Kars, tarihi ve kültürel mirasıyla Türkiye'nin en özel şehirlerinden biridir. Son yıllarda kalenin eteklerinde bulunan Bedesten bölgesinde gerçekleştirilen çalışmalarla tarihi doku büyük ölçüde yeniden canlandırıldı. Bugün bu alan, Karslıların ve şehre gelen misafirlerin açık havada vakit geçirebildiği, nefes alabildiği en önemli yaşam alanlarından biri haline geldi.
Ancak bu tarihi atmosferin tam ortasında yer alan beton köprü, bölgenin estetik bütünlüğünü bozmaktadır. Taş yapılar ve tarihi mimariyle çevrili bu alanda beton köprü, adeta göze batan bir görüntü oluşturmaktadır.
Oysa Kars'ın geçmişinden bugüne ulaşan çok değerli bir mirasımız var. Ruslar döneminde inşa edilen tarihi demir köprü, yıllar önce bulunduğu yerden sökülerek üniversite lojmanlarının bulunduğu bölgedeki Kars Çayı üzerine taşındı. Bugün bu köprü neredeyse kullanılmıyor; yalnızca dekoratif bir unsur olarak duruyor.
Bu tarihi demir köprünün yeniden Bedesten bölgesine getirilmesi, hem tarihi dokuya büyük katkı sağlayacak hem de Kars'ın turizm değerini artıracaktır. Böylece Kars Kalesi, Bedesten ve Kars Çayı çevresi çok daha uyumlu ve etkileyici bir görünüme kavuşacaktır.
Bazı yetkililer, demir köprünün mevcut beton köprüye göre daha kısa olduğunu gerekçe göstererek bu öneriye sıcak bakmıyor. Oysa bu teknik bir engel değildir. Gerekirse köprünün ayakları uygun şekilde genişletilerek tarihi demir köprü güvenli biçimde yerine oturtulabilir. Dünyanın birçok kentinde tarihi köprüler benzer mühendislik çözümleriyle korunmakta ve yaşatılmaktadır.
Bizim çağrımız nettir: Kars'ın tarihine yakışanı yapalım. Atıl durumda bekleyen Rus döneminden kalma tarihi demir köprüyü, ait olduğu tarihi atmosferle buluşturalım. Bu adım, yalnızca bir köprü değişikliği değil; Kars'ın kimliğine, tarihine ve turizm geleceğine yapılacak önemli bir yatırım olacaktır.
Yetkililerimizin bu öneriyi dikkate alarak gerekli çalışmaları başlatmasını ve Kars'a yakışan bu tarihi bütünlüğü sağlamasını bekliyoruz.
Kaynak:Haber Merkezi