4 Şubat Dünya Kanser Günü

4 Şubat Dünya Kanser Günü
Kars İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Kan, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle yaptığı açıklamada;

 

 kanserin, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklardan sonra ikinci sırada gelen önemli bir toplum sağlığı problemi olduğunu söyledi. Kan, “Bu çerçevede kanserden korunmak büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte, ülkemizdeki kanser vakalarının önemli bir kısmı sigara ve obeziteyle ilişkilidir.” dedi.
 
Kan daha sonra şunları söyledi:
Kanser korunulabilir bir hastalıktır ve doğru korunma stratejileri ile kanser vakalarının üçte biri önlenebilir. Çevresel etkenler kanser oluşumunda % 90-95 oranında etkilidir. Kanser oluşumunda etkisi olan kötü beslenme, hareketsiz yaşam, tütün ve alkol kullanımı ile güneş ışığının zararlı etkilerine maruz kalma gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınması kanser görülme sıklığını azaltacaktır. Dolayısıyla sağlıklı yaşam davranışları ile kanserden korunmak mümkün olabilmekte ve tarama programları sayesinde erken teşhis konularak yaşam süreleri uzatılabilmektedir.
 
Dünya Kanser Teşkilatı (UICC) tarafından 2013 Dünya Kanser Günü'nde "kanser hakkında yanlış bilinenler" teması üzerinde durulmaktadır. Dünyada ve ülkemizde kanserle ilgili bazı yanlış bilgiler ve doğruları aşağıda sıralanmıştır:
 
Şu belirtilere dikkat edilmelidir:
1-Tuvalet alışkanlıklarında oluşan değişiklikler
2-Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
3-Beklenmeyen kanama ve akıntılar
4-Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişkinlikler
5-Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
6-Nedeni bilinmeyen kilo kaybı
7-Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
8-Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük
9-Sebebi bilinmeyen ateş, ağrı
10-Geçmeyen halsizlik hali
 
Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak sebeplerinin bilinmesi gerekmektedir. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.
Kanserde erken tanı önemlidir. Türkiye'de özellikle meme, rahim ağzı (serviks) ve bağırsak kanserinin erken tanısı konusunda ulusal tarama programları mevcuttur.
 
RİSK FAKTÖRLERİ
Belli bir tür kansere yakalanma ihtimalini artıran her şey risk faktörüdür. Risk faktörlerinin bilinmesi önemlidir. Risk faktörleri, doktorların kansere yakalanma olasılığı yüksek kişileri teşhis etmesinde yardımcıdır.
 
RİSK FAKTÖRLERİ DÖRT GRUPTA TOPLANIR:
1-Davranışla İlgili Faktörler:  Sigara içmek, diyet, egzersiz ve alkol tüketimi gibi davranışlarımızla ilgili faktörlerdir. Alkol ve sigara riski arttırırken, düzenli egzersiz ve dengeli beslenmek riski azaltır.
2-Biyolojik Faktörler:  Yaş,  cinsiyet ve ırk gibi fiziksel özelliklerdir. 
 
KANSERE BAĞLI ÖLÜM ORANLARI:
ERKEKLER
%31 Akciğer
%10 Prostat
%10 Kalın bağırsak
KADINLAR
%25 Akciğer
%15 Meme
%11 Kalın bağırsak
     
1-Çevresel Faktörler: Yaşadığınız  ya da çalıştığınız çevre koşulları kanser gelişimi için risk faktörü  olabilir. Ev ya da iş yerinde bulunan bazı maddeler, kanser riskini  artırır. Asbest, radon, hava kirliliği, UV radyasyon, sigaraya maruz kalma  çevresel risk faktörlerindendir.
         
2-Genetikle İlgili Faktörler:  Aileden kalıtımsal olarak geçen genlerle ilişkilidir.
Akrabalarında kanser öyküsü olan genç insanlar daha yüksek riske sahiptir. Örneğin anne veya kız kardeşinde meme kanseri öyküsü olan bir kadında,  aile öyküsü olmayan kadına göre meme kanseri gelişme riski iki kat fazladır. Kanser öyküsü olanların, daha erken dönemde ve daha sık aralıklarla tarama testlerinden geçmesi faydalıdır.
 
Aile bireyleri arasından birden fazla kişide aynı tip kanser olsa bile bu   kalıtımsal olmayabilir.
 
KANSERDEN KORUNMA
Kanserden korunma kanserin tedavisinden daha önemli bir husustur. Korunmada, başta sigara ve alkol olmak üzere, kanser yapıcı çevresel etkenlerden uzak durmak önemlidir.  Bunun dışında düzenli spor yapmak, aşırı güneş ışığından sakınmak, özellikle meyve ve sebze ağırlıklı uygun bir diyet uygulamak ve doğal gıdalarla beslenmek kanser sıklığını azaltabilir. İyi beslenmek; temiz çevrede yetişmiş ve kimyasalların bulaşmadığı gıdalarla beslenmektir. Ve az yemektir. Et, tahıl, meyve ve sebzeler, baklagiller, süt ve süt ürünleri gibi gıdalar beslenmenin ana öğeleridir. Dengeli beslen, hareket et ve iyi dinlen. Sık sık açık alanlara çıkmak, tatil yapmak, akrabaları ziyaret etmek moralimizi yüksek tutar.
 Her gün yeni kanser olguları tespit ediliyor ve Bölgemizde ve ülkemizde çok değerli insanlarımızı Kanser hastalığından kaybediyoruz. Hastalarımıza şifa, ölenlerimize rahmet diliyorum. Sağlığımızı korumaya ve hastalıklarımızı iyileştirmeye çalışan Sağlık Çalışanlarını fedakârlıklarından dolayı kutluyorum. Herkes için hastalıksız bir ömür dileklerimi sunuyorum.
 
Tütün kullanımı ve obezite en önemli kanser etkenleri arasında yer almaktadır. Müdürlüğümüzce bu sebeple, tütün kullanımının önlenmesi ve obezite ile mücadele çalışmalarına önem ve hız verilmektedir.
 
Uygulanan kanser tarama programlarının etkinliğinin artırılması için, ülkemizde meme kanserinin daha erken yaşlarda görülmesi nedeniyle, meme kanseri tarama yaşı 40'a indirilmiştir. Rahim ağzı kanserlerinin erken teşhisi için 30-65 yaşları arasında devam edilen smear (sürüntü) programına HPV testleri de ilave edilmiştir. Ayrıca bağırsak kanserlerine yönelik ülke genelinde 50-70 yaşlar arasındaki vatandaşlarımızın dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi ile taranmaları planlanmaktadır. Bütün bu taramalar sayesinde bu üç kanser türünde de erken teşhis imkanları artacak ve hastalarımızda ciddi yan etkilere neden olan tedavilerin önüne geçilecektir.
 
Ülkemizde kanserle olan mücadele bütün toplumsal unsurların desteği ile devam edecektir. Kanserle mücadele uzun soluklu bir maraton olup yeterli ekonomik güç yanında halkımızın da aktif katılımını gerektiren bir süreçtir.

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir