacıbektaş bu ülkenin sınırları dışında mı?
Yani "ucube" Kars'tan çıkınca..
Hacıbektaş ya da Karşıyaka'da "Melek" mi olacak?
Yoksa…
Başbakan, Hacıbektaş ve Karşıyaka'yı ülke dışı mı sanıyor?!
Sanmıyor!
Sayıyor!
Oralardan Akp'ye oy çıkmamış ya…
Varsın oralara ne koyarlarsa koysunlar!
"Oralar benim memleketim değil" demek istemiyor mu aslında?
Benim aklıma kasap çengeli gibi asılan bir şey daha var :
Tarih onlarca, hatta yüzlerce işkence ve idam sahnesi ile dolu..
Elektrikli sandalye, hummalı kazık, yağlı kazık, boğma, yakma, yılan kuyusu, deri yüzme.. zehirli iğne..
Bu nasıl olacak, onu anlamıyorum!
Beton çözücü zehirli iğne mi?
Murç ve çekiç mi?
Boyuna ilmik atma mı?
Dinamit mi?
Sürgün olsa belki gittiği yerde hayat bulur ama..
O'nu Hacıbektaş veya Karşıyaka'ya götürecek bir teknoloji yok!
350 Ton..
Yazı ile de şöyle yazılıyor:
Üçyüzelli ton!
Trene koysan raydan çıkar!
Uçağa koysan uçak yerinden kalkmaz!
O'nu taşıyacak arabanın lastiği daha icad olmadı!
Peki ne?
Aklımda kalan şu oldu:
Minibüslerine mazot koyulan ve ceplerine yüz lira harçlıklarla getirilen dolmuşçular yoksul halkı Kars ayazında bıraktılar.
Miting dağılırken, yoksul köylü dolmuşunu bulamıyordu.
Başbakan, halka bir şey gösteremiyordu.
"Bak kuş uçtu" deyip Kars'ın en ulu yapısını gösteriyor..
Öndeki beş- on kadın şöyle slogan atıyordu:
"Re-cep - Tayy-yip Erdoğan!
Recep Tayyip Erdoğan!"
Şimdi bu slogana biraz siz melodi katın ve söyleyin!
Başbakan:
"Bakııın tezekten kurtuldunuz, doğalgaz yakıyorsunuz!" diyordu.
Slogan atan kadınlar tavukları ve kazları düşünüyordu.
Başbakan'ın Kars'ın ağzına verdiği sakız..
Haziran ortasında Sukapı Tepesi'nde şişirilip patlatılacak!
Bana öyle geliyor!