Ankara’nın parklarını mesken tutan yeşil papağanlar sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor

Ankara’nın parklarını mesken tutan yeşil papağanlar sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor

Yeşil papağanlar, şehirlerin ısı avantajı ve fırsatçı beslenme alışkanlıkları sayesinde Ankara'nın sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor.

Yeşil papağanlar, şehirlerin ısı avantajı ve fırsatçı beslenme alışkanlıkları sayesinde Ankara'nın sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor.

Ankara'nın parkları ve yeşil alanlarında son yıllarda sıkça görülmeye başlanan yeşil papağanlar, renkli görüntüler oluşturmalarının yanı sıra ekosistem üzerindeki etkileriyle de gündeme geliyor. Doğal yaşam uzmanları, bu türlerin kentteki varlığının yerli kuş türleriyle yuva ve besin rekabetine yol açabildiğini belirtirken, ihtimal ekolojik etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, yeşil papağanların zümrüt yeşili renkleri, kanca şeklindeki kırmızımsı gagaları ve uzun mavimsi-yeşil kuyruklarıyla kolayca ayırt edilebildiğini, erkek bireylerde bulunan kırmızı boyun halkasının ise cinsiyet ayrımını sağladığını aktardı.

"Başarılı bir yerleşim gösterdikleri için sayıları arttı"

Yeşil papağanların ana vatanının aslında Afrika, Güney Asya ve bazı Orta Doğu ülkeleri olduğunu dile getiren Arzu Gürsoy Ergen, "Bizim ülkemizin yerli bir türü değil. Nasıl geldiğiyle ilgili pek çok rivayet var ama diyebiliriz ki kafes kaçkını bir tür. Büyük ihtimalle güzel oldukları için, renkli, dikkat çekici oldukları için beslenmek üzere ülkemize getirildiler. Daha sonra da ya bakılamadığı için ya kafesten farklı sebeplerle kaçtığı için şehir ortamına yerleşmiş oldular. Burada da başarılı bir yerleşim gösterdikleri için de sayıları arttı ve artık parklarda her yerde görebiliyoruz onları" ifadelerini kullandı.

"Yararlanabilecekleri köşeleri tercih ederek, soğuğa karşı koyabiliyorlar"

Ankara'nın sert iklim şartlarına papağanların nasıl dayandığını açıklayan Ergen, "Şehirlerde çok sayıda binanın olması, asfalt, egzoz ısısı gibi etkenler ada etkisi oluşturuyor. Ayrıca şehirler kırsala göre 1-2 derece daha yüksek ısıya sahiptir. Bundan kaynaklı olarak da yeşil papağanlar şehirlerde biraz daha kuytu köşeleri, trafolara yakın yerleri, binaların çatı kenarları gibi soğuktan korunabilecekleri yerleri tercih ediyorlar. Yararlanabilecekleri köşeleri tercih ederek soğuğa karşı koyabiliyorlar. Diğer faktör ise beslenme. Kuşların vücut sıcaklıkları yaklaşık 40 ila 42 derece arasında değişebiliyor. Bu da demektir ki hızlı bir metabolizma. Metabolizmalarının hızlı olabilmesi için de besin bulmaları gerekiyor. Dolayısıyla da şehir içerisinde de artık besinlerini bulabiliyorlar. Bunlar fırsatçı türler. Fırsatçı tür oldukları için de parklardaki tohumlar, meyveler, yeşillikler ya da çöplerden farklı besinler bularak beslenebiliyorlar" dedi.

Ergen, bu kuşların gruplar halinde gezdikleri için birbirlerinin vücut ısılarını da desteklediklerini belirtti. Ergen, yeşil papağanların parklardaki ağaç kovuklarını yuva olarak tercih ettiğini vurgulayarak, bu durumun ağaçkakan, sığırcık ve baştankara gibi türlerle yuva rekabetine yol açtığını, erken yuvalanmaları nedeniyle daha elverişli alanları ele geçirdiklerini ve besin tercihleri sebebiyle sincaplarla da rekabet içinde olduklarını ifade etti. Ankara'da yaz mevsiminin aslında bir çeşit filtre görevi gördüğünü söyleyen Ergen, şu ifadelere yer verdi:

"Bu soğukta en sağlıklı olan, en iyi beslenebilen ve en iyi yuva bulabilen bireyler hayatta kalabiliyor. Dolayısıyla da güçlü olanlar yaşamına devam edebildiği için gittikçe daha sağlıklı, daha güçlü, daha adaptasyonu yüksek bireyler Ankara'da yaşamaya devam ediyor. Bu da üreme başarılarının paralelinde daha fazla olmasını gösteriyor. Hepsini birbirine ekleyerek cevap verecek olursak sayıları Ankara'da artmaya başladı."

"Öncelikle izleme çalışmalarının yapılması gerekiyor"

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün 2019-2022 yılları arasında yaptığı proje kapsamında yeşil papağan türünün incelendiğini hatırlatan Ergen, "Değerlendirildiği süreçte öncelikle izleme çalışmalarının yapılması gerekiyor. Çünkü bu izleme çalışmalarıyla birlikte sayıları artıyor mu, başka türler üzerine baskıları var mı, üreme başarıları ne düzeyde gibi çeşitli verilerin elde edilmesi gerekiyor. Bu veriler elde edildikten sonra ancak ne yapılabileceğine karar verilebilir. Avrupa'da yeşil papağanlar çok yaygın. Örneğin İngiltere'deki parklarda oldukça yaygın ve sayıları çok fazla. Yeşil bir bulut oluşturuyor orada ve ciddi tehlike oluşturuyorlar. Diğer türlerin besinlerini alıyorlar, daha fazla besleniyorlar. Ekin tarlalarında zararlara yol açabiliyorlar. Türkiye'de henüz bu durumlar söz konusu değil. İzleme çalışmaları yapılıyor. Bu izleme çalışmalarının sonucunda bir karara varılarak, ne yapılabileceği belirlenecektir" dedi.

Arzu Ergen, doğal habitatı dışında sonradan yerleşen türlerin değerlendirilmesinde ekonomik zarar, hastalık riski ve yerli türler üzerindeki baskının esas alındığını vurgulayarak, bu üç ölçüte göre türlerin geleceğine karar verildiğini dile getirdi.

"Bahçemizdeki kiraz ağaçlarımıza dadanıyorlar"

Yaklaşık 40 senedir Kurtuluş Parkı'nın ilerisinde yaşadığını belirten Reyhan Çelik, "5-6 senedir papağanlar bizim bahçemizin yanında kiraz ağaçlarımız var. Kirazlar olunca oraya dadanıyorlar. 5-6 tane geliyorlar, ağaçların arasında yiyorlar. Her gün sabah saat 11'de, bir de akşam saat 5'den sonra geliyorlar. Kiraz bir tane kalana kadar orayı taşlıyorlar. Hiç kiraz bırakmıyorlar. Gayet güzeller de böyle. Kendileri yeşil, ağaçlar da yeşil. Böyle arada çok güzel. Kuyruklarından seçebiliyorsun. Torunlara falan söylüyorum. Onlar "Babaanne ne zaman gelecek bu papağanlar" diye bekliyorlar. Komşumuz, "Onların Kurtuluş Parkı'nda yerleri var, oradan geliyorlar büyük bir ihtimalle" dedi" diye konuştu.

"Papağan taşıyan kamyonun devrilmesiyle birçok parka dağılan sürümüz var"

Yaklaşık 50 senedir ailesinin Kurtuluş'ta ikamet ettiğini söyleyen Mert Sivri, "1999'la 2000 arasında yanlış olmasın, Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı'nda bir papağan taşıyan kamyonun devrilmesiyle Ankara'nın Seymenler Parkı da dahil olmak üzere birçok parka dağılan bir papağan sürümüz var. Yerden ekmek bile yemiyorlar. Sadece ağaçlardalar, kendi yaşamlarını sürdürüyorlar. Genellikle beslemeye çalışıyor vatandaşlar ama papağanlarımız genellikle uzak kalmanın peşinde. Biraz yabaniler, evcilleştirilmemiş papağanlar bunlar. Önceden daha çoklardı, şu anda azaldılar. Farklı parklara göç oluyor Ankara içerisinde. 28 yaşındayım, 15 senedir parka gelirim, daha hiçbir vatandaşın elinde tuttuğunu dahi görmedim. O derece yabaniler" ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler