Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı belirtilen yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında, 5 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini açıkladı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüt üyeliği", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 32 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi.
Başsavcılıktan yapılan bilgilendirme notunda, soruşturmanın CİMER başvuruları, ihbarlar, müşteki ve tanık beyanları, geçmiş tarihli soruşturma ve kovuşturma dosyaları, mali analizler, banka hesap hareketleri, ticaret sicili kayıtları ve dijital materyallerin birlikte değerlendirilmesiyle yürütüldüğü belirtildi.
5 ilde 49 adrese eş zamanlı operasyon
Soruşturma kapsamında 19 Ağustos 2026 tarihinde başta Adana olmak üzere Niğde, Elazığ, Osmaniye ve Gaziantep'te bulunan 49 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların yanı sıra adreslerde arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığı aktarıldı.
Yapılanmanın mali faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketler hakkında ise yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği bildirildi.
"2018'den sonra yeniden organize oldu"
Başsavcılık açıklamasında, yapılanmaya yönelik 2018 yılında da benzer nitelikte adli işlemler gerçekleştirildiği hatırlatılarak, bu tarihten sonra yapılanmanın yeniden organize olduğu, lider merkezli hiyerarşik yapısını koruduğu ve faaliyetlerini farklı kişi, kurum ve ticari işletmeler üzerinden sürdürdüğü yönünde bulgulara ulaşıldığı kaydedildi.
Mevcut soruşturmanın, yapılanmanın geçmişten günümüze uzanan faaliyetlerinin sürekliliği ve bütünlüğü gözetilerek yürütüldüğü ifade edildi.
"Bağış adı altında para toplandı" iddiası
CİMER başvuruları, ihbarlar ve mağdur anlatımlarında; yapılanma içerisinde mutlak bir liderlik anlayışının hâkim olduğu, örgüt mensuplarının sosyal, ekonomik ve ailevi hayatlarına müdahale edildiği ve liderin talimatlarının dini bir yükümlülük gibi sunulduğunun ileri sürüldüğü belirtildi.
Açıklamada ayrıca "infak", "kurban bağışı", "Ramazan kolisi", "zekât", "fitre" ve "öğrenci yardımı" gibi adlarla nakit veya banka yoluyla para toplandığı, toplanan paraların miktarı ve kullanım alanları konusunda bağışçılara şeffaf bilgi verilmediği ve gelirlerin bir bölümünün kayıtlara yansıtılmadığının iddia edildiği aktarıldı.
Şirketler ve malvarlığı üzerinden inceleme
Bazı ihbar ve beyanlarda örgüt mensuplarının kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesaplarını kullandırmaya, ticari belge düzenlemeye veya malvarlığı değerlerini yapılanmanın belirlediği kişilere devretmeye yönlendirildiğinin öne sürüldüğü belirtildi.
Mali incelemelerde ise ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı değerlendirilen para hareketleri, kişiler ve şirketler arasındaki açıklanamayan transferler ile gerçeği yansıtmadığı değerlendirilen belge ve kayıtların tespit edildiği bildirildi.
Geçmiş döneme ilişkin dava sürüyor
Başsavcılık açıklamasında, geçmiş dönem faaliyetleri kapsamında bir örgüt mensubunun 2022 yılında hürriyetinden yoksun bırakıldığı, taşınır ve taşınmaz malvarlığı değerlerini örgütün belirlediği kişilere devretmeye zorlandığı ve bu devirleri kendi isteğiyle gerçekleştirdiği izlenimi oluşturmak amacıyla zorla video kaydı çektirildiği yönündeki iddialara da yer verildi.
Bu iddialar kapsamında Alparslan Kuytul ve yapılanmayla bağlantılı kişiler hakkında düzenlenen iddianame üzerine açılan kamu davasının yargılamasının devam ettiği belirtildi.
349 sosyal medya hesabına erişim engeli
Soruşturma kapsamında yapılan açık kaynak araştırmalarında, yapılanmanın faaliyetlerini öven ve örgütsel bağlılığı güçlendirmeye yönelik propaganda yapan, kamu görevlileri ile toplumun belirli kesimlerini hedef gösteren ve yapılanmadan ayrılan ya da yapılanmayı eleştiren kişiler üzerinde baskı oluşturmaya yönelik paylaşımlarda bulunduğu değerlendirilen 349 farklı sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesine karar verildiği açıklandı.
Başsavcılık: "Herhangi bir dini grup hedef alınmıyor"
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın herhangi bir dini grubu, inancı, düşünceyi, eleştiri hakkını veya hukuka uygun faaliyeti hedef almadığının altını çizdi.
Açıklamada, soruşturmanın konusunun dini grup ve gönüllülük faaliyeti görüntüsü altında gerçekleştirildiği iddia edilen somut suç eylemleri, kişilerin dini ve insani duygularının istismar edilmesi suretiyle toplandığı değerlendirilen paralar, bu eylemler nedeniyle oluşan mağduriyetler, kişiler üzerinde kurulduğu ileri sürülen örgütsel baskı ve elde edilen gelirlerin ticari yapılar aracılığıyla aklanması olduğu belirtildi.
Anayasal güvence altındaki inanç, düşünce, ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlükleri ile suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemler arasında hassasiyetle ayrım gözetildiği ifade edildi.
Soruşturmanın masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve soruşturmanın gizliliği ilkeleri gözetilerek maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü kaydedildi.
Kaynak:İHA