• BIST 103.972
  • Altın 269,800
  • Dolar 5,7738
  • Euro 6,3613
  • Kars 2 °C
  • Ardahan 2 °C
  • Iğdır 6 °C

Gökyüzünün Öğrencisi Olmadan Yeryüzünün Öğretmeni Olamazsın

M. Şamil KAKÇA

Gökyüzünün Öğrencisi Olmadan Yeryüzünün Öğretmeni Olamazsın

Boşnak devlet adamı ve bağımsız Bosna-Hersek'in ilk cumhurbaşkanı Aliya İZZETBEGOVİÇ bilge kral olarak bilinir. Bu bilge kralın ‘doğu ve batı arasında İslam’ adlı kitabında şöyle güzel bir sözü vardır. Yeryüzü öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.

Bu güzel ve hikmetli söz ile bilge kralın verdiği mesaj şu olsa gerek..

Gökyüzünden gelen ilahi emir, nasihat, tavsiye, hakikat ve hikmetlerin mecmu olan yüce kitap Kuran’a öğrenci olan,  toplumuna, milletine vatanına, kendisine ve çevresine faydalı bir birey olup minvalde insanlar yetiştirir.

Evet, yeryüzünde muallimlik ve eğitimcilik yapan ve noktada en başarılı olanların başında gelen peygamberler, âlimler, Ehli Beyt, muhakkik ve Muallimlerin gelmesi bu sözü teyit eder.

Hayrı, iyiliği, doğruluğu, güzelliği, terbiyeyi ve ahlaki değerleri semavi bir kaynaktan öğrenen bu yeryüzü öğretmenleri ve eğitimcileri milyonlarca mükemmel insanlar, idareciler, eğitimciler, yardımcılar, yöneticiler, yetiştirmiş ve topluma kazandırmıştır.

Gökyüzüne öğrenci olan bu yeryüzü öğretmenleri gökyüzünden gelen kitaplardan aldığı sağlam sarsılmaz ve hilesiz şüphesiz yöntem, usul, tarz ve sistemler ile toplumlara hikmeti, hakikati, adaleti, hakkaniyeti, eşitliği ve mutluluğu aktarmış ve adaletli, hakkaniyetli, mutlu ve huzurlu toplumların temelini atmışlardır.

Müslümanların ahlaki değerlerini, fazilet erdem ve güzel hasletlerini ve sarsılmaz imanlarını bilen batılı müsteşrikler Müslüman toplumların özellikle Türklerin ahlakını ortadan kaldırarak onlara galip geleceğini bildikleri için bu minvalde politika ve siyaset gütmüşlerdir.

Bu müsteşriklerden birisi olan ve On dokuzuncu asrın son yıllarında İngiliz Parlamentosunda kürsüye çıkan Müstemlekeler(sömürgeler) Bakanı Gladstone, elindeki Kur’ân-ı Kerimi göstererek şunu söyler:

“Bu kitap Müslümanların elinde kaldıkça biz onlara hakikî hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız; ya Kur’an’ı ortadan kaldırmalıyız veya onları Kur’an’dan soğutmalıyız.”

Demek ki Kuran’ı kerim ile Müslümanlara büyük bir potansiyel güç ve değer katıyor ki o güç potansiyel ve değeri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.

Gökyüzünün en çalışkan ve büyük öğrencisi olan Peygamberimizin nasıl bir ahlaka sahip olduğu Hz Aişe validemize sorulduğu zaman onun ahlakı Kuran’dır demiştir.

“O en güzel bir ahlak üzerine yaratıldı. “ayeti ve “Rabbim beni en güzel bir şekilde terbiye etti “hadisi dersimizi ve eğitimimizi kimden almamız gerektiğini bize gösteriyor.

Demek Hz peygamber dahi gökyüzünün bir öğrencisi olduğu için, yeryüzünde iyi bir eğitimci olmuştur. Gökyüzünden rabbinden ve Hz. Cebrail den aldığı ilahi ve nebevi eğitimi ile o cahil, bedevi, vahşi, azgın bir toplumu vicdanlı, merhametli, şefkatli adaletli, müşfik vasıflara haiz bir kıvama getirmiştir.

Gökyüzüne öğrenci olan Peygamberimiz ilahi kaynaktan aldığı eğitim ile kız çocuklarını diri diri gömülmekten, insanları kölelikten, insanları adaletsizlik ve zulümden ve esaretten kurtarmıştır.

İlahi kaynaktan beslendiği için ahlakı mucize olmuş ve ahlakta devrim ve çığır açmış. Gözünü kırmadan insanları öldüren bir toplumu karıncayı incitmeyecek bir hale getirmiştir.

İlahi ve nebevi kaynaklardan eğitim aldığı için insanların ruh akıl, kalp, latife, hisler ve hasselerine hitap ederek eğitmiş vermiş, fıtrata uygun eğitim modeli uygulamıştır.

İlahi ve nebevi caniplerden aldığı eğitimi ve terbiye ile toplumlara ahlakı, fazileti, erdemi, hakkaniyeti, eşitliği, merhameti ve hayrı getirmiş ve benimsetmiştir.

Bu nebevi düsturlar ve eğitimler ile kendisini ıslah etmeyen bir eğitimcinin başkasını ıslah edemeyeceğini söyleyerek eğitimin bir temel esasını da beyan etmiştir.

İlahi kaynaklardan aldığı terbiye ve eğitim ve talim ile insanlara ilk emir olarak OKU’yu emretmiştir.

Semavi bir kitaptan beslendiği için insanı yüceltecek, onu değerli kılacak, kıymetini artıracak öğretiler getirmiştir.

Emrolunduğu gibi dosdoğru olun ayetini kendisine rehber ederek Sıddıklar, sadıklar, eminler, âlimler ve nadide insanlar yetiştirmiştir.

Nebevi kaynaklardan aldığı saf temiz ve nezih talim ve eğitimleri insanlara öğreterek temiz, ahlaklı, nezih ve güzel toplumların temelini atmıştır.

Evet, bilge kral ne kadar hak ve doğru ve güzel söylemiş.

Gökyüzünün öğrencisi olmayan ve o vahyin temiz kaynağından beslenmeyenler toplumlarına hep batıl efkârlarından sudur eden eğitimleri, sistemleri kuralları ve öğretileri dayatarak toplumlarını gerçek ahlaki değerlere ve etik kurallara ulaşmasına sed çekmişlerdir.

En Medeni geçinen batılı toplumlara bakın vahyin duru ve saf pınarından değil batıl felsefenin kaynaklarından beslendikleri için hayat düsturlarını savaş, çarpışma ve mücadele, hedeflerini menfaat olarak belirledikleri için fakir ve zaif toplumları yüz yıllarca kendilerine köle yaparak yer altı ve üstü kaynaklarını sömürmüş ve onları sefalete sürüklemiştir.

Gökyüzünün semavi vahyinden beslenenlerin hayat düsturu ise yardımlaşma dayanışma ve kardeşlik olduğu gibi hedefinde Allah’ın rıza olmuştur.

Gökyüzünden gelen ilahi vahyin arı ve pak hakikatlerinden beslenmeyenler yeryüzünde doğru bir model eğitimci ve eğitmen olmadığı için yirminci yüzyılı ideoloji ve diyalektik çatışma fikirleri ile dünyayı kana bulamışlardır..

Maalesef hali hazırdaki anarşi, terör huzursuzluk ve nesillerimizin bozukluğu, ahlaksızlığı, problemleri ve sıkıntılarının temelinde en güzel model olan gökyüzünün öğrencisi olan Peygamberin nebevi düsturları olan sünnetinin esas alınmaması yatmaktadır.

Dünyaya şekil veren İdarecilerin, yöneticilerin, amirlerin, yetkililerin, önderlerin kifayetsizliği ve liyakatsizliği ve hoyratlığı ve diktatörlüğü hep gökyüzünden gelen emirler yasaklar, hayırlar tavsiyeler ihtarlar, ikazlar ve uyarılar ile terbiye edilmedikleri içindir.

Gökyüzünün öğrencisi olan Hz Ömer’ e bakın adaleti ilah Osman’a bakın hayası ile Hz Ali ye bakın cesaret ve ilmi ile yeryüzüne eğitimci, muallim, İdareci ve hakim olmuşlar.

Gökyüzünden gelen Kuran ve sünnet eğitimi ile yetişen ve ahlaklanan insanlar, önderler ve liderler toplumlarına huzur mutluluk adalet ve refah verdiği gibi nefis ve şeytandan ve batıl efkârlarından beslenenler ise toplumlarına zulüm, adaletsizlik, huzursuzluk ve felaketler getirmiştir.

Geldiği asrın karanlığını ve zulumatını nura, vahşi ve bedevi ve cahil adetlerini esenlik ve huzura, kötü ahlaklarını en yüce ahlaka , kötü ve çirkin alışkanlıklarını kökünden kazıyarak onları diplomat alim insanı kamil yapan bir peygamberin 23 senede yaptığını icraatı ve inkılabı binlerce filozof ,profesör ve devlet adamı toplansın  bir Avrupa ülkesine gitsin o ülkedeki en basit bir adet olan sigarayı yüz yılda kaldırabilecekler mi.

O gökyüzünün terbiyesinden geçen, Kuran ahlakı ile ahlaklanan zatın nebevi düsturlarını benimsemedikleri sürece o zatın 23 sene yaptığının çeyreğini yüz yılda bile yapamazlar yapamayacaklar. Vesselam.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751