Av. Oğuz Beyler Koçlu MHP Kars Milletvekili Aday Adayı
Av. Oğuz Beyler Koçlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kars Milletvekili Aday Adaylığını açıkladı.
Av. Oğuz Beyler Koçlu, MHP Kars İl Teşkilatında yaptığı adaylık başvurusunun ardından basın toplantısı düzenledi.
Koçlu, “1960 Kars Akdere doğumluyum; evliyim, iki çocuğum var. Kızım Başkent Üniversitesinde Kulak Burun Boğaz doktorudur. Oğlum Hukuk Fakültesinde öğrencidir. Eşim ilkokul öğretmenidir. Bu çevrede yetişmiş olan, bu toprakların insanıyım. Kars’ta ortaokul eğitimimden sonra Diyarbakır Öğretmen Lisesini ardından da Ankara’da 3 üniversite bitirdim. İlk, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin Türkiye ve Ülkeler Coğrafyası bölümünü bitirdim. Dönem birincisi olarak 20 yaşında mezun oldum. Aynı yıllarda eğitim dersleri almam nedeniyle yüksek öğretmen okulu diplomasını aldım. 12 Eylül nedeni ile Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesini ülkü ocakları yönetiminde görevli olmam nedeni ile üniversitede asistan olmam engellendi. Hatta öğretmen olarak tayinimin yapılması da engellendi. Daha sonra 1981 yılında Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde coğrafya öğretmeni olarak göreve başladım. İki sene sonra müdür yardımcılığı yaptım. Akabinde il müdür yardımcılığı teklifi aldım. Ancak hukuk fakültesini kazandığım için Ankara’ya döndüm. Hukuk fakültesi okurken aynı zamanda dershanede ders verdim. Adalet meslek lisesinde de ders verdim. Coğrafya ve hukuk dersleri verdim. Bu arada birçok derginin coğrafya bölümünün editörlüğünü yaparken iki tanede kitap yazdım. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra öğretmenliğe ara verip avukatlık yapmaya başladım. Hâlihazırda Ankara’da aktif halde 6 tane elemanın çalıştığı üçü avukat olmak üzere hukuk bürom var. Ayrıca İstanbul’da işlerimi takip eden iki avukatlık bürosuyla part-time maaşlı çalışan bir avukat çalışanım var. Avukatlığımı yaparken iş hukuku üzerine de uzmanlaştım. İş hukuku dalında yüzlerce mahkeme kararına esas teşkil etmek üzere bilirkişi raporu hazırladım. Çok şükür şuan da Ankara’nın en saygın iş alanlarından birine sahibim.” dedi.
Av. Oğuz Beyler Koçlu, niçin aday adayı olduğunu ve niçin Milliyetçi Hareket Partisi’ni tercih ettiğini de şöyle açıkladı;
“Milliyetçi Hareket Partisi çünkü; 5 yaşından beri ülkücüğüm. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin ülkü ocakları yönetiminde yer aldım. Bunun dışında muhtelif görevlerim oldu. Nihayet Kars ilimizde çalışmamız gerektiğini inandım. Kars’ta ki muhtelif faaliyetlere katıldım. Milliyetçi Hareket Partisi il başkanlığının faaliyetlerine katıldım. Bundan dolayı da il başkanlığı ve yönetimi bana bir plaket verdiler. Teşekkür ediyorum. Ayrıca Kars il delegesiyim. Milliyetçi Hareket Partisinin genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin söylediği gibi “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim” düşüncesini sahip olan, milletini, ülkesini kendisinden daha çok seven bir düşünceye sahip olduğum için, Milliyetçi Hareket Partisinin düşünce çerçevesi içinde olduğum için Milliyetçi Hareket Partisinden aday olmaya karar verdim.”
Av. Oğuz Beyler Koçlu konuşmasına şöyle devam etti:
“Milliyetçilik sadece ülkesini sevmek ve onun yücelmesini istemekten mi ibarettir. Şüphesiz değil. Onun için gerekli olan mücadeleler de vermektir. Ve benim gerçekten aday olmak istememde ki en büyük neden televizyon izlerken maalesef kendilerini düşünce adamı, gazeteci veya politikacı olarak adlandıran kimselerin cumhuriyeti Atatürk düşüncelerini bertaraf etme görüşlerini ilanen, açıkça söylemeleri karşısında bunlarla bu zihniyette mücadele edilmesi gerektiğine inandığım için aday adayı olmaya karar verdim. Ülkemin mevcut cumhuriyeti Atatürk’ün emanet ettiği cumhuriyeti yaşayabilmesi için mutlak süratle mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum. Şöyle düşünelim; etrafımızdaki ülkelere baktığımız zaman Türkiye’nin bu ülkelerden bir adım daha ilerde olduğunu görüyoruz. Bunun tek nedeni var. Şüphesiz ki Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyet. Aksi takdirde kargaşanın olduğu diğer Ortadoğu ülkelerinde pek fazla bir farkımız olmazdı. Kars’a baktığımız zaman internetten Türkiye İstatistik verilerine şöyle bir göz attım. Şunu gördüm. 2014 yılı itibariyle Türkiye’de milli gelirin 10 bin 440 dolar olduğunu gördüm. Peki, bu ne zamandı? 2014 Aralık’ta bu böyleydi. Son zamanlarda doların oldukça yükseldiğini görüyoruz. Bu şu anlama geliyor. Türkiye’deki milli geliri 9 bin dolar. Doların yüzde 15–20 civarında bir değer kazandığını hesaplarsak 9 bin doların altına düştüğünü gösteriyor. Ülkemizin fert başına düşen milli geliri bu. Peki, Kars’ın durumu nedir? Kars’ın durumu tamı tamına Türkiye ortalamasının yarısı. Yani 4 bin 500’lere tekâmül ediyor. Peki, dünya ülkelerinde durum nedir? 4 bin 500 dolar dünyada ki en gelişmemiş olan ülkelerin sahip oldukları milli gelir miktarıdır. Kars niçin Türkiye’nin yarısı ve sonucu nedir? Maalesef Karsımız önemli miktarda göç vermektedir. Yine Türkiye istatistik enstitüsü kurumunun kayıtlarından çıkan 2001 yılında Kars’ın nüfusu 312 bin. Peki, 2014 yılı sonu itibari ile ne kadar? 296 bin. Yani geçen 14 yıllık bir sürede 16 binden fazla nüfuz Kars’tan göç etmiş. Her sene bin kişiden yaklaşık 33 kişi Kars’tan göç etmektedir.”
Av. Oğuz Beyler Koçlu daha sonra şunları söyledi:
“İnsanlar niçin göç eder? İnsanlar karnının doyduğu yere giderler. Kars’ta yeteri kadar yatırım olmuş olsaydı, insanlar iş güç sahibi olmuş olsalardı şüphesiz Kars’ı terk etmezlerdi. Zaten en başta da arz ettiğim gibi milli gelir Türkiye’nin yarısına denk olan bir ilde nüfusun kalması insanların yaşamak istemesi normal bir durum olmazdı. Nüfusun yaklaşık yüzde 20’si tarımla uğraşıyor. Tarımla sanayi hemen hemen denk. Hizmet sektörü yüzde 50’nin biraz üzerinde. İnşaat sektörü yüzde 58 civarında. Bu ne anlama geliyor? Gelişmiş olan ülkelerde tarımda çalışan nüfus oranı 2 buçuk ile 5 arasında değişir. Yüzde 20 oranı ülkemizde sanayileşmenin olmadığını dolayısıyla buna paralel olarak ta gelişmişliğin olmadığını çok açık b,ir şekilde göstermektedir. Bir başka hususa değinmek istiyorum. Maalesef ülkemizin en önemli kanayan yarası bana göre yolsuzluk. Niçin yolsuzluk? Çünkü yolsuzluk peşinden yoksulluk getiriyor. Çünkü yolsuzluk yapanlar diğer insanların hakkını yedikleri için o diğer insanlar yoksul duruma düşüyorlar. Dünyada birçok ülkeyi gezdim. Şunu gördüm. Yolsuzluluğun olmuş olduğu ülkelerin gelişemediği, kuralların işlediği ülkelerde ise gelişmişliğin önemli safhada olduğunu tespit ettim. Milliyetçi Hareket Partisinin 9. olağan büyük kongresinde parti programının 95. sayfasında yolsuzluk ve yoksullukla mücadele var. Ve ben bunu önemsiyorum, benimsiyorum. Ve diyorum ki bu yolsuzluklarla mücadele etmek için aday adayı oldum. İnanmanızı istiyorum. Gerçekten maddi hiçbir çıkar eklentim olmadı olmayacak. Buna ihtiyacım yok çok şükür.
Av. Oğuz Beyler Koçlu ayrıca, “Hemen komşumuz da Azerbaycan var. Karabağ meselesi var. Azerbaycan Türklerinin Ermeniler tarafından katledildiği ve sürgüne gönderildiği hepimizce bilinen bir olaydır. Ama her nedense biz Türkiye olarak kardeşlerimizi katleden insanlarla dost olma yolunu seçmeye çalıştık. Güçlü Türkiye böyle olmamalı. Birde Irak’ta ki Türkmen kardeşlerimiz. Üniversite bir arkadaşım vardı Türkmen. Ve babası Saddam tarafından idam edilmişti. Onun için Irak Türkmen bölgesine karşı ayrıca özel bir ilgimin olduğunu arz etmek isterim. Peki, burada ne oldu? Burada bazen dedi ki Kobani bizim namusumuzdur dedi. Eğer Türkiye büyük bir ülkeyse Telafer, Kamışlı, Tusurmatu, Kerkük ne oldu? Orada ki Türkmenler ne oldu? Bizim Türkiye onları namus meselesi olarak görmedi. Mezhep meselesi olarak gördü. Sonuç? Sonuç Türkmenlerin bir kısmı terör örgütünün kucağına atılırken diğer bir kısmı İran’ın mahiyeti altında kalması sağlandı. Peki, biz Türkiye’ye Suriyelileri aldık mı? Suriyeliler kimler? Yezitler vardı, Araplar vardı ve diğer gruplar. Bugün Ankara’da sokaklarda gezdiğimiz zaman Suriyeli dilencilerden geçemezsiniz. 10 yıl sonra bunların Türkiye’de ne büyük problemler oluşturacaklarını mutlaka hesaplanması gerekmelidir. Yezitleri kabul ettiniz, Arapları kabul ettiniz diğerlerini kabul ettiniz. Peki, Türkmenler insan değil miydi? Türkmenler niçin kabul edilmedi? Türkiye niçin bunlara sahip çıkmadı? Çevremizde ki ülkelerin lider ülkesiydik. Maalesef hiçbir konuda diğer ülkelerle ilgili jeopolitik önemi çok fazla olan ülkemizin yalnızlığa itilen bir ülke konumunda olduğu ve saygınlığının kalmadığı bir ülke olduğunu için acıyarak görüyorum. İşte bu konuma getiren zihniyetlerle mücadele edebilmek için aday adayı oldum.” ifadelerini kullandı.
Aday Adayı olmasının bir başka nedeninin ise bu ülkede de dürüst siyasetçinin olduğunu, çalışkan siyasetçinin olduğunu göstermek olduğunu belirterek, “Ülkesi için bir şeyini feda etmeyi düşünecek olan siyasetçi olduğunu göstermek için aday adayıyım. Bunlar için aday adayıyım. Aday adaylığımın ülkeme, Kars’a ve partime hayırlı olması dileğiyle saygılarımı sunuyorum.”
AV. OĞUZ BEYLER KOÇLU’NUN ÖZGEÇMİŞİ
1960 Kars Merkez Akdere Köyü doğumluyum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Kızım Başkent Üniversitesi Kulak Burun Boğaz bölümünde Asistan Doktor, oğlum Hukuk Fakültesi öğrencisi, eşim ise ilkokul öğretmenidir.
İlkokulu köyümde ortaokulu Kars Atatürk Ortaokulunda, Liseyi Diyarbakır Öğretmen lisesinde birincilikle bitirdim. 1976 yılında girdiğim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türkiye ve Ülkeler Coğrafyası Bölümünü 1980 yılında dönem birincisi olarak bitirdim. Dil tarih Coğrafya Fakültesi Ülkü Ocakları yönetiminde çalıştım. Yüksek Öğretmen Okulu yurdunda kaldım. Yönetimde görev aldım. Üniversitede okurken Kars Coğrafyası üzerine tez hazırladım, ayrıca Kars’taki yaylacılık faaliyetleri üzerine seminer çalışması yaptım. Ağrı’nın Eleşkirt İlçesinde 1980-1985 yılları arasında Coğrafya Öğretmenliği ve Lise Müdür yardımcılığı yaptım. Sonra Ankara’ya geldim. Dershane öğretmenliği yaptım. Birçok derginin Coğrafya bölümü yazarlığını yaptım. (Sınav dergisi vb.)Türkiye Coğrafyası üzerine (ÖSS) ve (ÖSY) olmak üzere iki adet kitap yazdım.
1984 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdim. 1990 yılında bitirdim. Hale avukatlık yapmaktayım. Ankara’da 3 avukatın ve 3 yardımcı elemanın çalıştığı bir hukuk bürom var. Ayrıca İstanbul’daki İşyerimi takip eden 2 hukuk bürosu ve maaşlı part-time çalışan bir avukat çalışanım var. İş hukukuyla ilgili olarak bilirkişilik yaptım yüzlerce bilirkişi raporu hazırladım. İş hukukunda önemli değişiklikler yapılmasının gerektiği düşüncesindeyim.