Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş: "Cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim"
Bolu'da Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 34'ü çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, acılı aileler sessiz yürüyüş düzenledi.
Bolu'da Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 34'ü çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, acılı aileler sessiz yürüyüş düzenledi.
Grand Kartal Otel'de çıkan yangında, 34'ü çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkeyi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Acılı aileler facianın yıl dönümünde hayatını kaybeden yakınlarını anmak için Bolu'da çeşitli etkinlikler düzenledi. Gece saat 03.17'de başlayan etkinlikler şehir merkezinde devam etti. Faciada yaşamını yitirenlerin yakınları, anma programı çerçevesinde İzzet Baysal Caddesi'nde bir araya geldi. Ellerinde karanfiller taşıyan aileler, herhangi bir slogan atmadan sessiz şekilde yürüyüş gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı yürüyüşe, çevredeki vatandaşlar da aileleri teselli edip, sarılarak katıldı. İzzet Baysal Anıtı önünden başlayan sessiz yürüyüş, Anıt Park'ta bulunan Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Atatürk Anıtı önüne karanfiller bırakılırken, hayatını kaybedenlerin aileleri gözyaşlarını tutamadı.
"Bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim"
Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yangın faciasını cinayet olarak nitelendirerek, "Ben avukat Yüksel Gültekin. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya'da, bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim. İnşallah Rabbim onları şehit olarak kabul etmiştir. Yetmiş sekiz tane canın, sekizini toprağa veren bir babayım. Bugün 21 Ocak 2026. Dün evlatlarımız, 78 tane canımız yaşıyordu. Aradan, yani dün bu sıralar bir yıl önce, bu bir yıl içerisinde bugün Hakk'ın rahmetine kavuşalı bir yıl oldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu 78 tane canın ailesinin, bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak tam olarak idrak edebiliriz. Ama bu idrak ta, bugün eksi on derecede bizimle birlikte olan bu güzel insanların hepsine yürekten, kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Siz değerli basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bir yıl boyunca bu olayın kamuoyu gündeminde kalmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum" dedi.
"DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi"
Otel yangınında oğlu Yiğit Gençbay'ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Yüksel abinin kaldığı yerden devam etmek istiyorum. Yüksel abi, 78 canın aileleri adına söylenmesi gerekeni fazlasıyla, yeterince ve etkili bir şekilde söylediğine inanıyorum. Ve biz aileler olarak Yüksel abinin söylediği her sözün, her cümlenin, her kelimenin altına imzamızı atıyoruz. Sizler, yine bir yıl boyunca bu organize kötülük dediğimiz bu kötülükten hesap sorma mücadelemizde bizi yalnız bırakmadınız. Soğukta, sıcakta, karda, tipide hep yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Gece üçte başlayan anma etkinliklerimiz, Kartalkaya'daki otelin önünde o yetmiş sekiz canımız için planladığımız, tertiplediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerimiz; bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önünde, Cumhuriyet Meydanı'nda devam ediyor zannedersem. Bu süreç aslında iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi. Bu süreç, bu topluma, bu mazlum millete tepeden bakanlarla bu mazlum milletin mücadelesiydi. O nedenle bu mazlum millet, 86 milyon, televizyonlarının başında ve buraya kadar gelebilen herkesle birlikte; duruşma esnasında hepimizle beraber bizim yanımızda oldular. Ta ilk günden itibaren ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen, arkadaşı Alp'le beraber, o canların, o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler" diye konuştu.
"Adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar"
Otel sahiplerinin misafirlere hiç haber vermeden kaçıp gittiğini ifade eden Gençbay, "Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla da teyit altına alındı. Birbirleriyle iletişime geçerek "hiçbir misafire haber vermeyin, kendiniz halletmeye çalışın" düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar, orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımızın tamamı da orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakınına, işletmecisine, işletme sahibine ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne de hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama bu ortamda daha başlamadan bizi endişeye sevk eden de buydu. Bu olayda, Yüksel abinin de belirttiği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevlendirdiği bilirkişi raporu ki bana göre, bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum, o gözle okudum. Bugüne kadar yayımlanmış ve yazılmış bilirkişi raporlarının en donanımlısıydı. 179 sayfa ve akademik bir dille, üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu" şeklinde konuştu.

Kaynak: