Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sanayi devriminden itibaren yaklaşık 1,5 derece ısınan yerkürenin bugün alarm verdiğini belirterek, "Doğal dengenin bozulması neticesinde dünyanın bazı bölgeleri kuraklık ve susuzlukla mücadele ederken, bazı bölgeleri şiddeti ve sıklığı giderek artan sellerin, fırtınaların ve orman yangınlarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Trabzon Çalıştayı'nın sonuç konferansına katıldı. KTÜ Osman Turan Kongre Merkezi'nden gerçekleştirilen konferansa Bakan Kacır'ın yanı sıra, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, akademisyenler ve davetliler katıldı.
Konferansta konuşan Bakan Kacır, Sanayi Devrimi'nden bu yana bilimden tıbba, ulaşımdan iletişime pek çok alanda muazzam başarı hikayelerine imza atıldığını belirterek, "Tıpta kaydedilen ilerlemeler, dünya genelinde ortalama insan ömrünü 35 yıldan 73 yıla taşıdı. Ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler mesafeleri muazzam ölçüde kısalttı. Peşi sıra gelen sanayi devrimleri üretim kapasitesini katbekat artırdı daha önce yalnızca belirli kesimlerin ulaşabildiği pek çok ürün ve hizmeti geniş toplum kesimleri için erişilebilir hale getirdi. Buhar gücünden elektriğe, seri üretimden dijitalleşmeye uzanan bu büyük dönüşüm, insanlığın refahını yükseltti ve dünya ekonomisine eşi benzeri görülmemiş bir ivme kazandırdı. Ancak bu ilerleme yolculuğuna tabiatın kaynaklarını sınırsız, kendini yenileme gücünü sonsuz kabul eden bir üretim ve tüketim anlayışı da eşlik etti" şeklinde konuştu.
"Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerküre, bugün alarm veriyor"
Doğal dengenin bozulması neticesinde dünyanın bazı bölgelerinin kuraklık ve susuzlukla mücadele ettiğini dile getiren Bakan Kacır, "Uzun yıllar boyunca, daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek kalkınmanın ölçüsü sayıldı. Doğal kaynaklar, korunması gereken ortak bir emanet olmaktan ziyade; insanlığın hizmetine sunulmuş sınırsız bir hammadde deposu olarak görüldü. Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerküre, bugün alarm veriyor. Doğal dengenin bozulması neticesinde dünyanın bazı bölgeleri kuraklık ve susuzlukla mücadele ederken, bazı bölgeleri şiddeti ve sıklığı giderek artan sellerin, fırtınaların ve orman yangınlarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. Giderek artan atık yükü ise karşı karşıya olduğumuz bu ağır tabloyu daha da derinleştiren bir başka küresel meydan okuma olarak karşımızda duruyor. Çevreyi ve tabiatın taşıma kapasitesini gözetmeyen üretim ve tüketim anlayışının neticesinde artık, yerkürenin en bakir coğrafyalarından Antarktika'da dahi mikroplastiklere rastlıyoruz. Üretimi kaynak verimliliğiyle, büyümeyi çevresel sorumlulukla buluşturan yeni bir kalkınma paradigmasını hep birlikte inşa etmek zorundayız. Sınırsız kaynak yanılgısına dayanan tüketim anlayışını terk etmek artık bir tercih değil; dünyamıza, vatanımıza ve evlatlarımıza karşı en büyük borcumuzdur. Nitekim Cumhurbaşkanımızın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" çağrısı, bizler için yalnızca uluslararası sistemin adaletsizliğine karşı yükseltilmiş güçlü bir itiraz değildir. Bu çağrı, aynı zamanda tabiatın nimetlerinden faydalanırken külfeti yoksullara, kırılgan kesimlere ve gelecek nesillere yükleyen anlayışa karşı ortaya konulmuş esaslı bir medeniyet teklifidir" diye konuştu.
"Sıfır atık hedefimize güç katan 161 projeye toplam 914 milyon lira destek sağladık"
Sıfır Atık haraketinin bugün artık insanlığın ortak davası haline gelmiş küresel bir çevre seferberliği olduğunun altını çizen Bakan Kacır, "Teknoloji geliştirmeden istihdama, girişimcilikten sosyal eşitsizliklerin azaltılmasına uzanan geniş bir yelpazede doğru adımları attığımız takdirde sıfır atık yolculuğumuzu refahın ülke sathında daha dengeli yayılması için bir vesile haline getirebiliriz. Bu anlayış doğrultusunda, kalkınma ajanslarımız eliyle sıfır atık hedefimize güç katan 161 projeye toplam 914 milyon lira destek sağladık. Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Dünya Bankası iş birliğinde 400 milyon dolar bütçeli Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesini uygulamaya aldık. Geçtiğimiz yıl devreye aldığımız teşvik sisteminin temel unsurları arasında yer alan Yerel Kalkınma Hamlesi Programının 2025 yılı çağrısında, 22 ilde 33 başlıkta sıfır atık ve döngüsel ekonomi anlayışını esas alan yatırımları destekleyeceğimizi ilan ettik. Başvurular arasında başarılı bulunan 33 projeyle atık geri kazanımından biyobazlı üretime, tarımsal ve endüstriyel atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesinden sürdürülebilir enerji ve ileri malzeme üretimine kadar geniş bir yelpazede 12,7 milyar liralık yatırımın önünü açtık. 2026 yılı çağrı döneminde de atıkları çevresel bir yük olmaktan çıkarıp üretime, istihdama ve katma değere dönüştüren toplam 14,6 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 56 proje için başvuru aldık. Bu programda desteklediğimiz projeler için 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yatırımın yüzde 50'si oranında vergi indirimi sağlayacağız. Arzumuz ülkemizin dört bir yanında atığı kaynağında azaltan, mevcut kaynakları yeniden değere dönüştüren ve yerel potansiyeli üretimle buluşturan bir kalkınma modelini tesis etmektir. Sıfır Atık Vakfının "Yerelden Ulusala İsraf, Atık ve Kaynak Yönetimi" anlayışıyla başlattığı çalıştaylar, bu modelin fikri zeminini güçlendiren şehirlerimizin bilgi, tecrübe ve ihtiyaçlarını milli hedeflerimizle buluşturan kıymetli bir istişare mekanizmasıdır. Şunu da bu vesileyle ifade etmek isterim Sıfır Atık Hareketi, bugün artık insanlığın ortak davası haline gelmiş küresel bir çevre seferberliğidir" ifadelerini kullandı.
Kaynak:İHA