Cumhurbaşkanı: En Güzel Seçim Havasını Kars'ta Yakaladım!

Cumhurbaşkanı: En Güzel Seçim Havasını Kars'ta Yakaladım!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhurbaşkanı ile Gündem Özel” programında seçimlere dört gün kaldığını ve bundan önceki seçimlerde yaşanan heyecanı görmediğini ifade ederek, "Bu havayı Kars'ta yakaladım. Canlılık gördüm ama artık 4 gün kaldı." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 200 aydın ve sanatçının seçimlere yönelik bildirgesinin çok sert bir dille eleştirerek, “Bakın son günlerde neymiş 200 tane aydın. Ne aydını? Bunlar karanlık. Ne aydını, 6-8 Ekim’de bütün Kürt vatandaşlarımızı sokağa davet eden kim? Malum partinin eş başkanı. 50’ye kadar orada vatandaşımız öldü, değil mi? Kim bu ölenler? Kürtler. Öldüren yine Kürtler. Peki nasıl olur da bu adam, bu aydınım diye geçinenler tarafından desteklenebiliyor?” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Shov Tv'de “Cumhurbaşkanı ile Gündem Özel” programında Melih Altınok’un gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlere dört gün kaldığını ve bundan önceki seçimlerde yaşanan heyecanı görmediğini ifade etti.

Dünkü gezilerinde Kars ve İskenderun’da bu havanın yakalandığını gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canlılık gördüm ama artık 4 gün kaldı. Bu dört gün içerisinde bu hareketliliğin olması da normaldir. Dedim gibi alıştığı o eski canlılık, hareketlilik maalesef bakıyorsunuz yok” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi partilerin vaatlerinin rehaveti ortadan kaldırmadığına işaret etti.

“Burada çok yalanlar var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok yalanlar var. Bakın şu oturduğumuz mekanla ilgili neler söylendi demi. ‘Kaçak Saray’ dediler. Danıştay kararı var, herşey var. Düşüne biliyor musunuz bir Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde böyle bir yaklaşım olabilir mi? Ve bu ülkede siyaset yapanlar kalkıp da buraya ‘Kaçak Saray’ denecek kadar densiz bir duruma düşer mi? Bunu Tayyip Erdoğan şahsına mı yaptı?” diye sordu.

“DOYMADILAR ALTIN KLOZETTEN BAHSETTİLER”

Hiçbir dayanaklarının bulunmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Nitekim bunların malum odaları vardır kendilerine tam böyle ideolojik onların yönetiminde olan onların itirazlarıyla sonunda tabi paralel yapıyla da uyumlu bir şekilde Danıştay bununla ilgili kararı vermiştir. Hiç böyle bir şey söz konusu değil. Belediyecilikten gelmiş birisiyim. Neyin nerede, nasıl olacağına ve arkadaşlarıma verdiğim talimat ‘her şey kurulan uygun olacak’ böyle yapılmıştır. Bununla doymadılar işte birde altın klozetten bahsettiler.”

“KASETLE GELDİĞİ İÇİN BUNDAN LİDER OLMAZ”

Programın sunucusu Altınok’un “Bu iddialar ciddi ciddi dillendiriliyor. Ülkenin ana muhalefet partisi lideri günler bunu söylüyor’ demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalnız lider demeyelim. Lider bu seviyeye düşmez. Hadi genel başkanlığını yuttuk diyelim. Çünkü bu sipariş biliyorsunuz kasetle geldi. Kasetle geldiği için bundan lider olmaz. Lider çekirdekten söke söke gelir. Hem terbiye edilir ondan sonrada terbiye etmeye başlar. Liderlik kolay elde edilmiyor. Burada bir seviye kaybı var. Siz burayla ilgili ‘altın kaplı veya altın klozet’ dediğiniz zaman ya burayı görmüş olacaksınız veyahutta sizin kılavuzlarınız yanlış. Şimdi bu maalesef yanlış kılavuzlarla hareket ediyor” şeklinde konuştu.

“ONLAR KENDİ EVLERİNİN KLOZETLERİ OLMASIN?”

Sözcü Gazetesi’nin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ait olduğu iddia ettiği ‘altın kapaklı’ klozetleri yayınladığının hatırlatılması üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar kendi evlerinin klozetlerini de yayınlamış olabilirler. Bu kadar basit. Kendileri villada oturuyorlar. Ben hemen genel sekterime biliyorsunuz ve çağrımı yaptım. ‘Buyursun hemen gelsin incelesin’ nerede var. Varsa Ben Cumhurbaşkanlığı görevimi bırakacağım. Yoksa kendisi CHP’nin genel başkanlığından çekilecek mi? Yapamaz. Bu bir seviye meselesi. Bundan öncede bir çok yalanları var. Yalanlarını çok düzeltmeye çalıştım ama…” dedi.

“BİR SOKULDUĞUMUZ DELİKTEN BİR DAHA SOKULMAYACAĞIZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim mitinglerinde yaptığı gaflara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalan söyleme bu millete. Siyasetinde dürüstlük bana göre en önemli limanıdır” diye konuştu.
Yurt içi ve dışı gezilerine çıkmada herhangi bir yasal maninin bulunmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezilere çıkacağını ve hiçbir engelin söz konusu olmadığını vurguladı.

“Alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağım” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bunu yapıyorum. Eğer milletime yalan söylüyorsa bende bunu doğrusunu biliyorsam bu doğruyu kah cumhurbaşkanlığı basın sözcüsü vasıtasıyla düzeltirim kah kendim meydanlara çıktığımda düzeltirim. Çünkü bir sokulduğumuz delikten bir daha sokulmayacağız. Milletimizin doğru karar vermesine yardımcı olmamız gereken makamdayız” ifadelerini kullandı.

“BUNUN KILAVUZU SAKAT”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bana 4 yıl verin işsizliği sıfırlayayım’ dediği anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Projesinde ne dedi, ‘2035’de işsizliği 5’e indireceğim’ dedi. Çok ilginç bir şey. Bir taraftan 4 yılda sıfırlayacağım diyorsun öbür taraftan 2035’te 5’e düşüreceğim diyorsun. Hangisi doğru bunların. İkiside doğru değil. Çünkü bunun ne hesabı var ne kitabı var. Bunun kılavuzu sakat” dedi.

“KURDA NORMALLEŞME SÜRECİNE DOĞRU GELİYOR”

Döviz fiyatlarının artmasıyla ilgili ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkisi fazla olsaydı bütçe fazla vermezdi. Bakın bütçe fazla verdi. Şuanda iyi gidiyor. Bakın seçimdeyiz, seçim koşullarında olmasına rağmen bütçe fazlası var. Güzel bir gelişme. Ama onlar bunu takdir edecek yerde değiller. Burası çok önemli. Türkiye şuanda kurda da bakın normalleşme sürecine doğru geliyor. Yani muhalefetin hükümeti eleştirirken ülkenin kaybetmesini göze alması değil, ülke nasıl kazanır, bunu düşünerek bu eleştiriyi yapması lazım. Ama bunlar böyle yapmıyor” ifadelerini kullandı.

“KANDİLDE SİLAH, BUNLARDA KALEM”

Doğan Medya’ya eleştirilerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bunlar hayatları boyunca hep vesayetten beslendiler. Şuanda da buradan beslenmeye devam ediyorlar. Şimdi mesela o medya grubuyla diğerleri isim vermeyeceğim, birbirlerine acayip düşmandırlar. Çok iyi bilirim. Çünkü kendisinden ayrılıp giden veya kendisinin ayırdığı köşe yazarlarının kurduğu biliyorsunuz bunlar gazeteler. Bunların beslendiği nedir? ya cumhurbaşkanına vuracak, cumhurbaşkanının ailesine vuracak. Başbakana vuracak. Bunlardan beslenecek. Şimdi tabi biz de onlarla hukuk içerisinde mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Onlar gidecekler Avrupa’yı ayağa kaldıracaklar. Nereyi ayağa kaldırırlarsa kaldırsın. Hukuk içinde sonuna kadar onlarla mücadele etmeye devam edeceğim. Çünkü bizi yalanla dolanla her şeyle iftirayla lekelemeye, karalamaya bunların hakkı yok. Kandil'dekilerin elinde silah var. Bunların da en önemli silahı ellerindeki kalemleri. Onu kullanıyorlar, iftirayla ve bunu da sınır tanımaksızın yapıyorlar. İşte attıkları başlıkları görüyorsunuz. Aynı şekilde paralel yapının attığı başlıklar kimlerle ne tür röportajlar yapıyor görüyorsunuz. Bunların bir araya gelmeleri mümkün müydü? Şimdi ama hepsi bakıyorsunuz, Ziya Paşa’nın 'dinime küfreden Müslüman olsa bari' diye bir şeyi var. Bunların durumu bu. Onlarda kalkıp bunu yapıyor. Bunu yapıyorlar. Bunlara karşı hukuk ne ise hukuk içindeki mücadeleyi sürdüreceğiz.”

“NE AYDINI YA BUNLAR KARANLIK TİPLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde hükümetim veya partisinin ülkenin çıkarlarının dışında ve milletin çıkarları dışında hiçbir şeyi kabullenmedikleri ifade etti.

Bu durumun başkalarına ters düştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıkıntı burada. Bıraktığım partimin buradan taviz vereceğine inanmıyorum. Ben de cumhurbaşkanı olarak kendi tasarruf alanım içinde buna asla müsaade etmem. Bu milleti biz dağa teslim etmeyeceğiz. Bu milleti biz teröre teslim etmeyeceğiz. Sonuna kadar terörle, bölücü terör örgütünün desteklediği siyasi partinin orayı kullanmak suretiyle eğer bu milleti tasarrufu altına almak istiyorsa, biz de mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Tehditler, şunlar, bunlar zaten geliyor. Ama biz dik durmaya devam edeceğiz. Biz diyoruz ki bu ülkede vatan, millet meselesi hakikaten bunu savunanlar bir defa burada yerini alması lazım. Bakın son günlerde neymiş 200 tane aydın. Ne aydını? Bunlar karanlık. Ne aydını, 6-8 Ekim’de bütün Kürt vatandaşlarımızı sokağa davet eden kim? Malum partinin eş başkanı. 50’ye kadar orada vatandaşımız öldü, değil mi? Kim bu ölenler? Kürtler. Öldüren yine Kürtler. Peki nasıl olur da bu adam, bu aydınım diye geçinenler tarafından desteklenebiliyor? HÜDAPAR meselesi. Bakın geliyorlar tarıyorlar iki kişiyi orada öldürüyorlar. Bunu neyle izah edecekler. Hani siyaset, hani seçim kampanyası gayet sakin geçecekti. Geç… 50 kişinin ölümü esnasında Yasin Börü meselesi. 15 yaşında et dağıtmak için çıkmış bir genci 3 kattan atıp ondan sonra bıçaklayan ondan sonrada üzerinden arabayla geçmek suretiyle onu şehit eden zihniyete bu 200 kişi nasıl destek veriyor. Bir kınama oldu mu? Aynı şekilde Şırnak’ta 3 kişi öldürüldü. Muhtar aynı şekilde öldürüldü. Bütün bu olaylar ortada. Bu süre içinde oldu bunlar. Hala bu 200 tane aydın, siz nasıl aydınsınız? Nasıl bunlara destek verirsiniz? Bu öldürülen insanlar görülmeyecek mi? Ama bir başka yerde bakıyorsunuz ki onların zihniyetini temsil eden herhangi bir kişi öldüğü zaman kıyameti koparıyorsunuz. Açık konuşuyorum bunlar karanlık tipler” dedi.

“HDP, MDP YOKTU”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çözüm Süreciyle ilgili soru üzerine ise şunları söyledi:

“Şu anda devam ediyor. İktidar devam ettirmekte kararlı ama bu seçim sonrası nasıl bir hal alır, şu anda onu bilemem. Şu anda bunu konuşmak bana erken diye düşünüyorum. Biz bunu başlattığımızda bu işin içinde HDP, MDP diye bir şey yoktu. Biz bunu demokratik açılımla başlattık.”

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler