Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Hocalı soykırımı 20’nci yüzyılın en kanlı suçlarından biriydi ve halkımız buna maruz kalmıştı"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Hocalı soykırımı 20’nci yüzyılın en kanlı suçlarından biriydi ve halkımız buna maruz kalmıştı"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Hocalı'da "Soykırım Anıtı"nın açılışında gerçekleştirdiği konuşmada, "Hocalı soykırımı 20'nci yüzyılın en kanlı suçlarından biriydi ve halkımız buna maruz kalmıştı. 30 yıl boyunca adaletsizlikle...

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Hocalı'da "Soykırım Anıtı"nın açılışında gerçekleştirdiği konuşmada, "Hocalı soykırımı 20'nci yüzyılın en kanlı suçlarından biriydi ve halkımız buna maruz kalmıştı. 30 yıl boyunca adaletsizlikle karşılaşan halkımız kimliğini, onurunu ve inancını korudu" dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mehriban Aliyeva ve diğer aile üyeleriyle birlikte, Hocalı şehrinde inşa edilen Hocalı Soykırım Anıtı'nın resmi açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Aliyev, hayatını kaybeden 613 kişinin anısına anıtın önüne çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu. Hocalı Anıtı'nı gezdikten sonra Cumhurbaşkanı Aliyev, anı defterini imzaladı ve ardından Hocalı bölgesi topluluğunun temsilcileriyle bir araya geldi.

Hocalı'nın Azerbaycan halkı için en büyük facia olduğunu belirten Aliyev, "Bu faciayı dünya kamuoyuna ulaştırmak, haklı davamızı dünya birliğine sunmak için hem Azerbaycan devleti hem de sivil toplum kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve pek çok kurum aktif şekilde çalışmıştır. Burada özellikle Haydar Aliyev Vakfı'nın faaliyetlerini belirtmek isterim. Vakıf kurulduktan hemen sonra Hocalı'ya Adalet isimli geniş kapsamlı hareketine başladı. Bu girişimi Vakfın Başkan Yardımcısı Leyla Aliyeva yürütüyordu. Son 20 yıl boyunca onun girişimiyle dünyanın birçok ülkesinde pek çok etkinlik, sunum, sempozyum ve konferans düzenlenmiş, birçok kitap, broşür ve kitapçık yayımlanmıştır. Çünkü Ermenistan devleti, dünya Ermeniliği ve dünya Ermeniliğinin, Ermenistan devletinin arkasında duran devletler bu kanlı faciayı örtbas etmeye çalışıyordu. Hatta Ermeni propagandacıları Azerbaycan'ı bu faciada suçlamaya çalışıyordu. Eğer biz kendi haklı sesimizi yükseltmeseydik bugün belki de dünyada Hocalı soykırımıyla ilgili gerçeğe uygun bilgi olmayacaktı. İşte bizim ısrarlı çabalarımız sonucunda artık yaklaşık 20 ülke Hocalı soykırımını resmen soykırım olarak tanımıştır ve bu süreç devam etmektedir" dedi.

"Hocalı soykırımını gerçekleştiren, Azerbaycan halkının kanına bulaşmış haydutlar mahkeme önünde hesap vermek zorunda kaldılar"

Hocalı'ya Adalet hareketinin büyük bir etkisi olduğunu belirten Aliyev, "Yine de söylüyorum, biz adalet talep ediyorduk. Ancak ne yazık ki uluslararası kuruluşlar ve dünyanın önde gelen ülkeleri bu faciamıza kayıtsız kalıyordu. Yine belirtmek isterim ki Ermenistan devletinin işlediği bu kanlı suç örtbas edilmeye çalışılıyordu. Biz ise adalete adım adım ilerliyorduk. Yaklaşık 20 ülkenin Hocalı soykırımını resmen tanıması bir adımdı, Vatan Savaşı ve şanlı zaferimiz ikinci adımdı, Hocalı şehrinin iki buçuk yıl önce kurtarılması ise son adımlardan biriydi. Nihayet son adım ise yakın zamanda Bakü'de savaş suçlularına karşı yapılan mahkeme süreci oldu. Hocalı soykırımını gerçekleştiren, Azerbaycan halkının kanına bulaşmış haydutlar mahkeme önünde hesap vermek zorunda kaldılar. Vatan Savaşı ve terörle mücadele operasyonu sonucunda savaş suçlularının bir kısmı Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirilmiştir, bir kısmı ise özellikle sözde ayrılıkçıların liderleri sayılan unsurlar farklı dönemlerde yakalanarak mahkeme önüne çıkarılmıştır. İşte bu adaletin tam zaferidir. Adaleti biz kendimiz sağladık, halkımız tek yumruk gibi birleşerek hem 2020'de hem 2023'te büyük kahramanlık göstermiştir. Adaleti silahlı kuvvetlerimizin profesyonelliği, fedakarlığı ve cesareti sayesinde kendimiz sağladık. Elbette savaş suçlularını adalet önüne çıkarmak ve adil bir mahkeme düzenlemek, yine söylüyorum, adaletimizin son noktasıydı" ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'ın haklı bir savaşta tam ve mutlak zafer kazandıktan sonra savaş suçlularını mahkeme önüne çıkardığını belirten Aliyev, "Bunu biz yaptık Azerbaycan devleti. Diyebilirim ki sarsılmaz irademiz bunu sağladı. İşgal döneminde bize ne kadar baskılar yapıldı, tehditler yapıldı, bunu Azerbaycan kamuoyu iyi biliyor. İşgal döneminde bize sık sık şu Azerbaycan kendi topraklarını kurtaramayacak, büyük devletler ve Ermenistan'ın destekçileri buna izin vermeyecek, Azerbaycan ordusu savaş meydanında zafer kazanamayacak mesajları veriliyordu. Bu tür uydurma söylentiler hem geniş bilgi alanında yayılıyor hem de çeşitli kanallar aracılığıyla Azerbaycan yönetimine iletiliyordu. Ancak bizim irademizi etkileyebilecek hiçbir güç yoktu ve bunu defalarca ilan etmiştik. İşgal döneminde hem saygın uluslararası kürsülerden hem de o dönemin göç eden Azerbaycanlılarla yaptığım çok sayıdaki görüşmelerde şunu bildiriyordum ki işgalle barışmayacağız ve mesele müzakere yoluyla çözülmezse toprak bütünlüğümüzü askeri yolla sağlayacağız ve öyle de oldu" dedi.

"Hocalı soykırımını asla unutmamalıyız"

Bugün bu anıt kompleksinin açılışının Hocalı'da açılması adaletin bir zaferi olduğunu belirten Aliyev, "Çünkü bunu iki yıl önce temel atma töreninde söylemiştim. Hocalılılarla birlikte bu kompleksin temelini attık. O zaman demiştim ki Haydar Aliyev Vakfı tarafından bu proje çoktan hazırlanmıştı, nasıl tasarlanmışsa öyle de inşa edilmiştir, Bakü'de yer de seçilmişti ve sadece benim son kararım gerekiyordu ki inşaata başlayalım. Beni her seferinde bir şey bundan alıkoyuyordu. Sonra anladım ki o şey inançtı. Bir gün gelecek ve bu anıt kompleksini Hocalı'da kuracağız ve öyle de oldu. Bu kompleks silinmez hafızamızın simgesi olacaktır. Biz Hocalı soykırımını asla unutmamalıyız. Ermenistan devletinin vahşetini asla unutmamalıyız. Kendi tarihimizi asla unutmamalıyız, uyanık olmalıyız, her zaman güçlü olmalıyız, düşman her zaman bizden korkmalıdır, bugün korktuğu gibi. İşte bu korku sayesinde bugün Azerbaycan halkı barış içinde yaşamaktadır. Ne yazık ki Vatan Savaşı Ermenistan devletine ders olmadı. Oysa 2020 zaferinden sonra çeşitli yollarla defalarca Ermenistan yönetimine tutumumuzu iletmiştik kimseye güvenmesinler, kimseye bel bağlamasınlar. Yabancı ülkelerin askerleri bizim topraklarımızda bizim iznimizle geçici olarak bulunuyordu. Eğer birileri bunun bizi bir şeyden vazgeçireceğini düşünüyorsa yanılıyordu. Defalarca Ermenistan tarafına mesaj göndermiştik ki ayrılıkçılığa son verilsin, yasa dışı rejim faaliyetini durdursun, Karabağ toprağında yaşayan Ermeniler Azerbaycan vatandaşlığını kabul etsin. Bunu defalarca söylemiştik. Hatta internet üzerinden entegrasyon programını sunmuştuk ancak yeterli cevap alamadık. Aksine ayrılıkçılar ve onları destekleyen güçler daha da saldırganlaşmıştı. 2020 zaferinden, 2023 terörle mücadele operasyonuna kadar yabancı devletlerin temsilcileri buraya defalarca yasa dışı şekilde gelmişti. Bugünkü törende o ülkelerin isimlerini bile anmak istemiyorum. Ayrılıkçılara moral vermek, onları bize karşı kışkırtmak, Azerbaycan devletini tanımamak için tavsiyeler veriliyor, silahlar gönderiliyor, mayınlar gönderiliyordu. Burada konuşlanan yabancı kontenjanın bizi durduracağını düşünüyorlardı. Bizi hiçbir şey durduramazdı ve birkaç saat süren terörle mücadele operasyonu bunu bütün dünyaya gösterdi. Bizim irademize karşı çıkanın başı ezilecektir" dedi.

"Artık Azerbaycan 1992'nin Azerbaycan'ı değildir"

Bugün açılan anıt kompleksinin açılışına Hocalı sakinlerinin katılmakta olduğunu belirten Aliyev, "Onların neredeyse her biri yakınlarını kaybetmiş, uzun yıllar bu acıyla yaşamıştır. Yakınını kaybeden, toprağını kaybeden, yurdundan sürülen insanlarda ne kadar irade olması gerekiyordu ki buna dayanabilsinler ve dayandılar da. Çünkü onları ayakta tutan inançtı adalete inanç, devlete inanç, ordumuza inançtı. Bugün bu anıt kompleksi şahsında Azerbaycan halkının sarsılmaz ruhunu görüyoruz. Çünkü Hocalı soykırımı 20'nci yüzyılın en kanlı suçlarından biriydi ve halkımız buna maruz kalmıştı. 30 yıl boyunca adaletsizlikle karşılaşan halkımız kimliğini, onurunu ve inancını korudu. Bu anıt kompleksinin açılışında bir kez daha söylüyoruz ki bugün Azerbaycan devleti o kadar güçlüdür ki kimsenin aklına bize karşı herhangi bir provokasyon yapmak gelmesin. Artık Azerbaycan 1992'nin Azerbaycan'ı değildir. Bugün devletimiz güçlü bir devlettir, kendini savunabilecek bir devlettir. Son 80 yıl içinde bizim kadar tam ve mutlak zafer kazanmış ikinci bir devlet dünyada olmamıştır. Bugün biz barış içinde yaşıyoruz ve bunun garantörü Azerbaycan devletidir, bizim politikamızdır. Vatan Savaşı sırasında şehirlerimiz ve köylerimiz Ermenistan devleti tarafından bombalanırken demiştim ki biz Azerbaycanlıyız, savaşı da savaşın kuralları çerçevesinde yürütürüz ve yürüteceğiz. Ermenilerden farklı olarak masum sivillere karşı asla savaş yürütmedik ve bu bizim halkımızı daha da yüceltti. Bugün halkımıza ve devletimize duyulan saygı da buna bağlıdır. O zaman demiştim ki intikamımızı savaş meydanında alacağız ve aldık. Bütün şehitlerin intikamı alındı ve bu onların yakınları için bir tesellidir. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Onların hatırasını kalbimizde sonsuza kadar yaşatacağız. Biz ne Hocalı soykırımını ne de Ermenistan devletinin bize karşı işlediği diğer savaş suçlarını asla unutmayacağız. Her zaman güçlü olmalıyız ve güçlü olacağız ki bu tür facialar bir daha yaşanmasın" ifadelerini kullandı.

Hocalı Soykırımı Anıtı

Hocalı şehrinde açılan, Hocalı Soykırımı Anıtı, Hocalı faciası kurbanlarının hatırasını yaşatmak, tarihi gerçekleri gelecek nesillere aktarmak ve milli hafızayı korumak amacıyla inşa edildiği bildirildi. Proje, Haydar Aliyev Vakfı tarafından hazırlanan konsept temelinde hayata geçirildi. Dört bölümden oluşan anıtta, soykırım kurbanlarının hatırasına adanan sergi salonları, facianın kronolojisini ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının tarihini yansıtan belgeler ile interaktif materyaller yer alıyor. Kompleksin avlusuna ise Hocalı'ya Adalet kampanyasının sembolü olan badem ağaçları sergilenmekte.

Hocalı Katliamı

26 Şubat 1992 tarihinde Rusların desteğini alan Ermeni güçleri, Dağlık Karabağ'daki Hocalı kasabasında 106'sı kadın, 70'i yaşlı ve 63'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkünü öldürerek insanlık tarihinin en korkunç katliamlarından birini gerçekleştirmişti. Ayrıca 150 kişi kaybolmuş, 487 kişi ağır yaralanmış, bin 275 kişi ise Ermeni güçleri tarafından esir alınmıştı. Naaşlar üzerinde yapılan incelemelerde sivillerin yakıldığı, gözlerinin oyulduğu ve başlarının kesildiği ortaya çıkmıştı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler