Bir hüzün çöker üstüme inceden inceye nasıl yapsam bilemiyorum.Yılların biriktirdiği acıyı soluyorum ansızın.Hayat ne çabuk tükeniyor diyorum içimden sahi.Lastikli ayakkabılar geliyor aklıma…okul yıllarımda dışarıda sıra olurken utancımdan hep arka sıraya kaçardım ayakkabılarım görünmesin diye.Hüzne ekmeğimi bandıra bandıra giderdim okula…Olsun yine de idealist ruhum hep dinçti.Güneş doğar doğmaz ışıktan faydalanmak adına erkenden kalkar ders çalışırdım beton merdiven üzerinde.Hep didinir ama hiç vazgeçmezdim idealimden.Gece lambasının önünde çalıştığım yılları hatırladığımda gözlerimden yaş boncuk boncuk damlar kalbime.Şimdi oturmuş bilgisayar önünde yazı yazıyorum hey gidi günler hey...Ama şunu diyeyim ki yaşadıkların hep seninledir nedense yıllar geçse de atamazsın onu hayat boyu saklarsın içinde
Yine de aradığımı bulamadım diyorum içimden,hayata tam anlamıyla ısınamadım diyorum içimden,hep bir yanımda eksiklik vardır nedense.Çoluk çocuğa da karışsan da yine özlemini duyarsın hayal ettiğin yılların.Gençlik yavaş yavaş tükenmekte lakin filizlenen fikirler hiçbir zaman tükenmez,o yıllarda ne ekilmişse hep o yeşerir hayat boyu.Şaşırtıyor insanı yıllar,bazen yedisinde ne isen yetmişinde o olamıyorsun,diyalektik gerçekliğe takılıyorsun.Değişiyor her şey,değişiyor zaman ve insan gerçekten.Bazen çok nefret ettiğin şeyin müptelası oluyorsun.Baktıkça hayata kendi kendine şaşırıyorsun bu ben miyim sahiden?Geri dönüşü olamayan bir yolda yürüyorsun zaman zaman ve ayakların çelmeye takılıyor düşüyorsun…Düşmemek için çırpınıyorsun ama nafile…
Yaptığın şeyden zevk almadıysan ne edeceksin.Hayatı dolu dolu yaşamadıysan ne edeceksin.Güne merhaba derken gözlerini ovuşturan çocuk misali kıpır kıpır uyanmadıysan uykudan ne edeceksin.Suya hasret ekinler gibi kurumaktasın maalesef,yağmur duasına çıksan da nafile geçmiştir zamanı yağmurun.Yine de şükür gelir içinden,şükretmek teslimiyet değildir diyerekten başını kaldırırsın yukarıya.Şükretmek yetindiğinle kanaat etmektir değil mi?.Garipler sofrasına otururken hep açlık gelir aklına.Sönük bir lambanın ışığı nasıl yok olmuşsa hayat da aynen lamba misali kayboluyor zaman zaman.
Arayış içinde olmak ve aradığını bulmak gerçekten güzel,sevdasına müptela olduğun şeyin azıcık ucunu yakalamışsan ne mutlu sana.Bulamadım deme yanlış yerde aradın bence.Doğruyu doğru yerde aramak gerekir çünkü yanlışa düşmemek elde değil.Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz derler ya!işte öyle ….
Bazen insan aradığını bulamayabiliyor hayat içerisinde yine de yaşama sımsıkı sarılmalı,onu iliklerine kadar yaşamalıdır.Uğruna ölecek kadar sevdiğin şeyler değişmedikçe gerisi beyhude.Seni doğruya ve güzele götürecek şeyler değişmez,sadece değişimin değiştirdiği şeyler değişebilir o da kaçınılmazdır.Bir çoban kadar yalnızsan dağ başlarında ve temiz havayı soluyorsan ciğerlerine kadar ve dürüstlüğü başucuna koymuşsan gerisi vız gelir vız. Ne diyor şair “Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var; kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin. Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin...”
Aradıklarımı Bulamadım
Yayınlanma:
Güncelleme:
Kars Manşet Yazarı Serdar Ekmekçi'nin "Aradıklarımı Bulamadım" başlıklı köşe yazısı:
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Resmi İlanlar
Kars Haber