Turan: Sarıkamış’ın Civanperver Çocukları

Turan: Sarıkamış’ın Civanperver Çocukları

AGD Genel Başkanı Salih Turan, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Kars Şubesinin, Sarıkamış Şehitlerini Anma programına yaptığı konuşmada, Sarıkamış harekatı, dünyadaki açlık, günümüz gençliğinin içinde bulunduğu durum gibi bir çok konuya dikkatleri çekti.

 Turan: Sarıkamış’ın Civanperver Çocukları

AGD Genel Başkanı Salih Turan, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Kars Şubesinin, Sarıkamış Şehitlerini Anma programına yaptığı konuşmada, Sarıkamış harekatı, dünyadaki açlık, günümüz gençliğinin içinde bulunduğu durum gibi bir çok konuya dikkatleri çekti. Turan Sarıkmış olayını, “Yaşları 14-15-16 yaşında ki civanperver çocuklar rabbimizin rızasını kazanmak doğrultusunda yollara çıkmış oldular. Ve yollara çıkarken Yemen’de ki mücadeleden gelirken üzerlerinde ki yazlık elbiseleri ile bu mücadelenin içerisine girmiş oldular” sözleriyle özetledi.

AGD Genel başkanı Salih Turan, konuşmasına; “Hz. Muhammet (SAV) buyuruyorlar ki; Allah rızası için bir yere geldiğinizde oraya gelirken ve giderken Cenab-ı Mevla günahlarınızı azaltır, sevaplarınızı arttırır. Allah rızası için he Sarıkamış’tan hem de dünyanın birçok bölgesinde ki şehit kardeşlerimiz hatırlamak hatırlatmak insanlara örnek olduğunu göstermek için buraya geldik. Yani Allah rızası için geldik. O açıdan Hz. Muhammet (SAV)’in ifade ettiği gibi gelirken ve inşallah giderken attığımız adımlar karşısında günahlarımız azalacak, sevaplarımız artacak. Hz. Muhammet (SAV), bir gün ashabıyla birlikte otururken diyor ki “Yeryüzünde cennet bahçeleri var.” Hz. Muhammet (SAV) böyle ifade ettiğinde Ya Resulallah yer yüzünde Cennet bahçesi mi olur? deniliyor. Hz. Muhammet (SAV) buyuruyor ki; ‘Allah rızası için toplanan insanların olduğu yerler yeryüzünde ki cennet bahçeleridir. Gidin oradan rızıklanın’ Şuanda da inşallah Kars’ımızın bu salonu bir cennet bahçesidir. Ve inşallah buradan rızık almış olacağız. Yine Hz. Muhammet (SAV)’in birçok müjdesi var. Hz. Muhammet (SAV) buyuruyor ki; ‘Allah rızası için bir araya gelen rabbimizin rızasını kazanmak için toplanan insanların olduğu yerleri melekler sarar. O melekler rahmet melekleri içine alır. Rahmet melekleri ile birlikte orada bulunan topluluğun etrafı sarılır. Oradan Sema’ya bir yol yükselir. Rabbimizin katına çıkılır. Rabbimiz meleklerine buyurur der ki; yeryüzünde kulların ne haldedir? Melekler der ki; ya rabbi yeryüzünde kulların af dilemektedir. Senin rızanı kazanmak için toplandılar. Rabbimiz o melekelere şöyle söyler. O kullarıma söyleyin hepsinin günahlarını bağışladım. Melekler der ki; ya rabbi o kulların içerisinde zorla gelenlerde vardır. Onların hali ne olacak dediklerinde, rabbimiz; o kullarım da Salih ve Saliha kullarımdandır. Onların yüzü suyu hürmetine onlarında günahlarını bağışladım. Efendimiz söylüyorsa milim tereddüdümüz yok. Gelirken ve giderken attığımız adımlar karşısında günahlarımız azaldı, sevaplarımız arttı. Cennet bahçeleri içerisine girdik. Ve rabbimizin hidayetiyle inşallah günahlarımız bağışlanmış oldu. Rabbim istifade etmeyi nasip etsin.” sözleriyle başladı.

SARIKAMIŞ MÜCADELESİNİN 99. YIL DÖNÜMÜ

Sarıkamış mücadelesinin 99. yıl dönümü münasebeti ile Kars’ta, toplandıklarını belirten Turan, “Bizler bu toplantılarımızı yaparken desinler diye yapmayarak sadece bir vefa göstermek adına şehitlerimizi anmak için yapmıyoruz. Bizler bu tarz çalışmalarımızı yaparken sadece Sarıkamış değil, İstanbul’un fethi, Kahramanmaraş’ın kurtuluşu, Sarıkamış, Yemen, Kıbrıs barış hareketiyle alakalı yaptığımız bütün çalışmalar ve geçtiğimiz aylarda yapmış olduğumuz çalışmalar da geçmişinden ders alan şehitlerimizin hangi mana için, hangi dava için mücadele ettiğini gelecek nesillere aktarmak için bu çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.

ALLAH RIZASI İÇİN YOLARA DÖKÜLDÜLER

Turan şöyle konuştu:

“Bir inanç doğrultusunda Allah rızası için belki Kars’ı hayatları boyunca hiç görmemiş, Sarıkamış’ın haritada yerini dahi hiç bilmeyen, daha önce Yemende farklı farklı yerlerde mücadele eden insanlar sırf, kardeşlerimiz orada sıkıntı altındalar, Rusların zulmünün içerisine düşmüşler demişlerdir. Ve yaşları 14-15-16 yaşında ki civanperver çocuklar rabbimizin rızasını kazanmak doğrultusunda yollara çıkmış oldular. Ve yollara çıkarken Yemen’de ki mücadeleden gelirken üzerlerinde ki yazlık elbiseleri ile bu mücadelenin içerisine girmiş oldular. Tabi bu mücadeleye girerken onları ifade edilen yolda Emrah paşa gelecek sizlere kışlık elbiseler getirecek, her şeyiniz olacak, bakın Rusların karşınsıda duran birliklerin içerisinde ki ocaklar gibi sizin de ocaklarınız olacak demelerine rağmen ne yazık ki hava şartlarından farklı imkânsızlıklardan dolayı askerimizin eline kışlık malzemesi ne yazık ki gelmeden mücadelenin içerisine girdiler. Öyle büyük bir mücadele ki eksi 40’lar, eksi 45’lerde sırf Allah rızası için yolara dökülmüş oldular. Yolda bir sürü askerimiz ne yazık ki soğuktan dolayı ruhunu teslim etmiş oldu. Ruhunu teslim eden askerlerimizin o hallerini Ruslardan birisi şöyle anlatıyor. Diyor ki; geceden sabaha kadar karşıda Osmanlı askeri bu tarafta da Rus askeri olarak bekledik sabaha kadar. Karşıya bir baktım ellerinde mavzerleri gözleri pırıl pırıl parlayan askerler bize doğru silahlarını tutmuş bir şekilde duruyorlar. Bizim içerimizden sabah olunca askerin bir tanesinin eline beyaz bayrağı verdik. Git karşıda ki askerle görüş, sabaha kadar bekledik bir şey olmadı. Beyaz bayrağı kaldırdı. Karşıdan en ufak bir ses yok. Alanın ortasına kadar gitti. Yine ses yok. Tam askerin yanına geldi. Bir baktık elinde mavzeri pırıl pırıl parlayan asker duruyor. Ama en ufak bir tepkisi yok. Rus askeri Osmanlı askerinin bir tanesini eliyle itiyor ruhunu teslim etmiş, ikincisini itiyor ruhunu teslim ediyor derken binlerce Osmanlı askeri ruhunu teslim etmiş bir şekilde orada şahadet şerbetini içmişler. Rus askeri diyor ki; biz Osmanlı askerinin canını almadan Allah zaten önceden teslim almış.”

İTTİHAT VE TERAKKİNİN ALMAN HAYRANLIĞI

Turan ayrıca, “Kardeşlerimizin bu mücadelelerini anlatırken olayların arka yüzünde ki planları da ifade etmek lazım. İttihat ve terakkinin Alman hayranlığı bazı askerlerin Fransız hayranlığıyla alakalı yaptığı planlamalar, alt yapı çalışmaları hiç planlanmadan almalarla yanlış istihbarat paylaşma neticesinde birçok sıkıntılarla karşılaştık. Hatta birliklerin bir kısmı yanlış istihbarattan dolayı 2 binden fazla Osmanlı askeri ne yazık ki birbirlerini öldürerek şehit olmuşlardır. Buna benzer birçok sıkıntı Sarıkamış mücadelesinde karşımıza çıktı. Sadece Sarıkamış’taki şehitlerimizi konuşmayacağız. Sarıkamış mücadelesi baktığımızda 99 yıl önce olmuş bitmiş şuanda da sadece şehitlerin anıldığı bir mücadele değil. Geçmişten bugüne kadar yaşanan olaylarla birlikte şuanda ne yazık ki Sarıkamış, Çanakkale ve birçok mücadele halen devam ediyor. Ve bu mücadeleler noktasında bizim de gayretlerimizin çok fazla olması lazım.” diye konuştu.

DÜNYA VE AÇLIK!

Dünyada açlıkla mücadele edenleri de anlatan Turan, “7 milyarlık insanlık âlemi içerisinde ortalama her 6 saniyede bir tane çocuk bizim dünyamızda açlıktan dolayı ruhunu teslim ediyor. Her gün ortalama 30 bin civarında insan açlıktan dolayı ruhunu teslim ediyor. Ayrıca 30 bin civarında insan önlenebilir hastalıklardan dolayı ruhunu teslim ediyor. 7 milyarlık insanlık tarihinin ortalama 1 milyarı her gün yatağa yaslar kafasını koyarken aç olarak uyuyor. Yine hepimizin önünde çok rahat bir şekilde israf ettiğimiz sudan ortalama 1 buçuk milyar insan sağlıklı içme suyundan mahrum bir şekilde hayatlarını idame ettiriyorlar. Son bir yıllık süreç içerisinde ortalama 7 buçuk milyon insan mülteci durumuna düştü. Birçok eğitimde mülteci ne demek diye öğrencilerimize soruyorum. Mülteci ne demek? Bir beldeden başka bir beldeye cebinde bir kuruş parası olmadan çoluğunu çocuğunu, eşini dostunu her şeyini bırakarak hiç tanımadığı topraklara giden insana mülteci denir. Suriye’de ki Müslümanlar buna dâhil değil. Harakan’daki Müslümanlar bu rakamlara dâhil değil. Modern tabirle diyorlar ya empati kurmak. Yani başkalarının yerine kendini koymak diyoruz ya eğer böyle yaparsak zaten o sıkıntıları az buçuk anlayabiliriz. Suriye’den gelen şuanda Türkiye’de 700 bin civarında Suriyeli kardeşimiz var. Ben birçok kez teşkilatlarımızı ziyaret çerçevesinde o bölgede ki illere gittiğimde çok sık karşılaşıyorum. Sokaklarda kırmızı şartlarda ellerini açmışlar sizin vereceğiniz bir liralara, iki liralara muhtaç olan Suriyeli o genç kızların halini görüyorsunuz. Bir beldeden başka bir beldeye gitmek inanın kolay değil. Hele açlıkla, sıkıntıyla, imkânsızlıkla gitmek daha da zor. düşünün bir mahalleden başka bir mahalleye taşınsanız üzülüyorsunuz değil mi? burada dostlarımdan, akrabalarımdan, eşim, dostumdan, çocuklarımın okulları ne olacak. Şu hatıraları yaşadım diye hep devam düşünüyoruz. Ama öyle ki dünya da 7 buçuk milyon insan bir yıl içerisinde her şeyini bırakarak hiç tanımadığı topraklara gitmişlerdir.” şeklinde konuştu.

ŞEHİTLİK

Şehitlikle ilgili de duygularını paylaşan Turan, “İslam coğrafyası açısından Harakan da ki kardeşlerimizin halini düşünün. Sırf 2 yıl önce ramazan ayında 50 bin tane Harakan Müslüman’ı şehit ettiler. Nasıl? Diri diri yanan ateşin içerisine attılar. Hele 10 bin tane Harakan çocuğu anne ve babalarının gözlerini, ellerini bağlayarak çığlıklarla, bağırışlarla diri diri ateşin içerisine atmış oldular. Bakın burada anne ve babalarımız var. Bunu kabul etmemiz mümkün mü? Bakın Mısır’da geçtiğimiz ramazan ayı içerisinde 50 binden fazla Müslüman kardeşimizi şehit ettiler. Neden? Müslüman oldukları için. Müslümanlar bir araya gelsin, İslam birliği tesis edilsin denildiği için şehit etmiş oldular. Şehitlik öyle güzel bir şey ki sadece Kars’ta, Sarıkamış’ta değil dünyanın her tarafından da Allah rızası için insanlar canlarını o kadar güzel veriyorlar ki. Mısır’da ramazan ayında o şahadet esnasında ilk öldürme meselesi 200 tane kardeşimizi b,ir sahur vaktinde şehit ettiler. Sahur vaktinde kardeşlerimiz o 200 mücahidi şehit edince şehitlerden bir tanesinin annesi aleviye meydanına çıktı dedi ki; “oğlum her gün eve geldiğinde ‘annecim bende bir eksiklik mi var, bende bir sıkıntı mı var ne olur dua et de Allah bana şahadet nasip etsin.’ diye her gün bana ağlıyordu.” Dedim ki; “evladım sabır et. Niyetini haliç tut Allah inşallah sana şahadet nasip edecektir.” Allah’a hamd olsun 200 tane şehidin arasında benim de avladım var. Ey oğul gazan mübarek olsun inşallah seninle cennette buluşacağız diyerek uğurlamış oldu. Burada Rum kardeşlerimiz var. Esma kardeşimiz vardı Mısır’da. 17 yaşındaydı. Babasına dediler ki; kızın Esma 17 yaşında şehit oldu. Mekânı cennet olsun. Babası ne dedi? Allah kabul etsin. Ey kızım gazan mübarek olsun. İnşallah seninle Firdevs cennetinde buluşacağız. dedi. Sarıkamış’ta 90 binden fazla mücahidi o soğuğa karşı direten şey neyse aynı şekilde şuanda Mısır’da ki kardeşlerimiz için, Gazne’de ki kardeşlerimiz için, Harakan’dakiler ve Doğu Türkistan’dakiler içinde aynı.” dedi.

“MÜSLÜMAN MÜSLÜMAN’IN KARDEŞİDİR”

Turan konuşmasını şöyle tamamladı:

“Son 2–3 aylık süreç içerisinde Doğu Türkistan’da sırf namaz kıldığı için 300’den fazla Müslüman kardeşimizi şehit ettiler. Dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlar akla hayale gelmedik şekilde sıkıntılar veriyorlar. Gazne’de, Filistin’in göbeğinde dünyanın ortasında etrafını İsrailler duvarlarla çevrildi. Mısır refah kapısı kapatıldığı için bir aydır hiç bir şeyi alamıyorlar, hiçbir yardım ne yazık ki orada ki kardeşlerimize gitmiyor. Filistin’in  başbakanı İsmail ?? bir yaşında ki torununu kucağında defin etmiş oldu. Neden? İşte ufak tefek enfeksiyon problemlerinden, ellerinde ilaçları olmadığından defin etmiş oldu. Bunları neden söylüyorum? Yani Sarıkamış mücadelesi devam ediyor, bitmedi. Çanakkale’de bizim 2 bin şehidi vermemiz orada ki mücadeleyi bitirmedi, devam ediyor ve kıyamete kadar da devam edecek olan bir mücadele içerisindeyiz. Bugün Sarıkamış’ta 13-14 yaşında ki çocuklarımız sırtlarında un çuvallarıyla yere değdirmeden kilometrelerce yolu sırtlarında un çuvallarıyla gittiler. Ama şuanda günümüzde çocuklarımızı ne yazık ki yanlışa doğru sürüklüyorlar. Nerede oldu? Bizim ülkemizde. Her 12 gencimizden bir tanesi bizim ülkemizde çete üyesi durumunda. 11-12’li yaşlara düşmüş esrar, eroin, alkol kullanım yaşı. Türkiye’de ki orta öğretimlerin 17 milyon gencimizin ne yazık ki yüzde 40’ından fazlası alkol kullanmaya başladı. Bizim ülkemizde, bizim dünyamızda oldu. Burada ki kardeşlerimiz olarak sizler bizler diyebiliriz ki benim evladım da böyle bir sıkıntı yok. Bunu diyebilirsiniz. Ama yanlış söylemiş olursunuz. Ne diyor Hz. Muhammet (SAV); Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Kim Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse cenabı hak onun ihtiyacını giderir. Yani kim ateşe düşerse, kim sıkıntıya düşerse hepsi kendi evladımız gibi davranmamız gereken, üzülmemiz gereken süreçlerdir. Bu açıdan sadece salonda ki programları yapmamız yetmez. Bulunduğumuz beldelerde başlayarak hiçbir gencimizi ayırt etmeden, hiçbir gencimizin saçının teline zarar getirtmemek için ahlak ve maneviyat çerçevesinde Hz. Muhammet (SAV)’in sünnetini bu çocuklarımızı bir ve beraberlik içerisine getirmemiz lazım. Ve en güzel şekilde bu emanetleri rabbimize teslim etmemiz lazım.”

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler