Yozgat'ta yaşayan 56 yaşındaki Birsel Gündüz, yarım kalan eğitim hayalini 35 yıl sonra gerçeğe dönüştürerek azmiyle çevresindekilere örnek oluyor.
Lise yıllarında eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan, ardından evlenip 4 çocuk ve 3 torun sahibi olan Gündüz, içindeki okuma sevdasını hiçbir zaman kaybetmedi. Çocuklarını büyütüp torun sahibi olduktan sonra eğitimine kaldığı yerden devam etme kararı alan Gündüz, tam 35 yıllık bir aranın ardından yeniden okul sıralarına döndü.
Dışarıdan lise sınavlarına girdikten sonra Bozok Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nda El Sanatları bölümü okuyan Gündüz, öğrenim gördüğü iki yıl boyunca ahşap yakmadan hat sanatına, keçe işlerinden çini işlemeciliğine, çarpana dokumadan minyatüre kadar pek çok alanda beceri kazandı.
"Kodlamayı bile bilmiyordum, sınavdan 3 gün önce oğlum öğretti
Okul hayatına dönüşünü anlatan Birsel Gündüz, "Okulu lise birinci sınıfın birinci döneminde terk etmiştim. Evlendim çocuklarım oldu. İçimde devamlı okuyayım diye istek vardı. Korona zamanında evde çok sıkıldım. Elime örgü alıp halk eğitime gideceğimi eşime söyledim. Hocamızın teşvikiyle korona döneminde liseyi bitirdim. Sonra üniversite sınavlarına girdim. Hiçbir şey bilmiyordum. Türkçe, Matematik, Sosyal hiçbir şey bilmiyordum. Kodlamayı bile bilmiyordum. Sınavdan 3 gün önce oğlum bana kodlamayı öğretti" dedi.
"Kimse benim üniversite okuyacağımı düşünmedi"
Gündüz, çevresinden aldığı tepkilere değinerek, "35 sene geçikten sonra devam etmeye başladım. Bu bir hayal. Şu an 56 yaşındayım. Amcamın kızı sınava girerken "Hala burada ne işin var?" dedi. Kimse benim üniversite sınavına girip de okuyacağımı düşünmedi. Komşularım "Aman okuyup ne yapacaksın? Bir yere müdür mü olacaksın? Vali mi olacaksın?" dedi. Olumlu yorum yapanlar da oldu. Arkadaşlarım bana çok destek verdi. Okul hayatı çok güzel. Yeni yeni kişiler tanıdım. Yeni arkadaşlıklar edindim. Hocalarımız çok mükemmel ve bize çok destek oldular. Oğlum ve eşim bu süreçte bana destek oldu" diyerek okul süreci boyunca yaşadıklarından söz etti.
"Birsel evine gidiyor, yemeğini yapıyor, hastasına bakıyor, dersine çalışıyor"
Öğretim Görevlisi Emel Çenet, "Birsel Hanım okullar açıldıktan 2 gün sonra saat 12.00'de sırt çantasıyla birlikte müze gezer gibi sınıfın içerisine geldi. Ondan sonraki günlerde derslere zamanında geldi. Yetenek ve azmin birleşmesi gerekiyor. Birsel Hanım hiç pes etmedi. Yağmurda yaşta sırt çantasıyla atölyenin yolunu tuttu. Dolmuşta o koca koca çantaları taşımak her babayiğidin harcı değil. Özellikle de Birsel'in yaşında. Mezuniyette çok heyecanlıydı. Ben de çok gurur duydum. Hayattaki mücadeleyi bırakmadan o hırsla devam eden ayrı ayrı hayat hikayesi olan öğrencilerim var. Birsel'in hem torun sahibi olması, yaşça büyük olması, Alzheimer hastası kayınvalidesine baktığı halde bütün bu zorlukları aşarak dersine geliyor. Evine gidiyor yemeğini yapıyor, hastasına bakıyor, dersine çalışıyor. "Hocam hiç uyumadım" dediği zamanlar çok oldu. Öğrencilerimin kendi işlerini kurmalarını istiyorum. Özellikle birkaç kişi birleşip atölye kurmalarını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Kaynak:İHA