Çocuk Koruma Kanunu’nun ardından uzmanından ailelere uyarı

Çocuk Koruma Kanunu’nun ardından uzmanından ailelere uyarı
Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Akın, "Aileye büyük sorumluluk düşmektedir. Evlatlarınızı takip edeceksiniz. Evladınız bir silah edinemez, yaralanmalara yol açabilecek bıçak gibi kesici, delici aletleri elde edemez. Eğer bunları...

Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Akın, "Aileye büyük sorumluluk düşmektedir. Evlatlarınızı takip edeceksiniz. Evladınız bir silah edinemez, yaralanmalara yol açabilecek bıçak gibi kesici, delici aletleri elde edemez. Eğer bunları elde edebiliyorsa veya evinizde muhafaza ettiğiniz bu tür araç gereçler çocuğunuzun eline geçebiliyorsa, bunların evden temin edilmesi ya da kullanılması doğrudan ailenin sorumluluğunda olacaktır" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaşmıştı. Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, bu konuda yasal düzenlemelerin mecburi olarak gerekli olduğunu vurguladı. Geçen süreçte yaşanan olaylarda cinayeti işleyenin de cinayete kurban gidenin de bir çocuk olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akın, "Bu düzenlemeyle beraber 12-15 ve 15-18 yaş grupları ayrıştırılarak ciddi cezai yaptırımlar getirildi. Eğer evladımızın ilgili süreçte yer almasında, zihinsel gelişimine, tüm bunları idrak etmesine ve bilinçli olarak yapmasına engel bir durumu yoksa. Yasal düzenlemeler çok kıymetli. Tıpkı sosyal medya düzenlemesinde olduğu gibi, evlatlarımızı korumak adına çok anlamlı. Ancak asıl önemli olan nokta, evlatlarımızı o noktaya getirmemek" diye konuştu.

Toplumsal değerler açısından bakıldığında çocukların doğduklarında son derece masum olduklarını belirten Prof. Dr. Akın, "Onların geleceğinin nasıl şekilleneceğini aile, okul ve toplum iş birliğiyle belirliyoruz. Bugün 10 yaşında olan, sokaklarda güle oynaya oyun oynadığına tanıklık ettiğimiz bir çocuğumuzla, 5 yıl sonra ana haber bültenlerinde bambaşka bir noktada karşılaşabiliyoruz. Evlatlarımızı büyütmek emek ister. Büyütürken de yetişkinlerin, bireyin sosyal ve fiziksel iyilik halini her yönden destekleyecek bir yaklaşımda bulunması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.

"Aile, takip etmek, gözetmek ve dikkatli davranmak durumundadır"

Ailelerin sorumluluğu noktasında birkaç başlığa dikkat çeken Prof. Dr. Akın, şunları kaydetti:

"Devletimiz bu konuda da ciddi önlemler aldı ve süreci yasallaştırdı. Nisan ayındaki sosyal medya düzenlemesinde birtakım yaptırımlar söz konusu olduysa, aynı şey aileler için de geçerli hale geldi. Evlatlarımız kendi yaş gruplarına uygun olmayan internet platformlarında yer aldığında ya da 15 yaşın altında olup sosyal medya kullandığında, devletimiz doğrudan müdahale edecek. Belki çocuğumuzu koruma altına alacak ya da aileye gerekli cezai yaptırımı uygulayacak. Çünkü aile, takip etmek, gözetmek ve dikkatli davranmak durumundadır. Aynı durum, meclisimizde kabul edilen son yasada da geçerli. Aileye büyük sorumluluk düşmektedir. Evlatlarınızı takip edeceksiniz. Onları yetiştirirken dikkatli ve özenli davranacaksınız. Evladınız bir silah edinemez, yaralanmalara yol açabilecek bıçak gibi kesici, delici aletleri elde edemez. Eğer bunları elde edebiliyorsa veya evinizde muhafaza ettiğiniz bu tür araç gereçler çocuğunuzun eline geçebiliyorsa, bunların evden temin edilmesi ya da kullanılması doğrudan ailenin sorumluluğunda olacaktır. Ya da babalar hamile eşlerini terk edemeyecek. Terk ettikleri takdirde bunun hukuki bir sorumluluğu olacaktır. Evlatlar anne babalar tarafından olumsuz bir ortamda bırakılıyorsa, devletimiz doğrudan müdahil olacak ve çocuklarla ilgili gerekli koruma tedbirlerini alacaktır."

"Bir insanda birden şiddet eğilimi olmaz"

Temel sorumluluğun aileye ait olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akın, şunları söyledi: "Önce aile gereken önlemleri alacak, gerekli özeni gösterecektir. Ayrıca ailenin bir yükümlülüğü daha var. Okulla iş birliği halinde olmak. Evladında normalden sapan davranışlar veya değişimler varsa bunu gerekli mercilere bildirmek zorundadır. Ancak öğretmenlerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle ilköğretim, ortaöğretim ve lisedeki sınıf öğretmenliği çok kıymetlidir. Sınıf öğretmenleri evlatlarımızı yakından takip etmelidir. Bir insan birdenbire şiddet eğilimli olmaz. Birdenbire birilerine zarar vermeye karar vermez ya da toplumsal açıdan kabul edilemez bir tutum içine girmez. İllaki bir geçmişi vardır. Onu o noktaya getiren günler, aylar, yıllar vardır. Bu noktaya gelinmişse gözden kaçırılmış çocuklar var demektir. Gözden kaçıran da en başta aile, ardından da çocukların en çok temas ettiği yer olan okullarımızdaki öğretmenlerimizdir."

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir