17 yıl önce bugün Sivas'ın Madımak Oteli'ne sığınmış onlarca aydın, demokrat, devrimci insan diri diri yakıldı!
Nasıl olmuştu?
Oteli "kara kalabalık" kuşatmıştı, bağırıp çağırıyorlardı, gözleri dönmüştü...
Bir yanda alev ve duman...
Öte yanda kara yobaz...
Hepimiz televizyonlardan canlı canlı izlemiştik.
Onlarca insan diri diri yakılırken, kara yobazları sevinç çığlıkları atıyorlardı.
***
Tarih,"'kara yobaz"ın kan içiciliğini yazar.
İster Doğu'da olsun, ister Batı'da, her dinden, mezhepten ve meşrepten "kara yobaz"da insan yüreği yoktur.
Kara yobaz, din adına, Allah adına, peygamber adına insan yakar.
Kemik kırar.
Deri yüzer.
Domuz bağıyla diri diri toprağa gömer.
Kafa keser.
Nesimi'nin derisini yüzen kara yobazdır.
15'inci yüzyılda şeriata karşı durduğu için Halep'te derisi yüzüldü şair Seyyid Nesimi'nin.
20'nci yüzyılın son yıllarında, Sivas'ta, halk ozanı Nesimi Çimen diri diri yakıldı. 15'inci yüzyılda yaşayan Seyyid Nesimi diyordu ki:
"Ey sevgili,
Senin yüzünde 'Tanrı yücedir' yazısı vardır, güzelliğine vurulmamın nedeni budur..."
Halk ozanı Nesimi Çimen, bu dizeleri yinelediği için diri diri yakıldı..
***
Yalnız Nesimi mi yakıldı?
Yakılanlar içinde nice değerli şair, yazar, sanatçı vardı.
Kara yobaz, Allah adına, din adına, peygamber adına gözünü kırpmadan hepsini yaktı. İnsanlar diri diri yanarken, oteli kuşatıp seyretti.
"Kara kalabalık"tan birisi çıkıp da şöyle konuşmadı:
"Kardeşler!
İçerde insanlar var, diri diri yanıyorlar kurtaralım."
İnsan olmak ne demek?
Bir trafik kazasında herkes birbirini kurtarmaya koşar.
Komşuda birisi hastalanmışsa, doktor bulmak için mahalleli seferber olur.
Yaralıyı kurtarmak için kan gerekiyorsa, herkes kuyruğa girer.
Depremde, taşkında, yangında insan insana yardım etmez mi?
İnsan olmak insanlaşmak demektir.
İnsanlaşmanın anlamı ne?
Nasıl oluyor da Anadolu'nun Sivas kentinde Madımak Oteli'ne sığınmış insanlar diri diri yakılıyordu?
Nasıl oluyor da oteli kuşatan kalabalık, insanların diri diri yakılmasını gülerek izleyebiliyordu?
Nasıl oluyor da toplum böyle bir olayın ayıbını, acısını, anlamını içine sindirebiliyordu?
***
02/07/1993 yılında yani 17 yıl önce bugün, Sivas'ın Madımak Oteli'nde onlarca insan yakıldı.
17 yıldan bugüne, "kara yobazlık" eksilmedi, arttı, yoğunlaştı, yayıldı, iktidara tırmanır oldu.
Din uğruna, Allah adına, peygamber hesabına siyaset yapanlar çoğaldı.
"Kara kalabalık", adına okul denen medreselerde özellikle yetiştiriliyor, beyinler çitileniyor, çocukların bilinçlerine kurşun dökülüyor, aklın değil, bağnazlığın öğretisine göre eğitilen neferlerin sayısı artıyor.
Madımak Oteli'nde diri diri yakılan şairlerin, yazarların, sanatçıların kavrulan bedenlerinden yükselen alevler bile bu toplumu uyaramazsa ne yapmalı?
***
Aradan 17 yıl geçti.
Şeriatçı, aradan geçen 17 yıl içinde, daha da azdı, yeni yangınların kundaklarını hazırlıyor.
Ülkenin çoğunluğu sessiz, şaşkın, ne yapacağını bilmez, seyrediyor.
Eğer bugün, yarın kara yobazın önüne geçilmezse, 17 yıl önce Madımak'ta yükselen alev, yarın ülkeyi yakar.
Unutmayın ve önemseyin yazdığımı:
Yanan ülkenin içinde bizler de yanarız..
gumuspala_36@hotmail.com