• BIST 107.339
  • Altın 142,871
  • Dolar 3,5428
  • Euro 4,1252
  • Kars 20 °C
  • Ardahan 17 °C
  • Iğdır 29 °C

Çocuklar Doktor Olmak İster…

Prof.Yavuz ÖZTÜRKLER
Çocuklara sorulan klasik bir soru vardır.
 
Büyüyünce ne olacaksın?...
 
Çoğunlukla “Doktor”  cevabı alınır.
 
Çünkü çocuklar hep Kaf Dağındaki masallarda yaşamaktadırlar. Kaygılardan 
 
azade, kirlenmiş dünyanın gerçeklerinden uzak, yürekleri annesine, babasına, 
 
tüm yakınlarına ve doğadaki her şeye karşı sevgi doludur. Çocuk kalbi acıyla 
 
kıvranan bir kedi bile olsa dayanamaz. Bir gün kötü bir hastalığın onları 
 
sevdiklerinden koparması onlar için kabusların en büyüğüdür. 
 
Hekimliğin önemini anlamak için çocuk gözüyle dünyaya bakmak gerekir.
 
Kaldı ki, Doktorlar sadece çocuklar tarafından değil, herkes tarafından 
 
ıstırabın dindirildiği bir liman ve umutsuzluğun doruğunda bir umut olarak 
 
görülür. Hasta da aslında çocuk gibidir, güçsüzdür, umut arar, şifa arar ve 
 
aynı zamanda umutsuzluğa meyillidir. Hekimin yanlış bir tutumu onu 
 
çökertmeye yeter. 
 
Kuşkusuz her meslek kutsaldır ve önemlidir. Ama hekimlik insan sevgisini ve 
 
fedakarlığı daha çok gerektiren bir meslektir. İnsanın mahremiyetine belki en 
 
yakınından daha fazla vakıf olabilen mesleklerin başında gelir. Doktor her 
 
şeyden önce sır ortağıdır. Sana hayat vermeye vesile olandır. 
 
Hekim insancıl, insanın doğasını iyi bilen, empati yapabilen,  sosyal yaklaşımlı 
 
ve duyguları olan hasta biriyle karşı karşıya olduğunu idrak eden biri 
 
olmalıdır. 
 
Hastayı iyileştirmek için sadece bilgi yetmez, hekimin dili ve yüreği de 
 
önemlidir.
 
Japonya’da rastladığım bir kalp doktoru, “biz kalbin iyileşmesi için 
 
çalışırken, kalbin zenginleşmesi için de çalışmalıyız” diyordu. 
 
Kanser olduğu kendisinden saklanan ama hijyene uymakta zorlanan bir 
 
hastaya “senin hastalığının ne olduğunu biliyor musun” diye  yakınlarının 
 
yanında azarlayan ve kızgınlığına yenilerek hastalığını açıklayan doktora da, 
 
yaşlıların elini iki eli arasına alıp derdini dinleyen doktora da rastlıyorsunuz…
 
Hekim vardır 3 yaşındaki bir çocuğa onun dünyasından şefkatle ve dikkatle 
 
yaklaşır,  hekim vardır 90 yaşındaki dedeyi çekinmeden azarlar…
 
Hekim vardır, kapısından içeri girmek istemezsiniz, olmayan hastalıklarınız da 
 
ortaya çıkar ve var olan hastalığınız iyice kötüleşir, Hekim vardır, daha 
 
kapısından içeri girer girmez iyileşirsiniz.
 
Hekim vardır, Hipokrat gibi Pers Kralının paha biçilmez hediyelerini geri 
 
çevirir, kendini Atina’daki yoksul hastalarına adar, Hekim vardır Galenos gibi 
 
Roma’da veba salgınından kaçarak kendisini mesleğinden daha çok sevdiğini 
 
gösterir. 
 
Günümüzde de Hekim vardır, yoksul hastasından ücret almaz, hekim vardır 
 
yoksulun yüzüne bakmaz. 
 
Hekim vardır,  Lokman hekim gibidir.  Hastalarını sadece bitkilerle değil dili 
 
ve yüreği ile de iyileştirir. 
 
Büyük hekimlerin çoğu,  İbn-i Sina gibi aynı zamanda filozoftur. Önce insanı, 
 
hayatı, ahlakı ve yüksek değerleri kavramışlardır. Çünkü hekimlik sadece 
 
teknik bir iş değildir, aynı zamanda psiko-sosyal, etik, ahlaki ve çok yönlü 
 
analiz gerektiren bir iştir. Bu da iyi eğitim verilerek, etik değerlerle ve sosyal 
 
yeteneklerle de donatılarak mesleğini küçük kaygılardan bağımsız icra 
 
edebilecek hekimlerin yetiştirilmesiyle mümkündür. 
 
Ülkemiz bilgili ve maharetli hekim yetiştirmelidir. Bu yetmez. Aynı zamanda 
 
kendini hastasının hastalığına yoğunlaştıran onu gerçek manada terapi eden, 
 
günlük  sosyo- ekonomik sorunlarından arınmış olarak ve mutlu bir şekilde  
 
kliniğinden içeri giren hekimler  yetiştirmelidir. Her meslekte insan sevgisi ve 
 
doğa sevgisi gereklidir. Ama insan hekimliğinde insan sevgisi, insanı anlama 
 
yetisi ve her şeyden evvel hastayı anlama yetisi olmazsa olmaz.. 
 
Amerika Birleşik Devletleri Tıp Fakültelerine giriş sınavlarında çok önemli 
 
değişiklikler yaparak sosyal bilimlerle alakalı soru sayısını artırmakla 
 
kalmıyor,  kritik düşünme yeteneğini de sorgulayan sınavlar yapıyor. ABD’de 
 
Hekim olmak için yüksek not almak yetmiyor, birebir mülakatlar yapılıyor, 
 
Tıp Fakültesi öğrencisi adayı çok yönlü sınavlarla kişisel yeteneklerle de 
 
sınanıyor. 
 
Tüm bunların yanı sıra, Doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın sosyo-
 
ekonomik ve özlük haklarına ilişkin sorunlarının çözülmesi dileğimizdir. 
 
Tüm Doktorlarımızın ve Sağlık Çalışanlarımızın sorunlarından ve günlük 
 
kaygılarından arınarak her bakımdan mesleklerini icra ettikleri bir ortamda 
 
mutlu yaşamaları ve insan sevgisi ve çok yönlü becerilerle dolu Hekimlere ve 
 
Sağlık Çalışanlarına sahip olmamız dileği ile tüm Tıp Doktorlarımızın ve Sağlık 
 
Çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramını kutlar, saygılarımı sunarım. 13.03.2015
 
Prof.Dr.Yavuz ÖZTÜRKLER
Bu yazı toplam 813 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751