• BIST 91.389
  • Altın 214,606
  • Dolar 5,3433
  • Euro 6,0925
  • Kars -3 °C
  • Ardahan 2 °C
  • Iğdır 8 °C

Obsesif - Kompulsive Bozukluk

Sinem Baran EKİNCİ

Obsesif Kompulsive kişilik biçimi günümüzde batı kültüründe, özellikle erkekler arasında yaygındır. (APA,2000) Toplumun bu kişilik modelinin belirli özellikleri üzerine atfettiği yüksek değerden ileri gelmektedir. Bu özellikler detaylara yönelik dikkati, otodisiplini, duygusal kontrölü, sabrı, güvenirliliği ve nezaketi içermektedir. Fakat bazı insanlar bu özelliklerin işlevsel bozukluğa ya da öznel sıkıntıya yol açacak uç boyutlarına sahiptir. Böylece, obsesfif kompulsif kişilik bozukluğu geliştirmiş bir kişi katı, mükemmelliyetci, dogmatik, derin düşünen, örf ve adetlere bağlı, esnek olmayan, kararsız ve duygusal ve bilişsel olarak kapalı hale gelmektedir.

Obsesif kompulsife kişilik bozukluğu olan kişilerin öne sürdükleri en yaygın sorun, anksiyetenin çeşitli türleridir. Kompülsiflerin mükemmelliyetçilikleri, katılıkları ve kurallara bağlı davranışları bu kişileri yaygın anksiyete bozukluğunun özelliklerinden biri olan kronik anksiyeteye iter.

Obsesif kompulsife kişilik bozukluğunda diğer bir yaygın problem de depresyondur. Bu distymik bozukluk ya da tek kutuplu ağır depresyon şeklinin de olur.

Kompulsifler sıklıkla çeşitlip sikosomatik bozukluklar yaşarlar. Kronik baş ağrısı ,sırt ağrısı, kabızlık ve ülserden şikayet ederler.

Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumunda OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK(OKB) adı verilen bir ruhsal hastalık akla gelmelidir.

İstek dışı akla gelen, insanı huzursuz eden, saçma olduğunu bilmesine  karşın uzaklaştırılamayan ve tekrarlayan düşüncelere obsesyon (saplantı), bu düşünceleri kovmak için yapılan. Tekrarlayan hareketlere ise kompulsiyon (zorlantı) denir.

Genellikle ergenlik dönemlerinde ve 20-30lu yaşlarda başlamasına karşın, okul öncesi çağda ki çocuklar dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Erkeklerde daha erken yaşlarda başlamasına rağmen genel olarak kadınlarda daha sık görülmektedir.

Alt tipleri

1, YIKAYICI-TEMİZLEYİCİ TİP

2,KONTROLCÜ TİP

3,TOPLAYICI-BİRİKTİRİCİ TİP

4,DÜZENLEYİCİ-SIRALAYICI TİP

5,TEKRARLAYICI TİP

6,DÜŞÜNCE TAKINTILARI

En sık görülen obsesyon tipi bulaşma obsesyonu (%32) iken bunu saldırganlık (16), dinsel obsesyonlar (%6), bedensel obsesyonlar(%), cinsel obsesyonlar (%5) ve diğer obsesyon tipleri izler.

En sık görülen kompulsiyon tipi ise kontrol (%28) kompulsiyonudur. Bunu yıkama temizleme (%26), zihinsel tekrarlamalar (%11), tekrarlama (%11) ve diğer kompulsiyon tipleri izler.

OKB tanısı konulan bireyler iki ana belirti gösterir- saplantılar ve zorlantılar.

Saplantılar genellikle rahatsız edici ve büyük ölçüde duygusal sıkıntıya ve fonksiyon bozukluğuna yol açan, müdahaleci ve tekrar edici düşünceler, fikirler, zihinsel imajlar ve inançlardır. Kişi işe ya da okula gitmek istediğinde, saplantılı düşünceleri ortaya çıkar ve odaklanma yeteneğini bozar. Çoğumuz bizi rahatsız eden üzücü bir düşünce ya da inancı unutabiliriz ancak OKB'si olan biri saplantılarını kontrol edemez. Yaygın saplantılardan bazıları şunlardır:

kirlilik, bakteri, ya da pislik korkusu

bir şey unutma korkusu (fırını kapatmak gibi)

kendine ya da başkalarına zarar verme korkusu

agresif ya da cinsel davranışlarla ilgili istenmeyen düşünceler

mükemmeliyet ve simetriye aşırı önem vermek

aşırı ahlaki ya da dini inanç

aşırı batıl inançlar (kırık bir kaldırım taşına basmanın annenize zarar vereceğini düşünmek gibi)

Zorlantılar kişinin yapmak zorunda hissettiği davranışlar ya da ritüellerdir. Zorlantılar genellikle saplantılar sonucu oluşan anksiyeteyi ve sıkıntıyı azaltmak için gerçekleştirilir. Örneğin, bakterilerden saplantılı bir şekilde korkmak genellikle zorlanımlı, devamlı el yıkamakla sonuçlanır. Zorlantılar bir kelimeyi kafanızda on kere tekrarlamak gibi zihinsel davranışları ya da bir masaya on kere vurmak gibi fiziksel davranışları içerebilir. Genellikle mantıksızdırlar ve kişinin sorunu ya da korkusuyla ilgileri yoktur, veya bunlar üzerinde herhangi bir etkileri olmaz. Yaygın zorlantılardan bazıları şunlardır:

sayma, kelimeleri tekrarlama ya da tıklatma

 fırının düğmesi, kapı kilidi ve lamba düğmeleri gibi şeyleri tekrar kontrol etmek

aşırı temizlik yapmak ve yıkamak

güvenliklerini ve sağlıklarını kontrol etmek için sürekli aile ve arkadaşlarla iletişime geçmek

eşyaları belirli bir şekilde düzenlemek ya da belirli bir sıraya koymak

belirli bir rutini ya da ritüeli sürdürmek

eski gazeteler ya da boş süt şişeleri gibi atılması gereken şeyleri saklamak

OKB'li olan çoğu kişi kendisinin farkındadır; saplantı ve zorlantılarının mantıksız ve zorlayıcı olduğunu bilirler ancak yine de düşüncelerini ya da davranışlarını kontrol edemezler. Saplantı ve zorlantılar karmaşıklaştıkça daha da sıkıntı verici olurlar; bazı kişiler hergün saatlerini alacak ritüeller oluşturur. Bu gerçekleştiğinde semptomlar şiddetli olarak kabul edilir çünkü kişinin hayatının çoğu kısmını etkileyebilirler ve çoğunlukla ilişkilere, işe ve okula müdahale ederler.

OKB de tam olarak nedeni bilinmeyen hastalıklardandır.Birçok sebebi olduğu düşünülmektedir.

Genetik nedenler, OKBli hastalar anne-baba ya da birincil dereceden yakınlarında OKB hastalığı olduğunu belirtmişlerdir.

Beyin işlevlerinde bozulma ve Serotonin; beyin üzerinde yapılan çalışmalarda beynin bazı bölgelerinde özellikle de beyin içinde ki sinirsel iletimde önemli rolü olan serotonin maddesinin işlevlerinde bozukluk saptanması bunların OKB nin nedeni olarak araştırılmasına yol açtı. Erken çocukluk dönemlerinin OKB gelişiminde önemli rol oynadığını gösterir.

Kişilik özellikleri, yapısı gereği titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmelliyetçi kişiler daha yatkındır.

Çocukluk çağı travmaları çocukluk çağı travmalarına (cinsel istismar) maruz kalanlarda ileri dönemde önemli bir stres yaşantısı ardından OKBnin ortaya çıkabilmesi

OKB günlük yaşam etkinliklerini ciddi olarak kısıtlayabilen, aile, meslek ve sosyal yaşamda önemli işlev kayıplarına yol açan, yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Birçok hastalık gibi OKB de kendiliğinden geçmez tedavi edilmesi gerekir .En sık kullanılan yöntem ilaç tedavisi ve bilişsel davranış terapisidir.

Özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar OKB tedavisinde oldukça etkili olmaktadırlar. SSRI(Serotonin Geri Alım engelleyiciler) adı verilen bu grup ilaçlar OKB tedavisinde yaygın ve başarılı şekilde kullanılırlar. Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baş ağrırısı, cinsel isteksizlik gibi geçici yan etkiler görülebilir.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Kars Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0474 212 47 51 / 3 Hat 0545 325 81 44 / Reklam ve Haber İletişim harmankayagrup@gmail.com Faks : 04742124751