6 Şubat’ta kepçeyle gittiği enkazdan annesinin cenazesini çıkartan operatör o anları anlattı
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ailesinin yaşadığı apartmana depremden yaklaşık 25 dakika sonra kepçesiyle giden iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, enkazda yaşadığı acı dolu anları gözyaşları...
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ailesinin yaşadığı apartmana depremden yaklaşık 25 dakika sonra kepçesiyle giden iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, enkazda yaşadığı acı dolu anları gözyaşları içinde anlattı. Annesinin cenazesini çıkartan, babasına ise sağ olarak ulaşan Kamalı, bir kartonun üzerine apartmanda daire daire yaşayan kişilerin isimlerini yazdıklarını, enkazdan çıkarılanların isimlerini sağ ya da hayatını kaybetmiş olarak işaretlediklerini ifade etti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ilk müdahaleyi olaydan tam 25 dakika sonra kendi kepçesiyle yapan iş makinesi operatörü Cengiz Kamalı, o gün yaşananları gözyaşları içinde anlattı. Saatler süren çalışmalar sırasında cesetlerle karşılaştığını, ailesini ararken büyük bir çaresizlik yaşadığını ifade eden Kamalı, aradan 3 yıl geçmesine rağmen yaşadıklarının etkisini hâlâ üzerinden atamadığını söyledi. Enkaz başında yaşanan kaosu anlatan Kamalı, o anlarda bir karton parçasının üzerine apartmanda daire daire yaşayan kişilerin isimlerini yazdıklarını, enkazdan çıkarılanların isimlerini ise sağ ya da hayatını kaybetmiş olarak işaretlediklerini belirtti. Depremin ardından ailesi ve babasını da yanına alarak Hatay'dan ayrılıp Isparta'ya yerleştiğini ifade eden Kamalı, burada hayatlarına devam ettiklerini dile getirdi. Korku nedeniyle geceleri hâlâ uyuyamadığını söyleyen Kamalı, gözlerini her kapattığında enkazda kaybettikleri insanların gözünün önüne geldiğini ifade etti.
"Depremden 25 dakika sonra kepçemle enkaza girdim"
Hatay'ın Kırıkhan ilçesi doğumlu olan 50 yaşındaki Cengiz Kamalı, "Ben Hatay Büyükşehir Belediyesinden emekliyim. 6 Şubat'ta saat 04.17'de meydana gelen depremde ilk müdahaleyi yaklaşık 25 dakika içinde yaptım. İş makinesiyle enkaza girdim. Bir iş makinesinin kovası parçalandı. Daha sonra iki büyük iş makinesi temin ederek çalışmalarımıza devam ettik. Bu makinelerle hem canlılara ulaşmaya hem de enkazdan cenazeleri çıkarmaya başladık" dedi.
"Babamı sağ çıkardım, annemi kaybettim"
Yaklaşık 7–8 saat sonra babasını sağ olarak enkazdan çıkardığını söyleyen Kamalı, "Enkaz çalışmalarına devam ettiğim sıra annemin eşyaları çıkmaya başladığında "Burası annemin evi" dedim. O sırada vatandaşlar da araya girdi. Açtığım boşluktan içeri girildi, çekyatın ayakları kesilerek babam oradan çıkarıldı. Babam sağdı ancak bacaklarında, kollarında ve vücudunun birçok yerinde ciddi kırıklar vardı. Annemi ise enkazda kaybetmiştik. Rabbime şükür babam şu anda hayatta, ablamın yanında kalıyor. Kendi başına kalkamıyor, destekle ve yardımla ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz" diye konuştu.
"Depremin üzerinden yıllar geçti ama hâlâ uyuyamıyorum"
"Isparta'ya gelmemizin sebebi burada bir ablamın olmasıydı" diyen Kamalı, "Eniştem jandarma uzman emeklisi ve burada yaşıyorlar. Ayrıca Isparta'daki okulların eğitim seviyesinin iyi olması da bizim için önemliydi. Depremden bir ay sonra ailemi buraya getirdim. İki ay sonra emekli oldum ve tamamen buraya yerleştim. Operatör olduğum için zaman zaman çalışıyorum ama düzenli bir işim yok. Emekliyim, yevmiye ile geçinmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Geceleri uyumakta çok zorlanıyorum"
Geceleri uyumakta çok zorlandığını belirten Kamalı, "Gözümü kapattığım anda kaybettiğimiz insanlar rüyalarıma giriyor. Korkuyla uyanıyorum. Geceleri 1–2 saatten fazla uyuyamıyorum. Gündüzleri fırsat bulabilirsem yarım saat, bir saat uyuyorum. Tüm şehitlerimize Rabbimden rahmet, geride kalanlara hayırlı ve güzel bir ömür diliyorum. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
"Sobanın üzerine düşmeseydim kolon kafamı ezecekti"
Enkazda yaşadığı anları anlatan Cengiz Kamalı'nın babası ise, "Deprem olduğunda tavan çöktü ve arkamda bulunan demir sobanın üzerine düştü. Sobanın üzerine düşmeseydi kolon kafamı ezecekti. Beni kurtarmaya gelenler üzerime düşen betonu bir türlü delemediler. Oğlum kepçeyle vurarak kırmaya çalışıyordu ancak beton bir türlü parçalanmıyordu. İki kişi de beni çekmeye çalışıyordu ama canım çok yanıyordu, ben de "Çekmeyin, canım acıyor" diyordum. Orada sıkışıp kalmıştım. Daha sonra üzerinde oturduğum koltuğun ayaklarını kestiler, biraz boşluk oluştu ve o şekilde kurtuldum. Vücudumun birçok yerinde kırıklar vardı. Daha sonra mutfak bölümünde olan eşime seslendim ancak ses gelmedi. O an "Gitti" dedim. Bu vaziyette saatler sonra enkazdan çıkarıldım" ifadelerini kullandı.

Kaynak: