Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan kaçınmayacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan kaçınmayacağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kaleme aldığı "Avrasya'da Barışın Anahtarı: Türk Dünyası" isimli makalede, "Türk dünyasını temsil eden devletler olarak bizler; Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa dünya...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kaleme aldığı "Avrasya'da Barışın Anahtarı: Türk Dünyası" isimli makalede, "Türk dünyasını temsil eden devletler olarak bizler; Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa dünya tez yıkılır" anlayışıyla bölgemizde ve dünyada barış, refah ve huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçınmayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'ın Kazinform Haber Ajansı için "Avrasya'da Barışın Anahtarı: Türk Dünyası" isimli bir makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalede bölgesel çatışmalar ve Türk Dünyası olmak üzere birçok konuya değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmaların ve krizlerin, küresel ölçekte ortak güvenliğe, ekonomik refaha ve istikrara yönelik kapsamlı birer meydan okuma niteliğinde olduğuna vurgu yaptı. Erdoğan, "Küresel sistem, çatışmacı jeopolitik rekabetin getirdiği yeni asimetrik riskler, enerji arz güvenliğinde yaşanan kırılmalar ve buna bağlı finansal dalgalanmalar karşısında ciddi bir stres testiyle karşı karşıyadır. Bununla birlikte, yapay zeka eksenli yaşanan büyük dönüşümün ortaya çıkardığı yeni dinamikler küresel sistemin kırılganlıklarını daha da derinleştirmektedir. İşte tüm bu sınamalar uzun zamandır vurguladığımız üzere, mevcut uluslararası sistemin ve küresel yönetişim mekanizmalarının yetersizliğini ve reform ihtiyacını apaçık ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

"Daha adil bir dünyanın mümkün olabileceğini "Dünya 5'ten büyüktür" ifadesiyle ortaya koymuştum"

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 2014 yılında yaptığı konuşmaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası sistemin hem yapısının hem de meşruiyetinin tartışmalı hale geldiğini dile getirerek daha adil bir dünyanın mümkün olabileceğini "Dünya 5'ten büyüktür" ifadesiyle ortaya koymuştum. Üzülerek belirtmeliyim ki o günden bugüne küresel sistemin daha adil ve kapsayıcı bir niteliğe kavuşması adına anlamlı bir ilerleme kaydedilemedi. Tam tersine kurallara dayalı uluslararası düzen daha fazla erozyona uğradı. Bunun en açık ve acı örneği Gazze'de yaşananlardır. İsrail, işlediği insanlık suçlarıyla insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Meselelerin diplomasi masasında çözülmesi için somut adımlar atılmasını sağlıyoruz"

Türkiye olarak, küresel ve bölgesel krizlerin üstesinden ancak "uygulanabilir kurallara" dayalı bir düzen inşa ederek gelinebileceğini savunduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bu kapsamda bölgemizde ve küresel düzeyde kriz ve çatışmaların sona erdirilmesi adına hem çok taraflı örgütler nezdinde hem de müstakilen sorumluluk almaktan kaçınmıyoruz. Barış diplomasisi ve arabuluculuk girişimlerimizde tüm taraflarla güven temelinde diyalog kuruyor, meselelerin diplomasi masasında çözülmesi için somut adımlar atılmasını sağlıyoruz. Küresel barış ve refah adına yürüttüğümüz ilkeli diplomasimizin dünya çapında tebarüz ettiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz" dedi.

"Komşularımızla ortak girişimlere her zaman açık olduğumuzun altını çizmek istiyorum"

Erdoğan, daha adaletli, kapsayıcı ve istikrarlı bir barış ile refah ikliminin oluşturulması adına ikili, bölgesel ve küresel ortaklıkların genişletilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu noktada bölgesel anlaşmazlıkların öncelikle bölge ülkelerinin kurumsal inisiyatifleriyle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. "Bölgesel sahiplenme" anlayışımız doğrultusunda, başta Türk Devletler Teşkilatı olmak üzere, üyesi olduğumuz örgütlerle ve komşularımızla ortak girişimlere her zaman açık olduğumuzun altını çizmek istiyorum. BM Güvenlik Konseyi'nin yapısal sorunları, bölgesel ve küresel çatışmaların çözümü ve kalıcı ekonomik refahın tesis edilmesi başta olmak üzere, hemen her kritik meselede dost ve kardeş Kazakistan'la yürüttüğümüz iş birliği ve ortaklıklar, dış politikamız açısından müstesna bir nitelik taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.

"Gücünü manevi bağlarımızdan alan ilişkilerimiz her geçen gün kuvvetlenmiştir"

Erdoğan, Türkiye'nin 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Kazakistan'ı tanıyan ilk ülke olduğuna vurgu yaparak, "O günden itibaren gücünü ortak tarihimiz, kültürel ve manevi bağlarımızdan alan ilişkilerimiz her geçen gün kuvvetlenmiştir. Bizim dostluk hukukumuzun ve manevi bağlarımızın geçmişi şüphesiz çok daha eskiye dayanmaktadır. 2000'li yıllardan itibaren ise ikili ilişkilerimizde yeni bir eşik aşılmış; siyasi, ekonomik ve kültürel alanda inşa ettiğimiz kurumsal mekanizmalarla iş birliği ve ortaklıklarımız daha somut neticeler vermeye başlamıştır. Enerji, ulaştırma, lojistik ve savunma sanayii başta olmak üzere, ekonomik alandaki iş birliğimiz, eğitim ve kültür sahasındaki ortaklıklarımızla daha geniş ve sağlam bir zemine yayılmaktadır" değerlendirmesini yaptı.

"Bugün Kazakistan ile ticaret hacmimiz 10 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumdadır"

Cumhurbaşkanı makalede 2012 yılında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında önemli kazanımlar elde edildiğini vurguladı. Erdoğan, "Bugün Kazakistan ile ticaret hacmimiz 10 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumdadır. Türk iş insanlarının bugüne kadar Kazakistan'a yaptığı doğrudan yatırımlar 6 milyar dolara yaklaşmıştır. Türk müteahhitler Kazakistan'da 30 milyar doları aşan 550'ye yakın proje tamamlamıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kardeşim Kasım Cömert Tokayev'le belirlediğimiz ticaret hacmi hedefi 15 milyar dolardır. İnşallah karşılıklı çabalarla bu hedefe de kısa sürede ulaşacağımıza inancım tamdır" ifadelerini kullandı.

"Kazak kardeşlerimizi Türk dünyasının ortak hafızasını yansıtan başkentimize davet etmek istiyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke halkı arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendiren eğitim, spor ve kültürel alanlardaki ilişkileri de mükemmel hale getirmenin öncelikli gündem maddesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilindiği üzere, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 2026 yılı Turizm Başkenti olarak Ankara seçilmiştir. Bu vesileyle Kazak kardeşlerimizi zengin kültürel, tarihi ve beşeri mirasıyla Türk dünyasının ortak hafızasını yansıtan başkentimize davet etmek istiyorum. Yıl boyunca yapacağımız tarihi, kültürel ve sportif etkinliklerde Kazak kardeşlerimizi de aramızda görmekten memnuniyet duyacağız" dedi.

"Kazakistan'da yapacağımız ikili görüşmeler büyük önem taşımaktadır"

Kazakistan ziyaretinin kendileri için oldukça anlamlı olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "ABD-İsrail ile İran arasındaki kriz, Gazze'deki kırılgan ateşkes süreci başta olmak üzere, bölgemizin hem siyasi hem de enerji güvenliği ve arzı sorunları gibi ekonomik düzlemde sınandığı bu günlerde Kazakistan'da yapacağımız ikili görüşmeler büyük önem taşımaktadır. Bu ziyaretin hem ülkelerimiz arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkileri geliştireceğine hem de halklarımız arasındaki kadim dostluğa katkıda bulunacağına inanıyorum. Yine bu ziyaret kapsamında Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesine katılacağız. Bu zirvede, Türk dünyası olarak siyasi, ekonomik, ve kültürel iş birliği ve ortaklık potansiyellerimizi istişare edecek, bölgesel siyasi ve ekonomik sınamaları değerlendirme fırsatı bulacağız. Türk dünyasını temsil eden devletler olarak bizler; Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa dünya tez yıkılır" anlayışıyla bölgemizde ve dünyada barış, refah ve huzur ikliminin tesisi için sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçınmayacağız" ifadelerini kullandı.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir