ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Türk sanayicisini küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır"

ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Türk sanayicisini küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Hedefimiz, Türk sanayicisini ülkemizde kurulacak nükleer santrallere mal ve hizmet sunmanın ötesine taşıyarak, küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır" dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Hedefimiz, Türk sanayicisini ülkemizde kurulacak nükleer santrallere mal ve hizmet sunmanın ötesine taşıyarak, küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır" dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından, "Sanayide Dönüşüm, Yetkinlik ve Rekabetçilik: İkiz Dönüşümden Nükleer Tedarik Zincirine" paneli düzenlendi. Panelde Türk sanayisinin dönüşümü, yetkinliklerin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca, ikiz dönüşüm sürecinin sanayiye etkileri ile nükleer enerji alanında yerli sanayinin tedarik zincirine dahil edilmesine yönelik fırsatlar da ele alındı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, burada yaptığı konuşmada, sanayide dönüşümün Türkiye'nin küresel üretim yarışındaki konumunu doğrudan etkilediğini belirterek, rekabet şartlarının maliyet ve üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji, verimlilik, enerji güvenliği, karbon yoğunluğu, veri ve tedarik zinciri dayanıklılığını da kapsadığını ifade etti.

"Yüksek teknolojiyi sattığımızdan çok daha yoğun biçimde satın alıyoruz"

Sanayide rekabet gücünün bir tarafını verimlilik oluştururken, diğer tarafını ise teknoloji düzeyi oluşturduğuna dikkati çeken Ardıç, "2026 yılının ilk yedi ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayii ihracatımızdaki payı yüzde 3,7'de kalırken, ithalatımızdaki payı yüzde 12,1 oldu. Ankara'mızda ise yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 13'ü aşarak, Türkiye ortalamasının oldukça üzerine çıktı. Buna karşılık yüksek teknoloji ürün ithalatımız ise yüzde 21'ler düzeyinde gerçekleşti. Yani yüksek teknolojiyi sattığımızdan çok daha yoğun biçimde satın alıyoruz" açıklamasında bulundu.

Ardıç, teknoloji açığının Türkiye'nin rekabet gücü ve dış ticaret dengesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirterek, üretim gücü artırılırken sanayinin teknoloji düzeyi ve oluşturduğu katma değerin de yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. Ardıç, yeşil ve dijital dönüşüm ile enerji ve sanayi politikalarının artık aynı rekabet stratejisinin birbirini tamamlayan unsurları haline geldiğini vurguladı.

"Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, karbon yoğun sektörlerde ihracatın şartlarını yeniden şekillendiriyor"

Karbon düzenlemelerinin sanayicilerin rekabet şartlarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Ardıç, "1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemine geçen Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), karbon yoğun sektörlerde ihracatın şartlarını yeniden şekillendiriyor. Ülkemizde de İklim Kanununun ardından Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği'nin yayımlanmasıyla yeni bir döneme girdik. Karbon artık yalnızca bacadan çıkan bir emisyon değil; bilançoya yansıyan bir maliyet, pazara girişte karşılaşılan bir kriter ve yatırım kararlarını etkileyen bir rekabet unsurudur. Ankara Sanayi Odası olarak temel önceliklerimizden biri, bu süreçte sanayicilerimize rehberlik etmektir" ifadelerine yer verdi.

"SKDM kapsamındaki ürünler, Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8'ini oluşturuyor"

Ardıç, hazırladıkları "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi" araştırma raporunda, sanayi sektörünün yeni döneme hangi şartlarda girdiğini firma düzeyindeki verilerle analiz ettiklerini belirterek, "2023 itibarıyla SKDM kapsamındaki ürünler, Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8'ini, Ankara'nın ihracatının ise yaklaşık yüzde 7'sini oluşturuyor. Bu nedenle SKDM, Ankara sanayisinin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Ankara'mız bu süreçte önemli bir avantaja sahip. Başkent sanayisinin üretim yapısında ana metal ağırlığı azalırken, fabrikasyon metal ürünleri ile makine ve ekipman gibi mühendislik kabiliyetimizin güçlü olduğu daha ileri işlenmiş ürünlerin ağırlığı artıyor. Bu dönüşüm bize önemli bir hareket alanı sağlıyor" diye konuştu.

Finansmana erişimin zor olduğu mevcut ortamda dijitalleşme, enerji ve karbon azaltımı yatırımlarının sanayiciler için ciddi bir mali yük oluşturduğunu belirten Ardıç, yeşil dönüşümün doğru yönetilmesi halinde maliyetleri düşürerek firmalara ihracatta rekabet avantajı sağlayacağını ifade etti. Ardıç, asıl hedeflerinin karbonu ölçmekten azaltmaya, verimlilik ve katma değeri artırmaya geçmek olmalı gerektiğinin altını çizdi.

"Nükleer ekosistemi yakından tanımalarını ve küresel tedarik zincirlerine erişmelerini sağlamaya çalışıyoruz"

Ardıç, nükleer enerjinin yalnızca elektrik üretimi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu alanın geniş bir sanayi ekosistemi oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle nükleer tedarik zincirine dahil olmanın, sanayi sektörü açısından bir üst lige çıkmak olduğunun altını çizen Ardıç, "Bu lige girmenin şartları ağırdır. Kalite, izlenebilirlik, belgelendirme, insan kaynağı ve üretim disiplini gerektirir. Fakat bu standartları karşılayan bir firma, nükleer alanda yetkinlik kazanmakla kalmaz; savunma, havacılık, enerji ve ileri makine sanayilerinde küresel tedarik zincirlerine girme kapasitesini de yükseltir. Ankara Sanayi Odası olarak bu potansiyeli yıllar önce gördük; 2017 yılında Türkiye'nin ilk ve tek nükleer sanayi kümelenmesi NÜKSAK'ı kurduk. Bugün NÜKSAK aracılığıyla firmalarımızın uluslararası kalite ve belgelendirme standartlarına ulaşmalarını, nükleer ekosistemi yakından tanımalarını ve küresel tedarik zincirlerine erişmelerini sağlamaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"Hedefimiz, Türk sanayicisini küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır"

NÜKSAK'ın Bakanlık tarafından ikinci kez desteklenmesinin çalışmaların devamlılığı ve firmaların nükleer tedarik zincirinde daha ileri bir seviyeye taşınması açısından önemli olduğunun altını çizen Ardıç, "Hedefimiz, Türk sanayicisini ülkemizde kurulacak nükleer santrallere mal ve hizmet sunmanın ötesine taşıyarak, küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır. Ankara'da üretilen bir parçanın, ekipmanın veya geliştirilen bir mühendislik çözümünün Avrupa'dan Asya'ya dünyanın farklı coğrafyalarındaki projelerde kullanılmasını hedefliyoruz. Çünkü gerçek yerlileşme, bir projede yerli ürün kullanmanın ötesinde, o ürünü geliştirme ve üretme yetkinliğini kalıcı hale getirerek dünya pazarlarına satabilmektir" dedi.

Savunma ve havacılık sanayiinde yerli teknoloji geliştirme konusunda ortaya çıkan başarının nükleer enerji teknolojilerine taşınmasını da önemli bulduğunu ifade eden Ardıç, TMRS Energy tarafından küçük modüler reaktör teknolojilerine yönelik yürütülen çalışmaların, özel sektörün nükleer alanda teknoloji geliştiren ve özgün ürünler üreten bir aktör olabileceğini gösterdiğini söyledi.

Ankara Kalkınma Ajansı Genel sekreteri Duhan Kalkan ise sanayide değişimin uzun süredir gündemde olduğunu ancak asıl dikkat edilmesi gerekenin değişimin hızındaki artış olduğunu belirtti. Kalkan, sanayi devrimlerinin mekanizasyonla başlayıp seri üretim, dijitalleşme ve akıllı fabrikalara uzandığını ifade ederek, teknolojik dönüşümün son yıllarda giderek hızlandığına dikkat çekti.

"Ankara savunma sanayisinin lokomotifi"

Kalkan, hızlı teknolojik gelişmeler karşısında Ankara'nın yüksek katma değerli üretim, teknoloji ve yenilikte önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ankara'nın savunma sanayisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Kalkan, çalışan nüfusun yüzde 80'inden fazlasının özel sektör ve üretim ekonomisinde faaliyet gösterdiğini, kentin ülke ekonomisindeki payının son üç yılda yüzde 8,9'dan yüzde 10,5'e yükseldiğini söyledi. Kalkan, Ankara'nın 15 organize sanayi bölgesi ve 14 teknoloji geliştirme merkeziyle öne çıktığını da kaydetti.

ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Türk sanayicisini küresel nükleer tedarik zincirinde kalıcı bir konuma ulaştırmaktır"

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir