• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Kars -8 °C
  • Ardahan -13 °C
  • Iğdır 2 °C

Türk Hukukunda Takdir Yetkisi, Vicdani Kanaat

Av. Kurtuluş Aybirdi

Kars Manşet Yazarı Avukat Kurtuluş Aybirdi'nin “Türk Hukukunda Takdir Yetkisi, Vicdani Kanaat” başlıklı yazısı:

Türk Hukuk sistemimizde, bilhassa Ceza Yargılamamızda vicdani kanaat veya Yargıçların takdir yetkisi hususu çok büyük önem arz ediyor.

Bazen yargılamanın seyri esnasında birtakım konuların aydınlatılması ve olayların netlik kazanması bakımından, Hakimlerimizin dosyada mevcut delilleri değerlendirmeleri hususlarında vicdani kanaatlerini kullanmaları ve neticeye ulaşırken kendi takdiri değerlendirmeleri hem gerekiyor hem de bazı durumlarda mecburiyet arz ediyor.

Özellikle Ceza Yargılamasında suç delillerinin değerlendirmesi ve sanığın duruşmalardaki hal ve tutumları, sanığın ifade ve beyanlarındaki samimiyeti, ve yine ifadelerindeki tutarlılık ve çelişkisizlik durumlarının tespitinde, dosya Yargıcının takdiri ve vicdani kanaati bazen hakkaniyetin yerini bulması ve adaletin gerçek manada tecellisi için şart oluyor.

Ancak Yargıçlarımızın bu VİCDANİ kanaati ve takdir yetkisini kullanırken elbette ki çok titiz olmaları, telafisi imkansız mağduriyetlere sebebiyet vermemeleri ve sınırları net olarak belirlemeleri gerekiyor.

Muhakkak ki ortada apaçık deliller var iken, olayın işleniş şekli net iken, olaylar arasındaki illiyet bağı apaçık ortada iken ve kuvvetli ve yeterli suç delileri sabit iken, vicdani kanaat kullanmanın pek de bir espirisi anlamı yoktur.

Bu takdir yetkisinin veya vicdani kanaatin de muhakkak bir ölçüsü sınırı vardır. Ceza kanunu apaçık ortada iken, öngörülen cezalar belirgin iken, yeterli ve güçlü deliler var iken, vicdani kanaat kurumunun bu hallerde kullanılmasına gerek yoktur.

Ancak öyle durumlar olur ki, yeterli ve kuvvetli suç delileri bulunmaz, kanunda ilgili konuya dair net ve uygun bir hüküm bulunmaz veya olaya hangi kanun maddelerinin uygulanacağı netlik arz etmez, işte bu durumlarda vicdani kanaat veya takdir yetkisi olguları istem dışı devreye girmek zaruretinde kalır.

Ben Yargıçlarımızın vicdani kanaati asla olmamalıdır veya hiçbir takdir yetkisi bulunmamalıdır tezini savunmuyurum.

Ancak bu vicdani kanaatin belli bir ölçüsünün olması gerektiğini, takdir yetkisinin sınırsız olmaması gerektiğini savunuyorum.

Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751