• BIST 1.878,26
  • Altın 762.61328
  • Dolar 13.4718
  • Euro 15.2883
  • Kars -6 °C
  • Ardahan -6 °C
  • Iğdır 5 °C

Manisa TSO ekim ayı meclis toplantısı yapıldı

Manisa TSO ekim ayı meclis toplantısı yapıldı
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Ekim ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkan Yardımcısı Gencay Esendağ'ın yönetiminde gerçekleşirken, gündemde...

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Ekim ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkan Yardımcısı Gencay Esendağ'ın yönetiminde gerçekleşirken, gündemde yer alan maddeler görülüp karara bağlandı.

Manisa TSO ekim ayı olağan meclis toplantısı kongre salonunda gerçekleştirildi. Manisa TSO Meclis Başkan Yardımcısı Gencay Esendağ'ın yönetiminde gerçekleşen toplantıda gündemde yer alan maddeler görüşülüp karara bağlandı. Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkan yardımcısı Gencay Esendağ, ekim ayı boyunca birçok önemli gün ve haftaları kutladıkları söyledi. Türkiye Cumhuriyetinin 98. Yılını da kutlayan Esendağ, "Cuma günü 98.yılını kutlayacağımız Cumhuriyet Bayramımızı canı gönülden kutluyorum. Bu güzel ülkeyi kuran ve bu güzel günü bizlere armağan eden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyorum" dedi.

Toplantıda söz alan ve cumhuriyetin Türkiye açısında önemine vurgu çeken Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, "Türk halkı için Cumhuriyet Bayramı, milli birlik ve beraberliğin, toplumsal dayanışmanın üst düzeye çıktığı milli bayramlarımızdan birisidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir. Bu duygu ve düşünceler ile Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere bıraktığı en kıymetli emanet, ülkemizin temel taşı Cumhuriyetimizin 98. yılında, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" dedi.

"Ekonomimizde pandemi etkileri devam ediyor"

Korona virüs salgınının ekonomideki etkilerine değinen Başkan Yılmaz; "Sadece Çin'de başlayan basit bir grip olarak değerlendirilen bu virüsün kısa sürede tüm dünyayı sararak milyonlarca kişinin ölümüne yol açacağını kimse tahmin edemiyordu. Son sayılara göre yaklaşık 5 milyon kişi hayatını kaybetti. 250 milyon kişi bu hastalıktan muzdarip oldu. Ülkemizde ise can kaybı 70 binlere yaklaşmakta. Sadece can kaybına neden olmadı, ekonomileri de felç etti. İş yerleri kapandı, insanlar aylarca evlerinden çıkamadı. Başta eğitim olmak üzere birçok iş ve işlem evden yürütülmeye çalışıldı. Çalışmayan iş yerleri iflas etti, insanlar işsiz kaldı veya ciro kaybına uğradı. Nihayet aşının yaygınlaşması ile pandemiye bir ölçüde dur denildi. Kısıtlamalar kaldırıldı. İş yerleri açılmaya başladı. Ekonomiler tekrar kıpırdanmaya başladı. Ancak pandeminin bittiğini, sona erdiğini, hayatımızdan çıktığını söyleyemiyoruz. Çünkü bir yandan aşı bolluğu yaşayan ülkeler varken, hatta vadesi geçmiş aşıların çöpe atıldığı haberleri dolaşırken, aşı bulamadığı için normal hayatına dönemeyen ülkeler söz konusu. Bu ülkelerin aşıya ulaşamaması yeni varyantların ortaya çıkmasına neden olmakta ve pandemi kendini sürekli yenilemektedir. Dünyanın özellikle gelişmiş ülkelerinin ve uluslararası kuruluşların bu durama hala bir çare bulamaması ise ayrıca acıklı bir durumdur. Buna bir çare bulmak gerek Çünkü bu durum başta insan hayatı olmak üzere tüm ekonomik yaşamımızı, ticaretimizi olumsuz etkilemeye devam edecektir. Salgın tehdidi ortadan kalkmayacak, ticaret hep riskli hale gelecektir. Tabi bir diğer tehdit ise insanların aşı olmaktan kaçınması nedeniyle hala can kayıplarının çok yüksek düzeyde yaşanmasının önüne bir türlü geçilememektedir. Bu durum aynı zamanda kısıtlamaların birçok ülkede gündeme gelmesine, iş yerlerinin zarara uğramasına neden olmaktadır. Temennimiz bu durumun kısa sürede tersine dönmesidir elbette" diye konuştu.

"Paramızın değer kaybetmesi enflasyonun artmasına neden oluyor"

Sözlerine ülke genelinde yaşanan ekonomik gelişmeler ile devam eden Başkan Yılmaz; "Ülkemiz ekonomik verilerine baktığımızda son günlerde önemli konular ortaya çıkmış bulunmaktadır. Eylül ve ekim ayı itibariyle veriler şu şekildedir. Amerikan Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankasının faiz kararlarına benzer olarak, merkez bankamız ağustos ayında politika faizini yüzde 19 seviyesinde tutma kararı almıştı. Ancak geçen hafta bu kararını revize ederek faizi 1 puan indirme kararı aldı. Haliyle döviz ve altın fiyatları yükseldi. Herkes bunu tartışırken 21 Ekim Perşembe günü Merkez Bankası beklentilerin aksine, faizleri 200 baz puan daha indirme kararı aldı. Döviz ve altın daha da yükseldi. Dolar kuru 10 TL'ye, Euro ise 11 TL'nin üstüne çıktı. 4 Ocak 2020 itibariyle bu haftayı baz aldığımızda 10 aylık sürede Türk lirası Dolar bazında yüzde 23, Euro bazında ise yüzde 19 değer kaybına uğramıştır. Yatırımların canlanması için faiz indirimleri elbette önemli ancak döviz kurlarındaki artış, dışardan aldığımız birçok malzemenin maliyetini arttırmış oldu. Bu durumun, paranın değerinin düşmesi, enflasyonun artmasına yol açtığını hepimiz görmekteyiz. Bu durumun biz iş insanları açısından en büyük sonucu gelecekte olacakları tahmin edemez hale gelmemizdir. Yatırımlar açısından bu belirsizlik olumsuz bir durum oluşturmaktadır. Fiyat genel düzeyinin artışı veya enflasyon, ekonomimiz ve toplumsal yaşamımız için en büyük risk olmaya adaydır. Fiyatların sürekli değiştiği bir tedarik zincirinde iş insanları olarak bizim hesaplamalarımızı gerçekçi yapmamız zorlaşmaktadır. Yüksek fiyatlar önümüzdeki dönem tüketim harcamalarının kısılmasına hatta ekonomik daralmaya neden olabilecektir. Temennimiz karar vericilerin bu kararların sonuçlarını iyi hesaplayarak böyle bir karar aldıklarıdır. Temennimiz bu olumsuz atmosferin en kısa sürede azalarak sonlanmasıdır" ifadelerini kullandı.

"Yatırımlarımızı karbon üretimini azaltacak şekilde tasarlamamız lazım"

Sözlerine yeşil ekonominin Türkiye'ye olan yansımaları ile ilgili devam eden Başkan Yılmaz, "Dikkatinizi çekmek isteğimiz bir diğer nokta yeşil ekonomi ve getirdiği yükümlülüklerdir. Her konuşmamızda bu konuyu gündeme getirmemiz gerekiyor. Orta vadeli planda da belirtildiği gibi yeşil ekonomi bizim için olmazsa olmaz. Yeşil ekonomi yenilebilir enerji kaynakları ile sürdürülebilir, Karbon ayak izinin sıfır olduğu bir dünya. Malum Avrupa Birliği bilindiği gibi yeşil mutabakatı artık zorunlu kılacak. Hedef 20250 yılında karbon üretiminin sıfır olduğu bir kıta olmak. Demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik sektörleri öncelikli olacak. AB bir süre sonra yeşil mutabakat kriterine uymayan, karbon ayak izi yüksek ürünlere vergi uygulaması getirecek. Su kullanımı için de aynı şey geçerli olacak. Su ayak izine bakılacak. Sınırda karbon denetimi dönemi başlıyor. Yeşil pasaportu olmayan ürünler geçemeyecek diyorum ben buna. Veya yüksek vergiler ödeyerek geçecek. Olsun vergisini öderiz geçeriz diyemeyiz. Çünkü satış fiyatımız artacak, rekabetçi olma imkanımız kalmayacak. Sonuçta pazarı yavaş yavaş kaybetme ile karşı karşıya kalabiliriz. Oysa AB pazarı toplam ihracatımızın %70'ine tekabül etmekte geçen hafta ülkemizin bu konuya ne kadar önem verdiğini gördük. Paris iklim anlaşması meclis onayına sunularak kabul edildi. Bu anlaşma yeşil mutabakat ile uyumlu politikalar izleyeceğimizin de göstergesi. Bu nedenle yapacağımız her türlü yeni yatırımlarımız ve mevcut kapasitelerimizi en kısa zamanda karbon üretimini azaltacak şekilde tasarlamamız veya eskileri yeniden tasarlamamız gerekmektedir" dedi.

Son olarak Manisa ekonomisi üzerine konuşan Başkan Yılmaz; "İlimiz ile ilgili birkaç veriyi de sizinle paylaşarak sözlerimi bitirmek isterim. Eylül ihracatımız yaklaşık 468 milyon dolara yükselmiştir. Bu tutarlarla manisa ülkemizde yedinci sıraya tekrar yükselmiştir. Bu başarıya imza atan tüm firmalarımızı candan kutluyoruz. İlimiz açısından dış ticaret verilerini incelediğimizde, ihracat ile ilgili bazı analizler yapmıştık daha önce. 2017-2020 yılları arasında ortalama ihracatımız 4,2 milyar dolar olmuş. Son 9 ayda yaşanan ortalama artış hızı ise yüzde 40, bu durumda tekrar belirtmek isterim ki ihracatımız geçen yıla göre bu oranda artarsa 5,5 - 6 milyar dolar seviyesine ulaşacak gibi. Bu başarıya imza atacak tüm firmalarımızı canı gönülden şimdiden kutluyoruz" dedi.

Manisa TSO ekim ayı meclis toplantısının dilek ve öneriler kısmında ise 2021 yılında yaşanan doğal afetler ve 2021 yılında öğrencilerimizin yaşadığı yurt sorununa karşı hotelinin kapılarını vatandaşlarımıza açan meclis üyesi Gökay Budak'a plaket takdim edildi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim [email protected] Faks : 04742124751