AK Parti Grup Başkanı Güler:
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan...
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi.
Güler, AK Parti grup fuaye alanında 29 maddelik Toprak Koruma Kanunu'na ilişkin bilgi verdi. Güler, "Biraz önce Meclis Başkanlığımıza 29 maddeden oluşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunuyla Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifimiz arz ettik. Uzun zamandır gerek Tarım ve Orman Bakanlığımız bürokrasisiyle gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığımız bürokrasisiyle uzun bir çalışmayı ortaya koydular. İnşallah kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum. Bugün Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz 29 maddeli kanun teklifimiz ile toprağımızın bereketini, ormanlarımızın yarınlarını ve vatandaşımızın mülkiyetten kaynaklı sorunlarını en güçlü şekilde tahkim edecek yeni bir reform paketini de teklifimizle yer veriyoruz. Bu teklifimiz ile mülkiyet hakkını anayasal güvenceler içerisinde ve kamu yararında en üst seviyeye taşıyacak şekilde bir teklifi oluşturmaya çalıştık. Teklifimiz ile orman kadastrosu ve tapu mülkiyetinden kaynaklanan hukuki güvencenin sağlanması ve sorunların çözümü noktasında önerilerde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Güler, şöyle konuştu:
"Vatandaşımızla devlet arasındaki kadastro ve tapu ihtilaflarını hukuki belirlilik ve hakkaniyet temelinde kökten bitirmeyi ediyoruz. Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süre gelen mülkiyet karmaşasına son vererek mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar da dava konusu olmayan taşınmazların tapularını geçerli sayarak vatandaşımıza iade etmeyi teklif ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere de ağaçlandırılmak suretiyle de orman genel müdürlüğümüze saha tahsislerini yapmayı teklif ediyoruz. Bugüne kadar dava yakını olan taşınmazları sahiplerine aldıkları tazminat bedellerini de rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla da taşınmazlarını iade etmeyi öneriyoruz. Bu stratejik adımla yargıya yeni bir yük getirecek halihazırda devam eden ve açılması için hazırlık yapılan, öngörülen toplam 80 bine yakın davanın açılabilme noktasında da engellemiş oluyoruz. Böylece böylelikle devletimizi tazminat bedelleri birikmiş faizler ve yargılama giderleri gibi masraflardan da en azından kurtarmış oluyoruz. Gıda güvenliğimizin özellikle teklifimizle beraber milli servetimiz olarak görüyoruz. Ve gelecek nesillerimize de bırakacağımız kıymetli miras olarak gördüğümüz toprağımızı koruma. Çünkü gelecek yıllarda biliyoruz ki toprak güvenliği ve toprağın korunması, çevre bu konuda çok üst düzey bir duyarlılık sergilenmesi gerekiyor. Doğrudan toplumumuzun ihtiyacı olan gıda güvenliği de sağlamamız lazım. Bu kapsamda vatan toprağımızın her bir karışının üretimde kalması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanılmasının önüne geçilmesi özellikle son yıllarda hobi bahçesi adı altında kooperatif çatısı altında şirket ve dernek çatısı altında maalesef tarım arazilerimize yönelik olarak hukuk aykırı şekilde müdahaleler oluyor. Bunların engellenmesi noktasında da Tarım Bakanlığımızın ciddi mücadelesi var. Vatandaşlarımızın bu, özellikle gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyeceğimizi ifade ediyoruz. Bu doğrultuda tamı tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor. Üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini idari para cezasına çeviriyoruz. Bu yasağı ihlal edenler, elektrik, su, doğal gaz gibi hukuka aykırı olarak inşa edilmiş binalara yönelik, ihlal eden kurumlara da her bir abonelik için 100 bin TL idari para cezası verilmesini de öneriyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece de bu ceza her ay tekrarlanacak şekilde de yaptırıma tabi kılıyoruz."
Güler düzenleme ile alkollü içecek üreten üreticilerin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak hiçbir etkinliğe destek vermesine veya gizli reklam yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyerek, gençlerin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edeceği özel uygulamaları da yasakladıklarını sözlerine ekledi.
Güler, alkollü içki isim, amblem kullanılmasına ilişkin soruya, "Şarap üreticilerimiz bağ sahibinin bununla alakası yok. Reklam ve sponsorluk noktasındaki yasaklama, anayasamızın amir hükmü. Yani siz alkolü özendirecek, teşvik edecek, onu böyle çok güzel bir içecekmiş gibi sunacak, reklam, sponsorluk ve diğer şeylerden gençlerimizin, ailelerimizin, çocuklarımızın uzak durması için yapılan bir çalışmadır" şeklinde yanıtı verdi.
Güler, İBB davasının devlet televizyonu tarafından yayımlanması önerisine, "İBB davası çok özellikle, geçmişteki darbe davalarıyla, 60 darbesinde yargılananlarla, 80 darbesinde yargılananlarla eş tutuluyor. Arkadaşlar ceza muhakeme usulü kavramı açık. Duruşma açık, aleni, bir sorun yok. İddianame paylaşıldı. 3 bin 900 sayfa. Ya biz hala şu Cumhuriyet Halk Partisi'nden dile getirilen delillerde MASAK raporu, HTS kayıtları, tanık anlatımları, itirafçı anlatımları, etkin pişmanlıktan yararlananların anlatımları. Ya şunlara bir cevap versinler. Hırsızlığı, yolsuzluğu, kamu ihalesine fesat karıştırması tek tek yazılmış iddianamede. Niye cevap vermiyorlar? TRT'den yayınlanınca ne olmuş olacak? Bakın duruşmalar başladı Pazartesi değil mi? Orada insanlar şunu niye merak etmiyor? İddianamede yer alan hususlar var, değil mi? Bir yerden para havalesi yapılmış. Bankadan. Delil olaraktan da iddianame yer alıyor. İlgili bir şahsa belediyedeki bir kişiye danışmana belediye veya belediye meclis üyesi veya eski bir vekile yönelik iddialar var. Niye cevap vermiyorlar bunlara? Bu para nereden gelmiş? Mesela bir milyon 250 bin euroyu almışsın. Hesabından bir şirketten gelmiş. Sonra bu para senin HTS kayıtlarıyla beraber birileriyle buluşmuşsun. Ver bunların cevaplarını. Bu para nerede? Bu parayı ne adına aldın? Verin orada iddialara cevapları" diye konuştu.
İran'a saldırılar sonrasında Türkiye'ye atılan füzelerle ilgili soru üzerine ise Güler, patriot ve Avrupa füze sistemlerini Türkiye'ye satılmadığına dikkat çekti. Güler, "Bugün biz hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yüzde 20'lerde olan savunma sanayi üretimi bizi her alanda yüzde 80'lerin üzerine çıkarttık. Bakın biz çelik kubbe mimarisini inşa ettik. Çelik kubbe mimarisi sadece geleneksel manadaki bir savunma sistemi değil. Çok katmanlı. Yani alçak irtifada veya dron dediğimiz veya diğer farklı balistik ve hipotitik füzeleri engelleme noktasında alt katmandan orta katmana ve üst katmana kadar çok üst düzey. Türkiye emin ellerdedir" dedi.
Kaynak: