Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğurganlık hızımız 2025’te Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesi olarak 1.42 ’ye indi"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğurganlık hızımız 2025’te Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesi olarak 1.42 ’ye indi"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de 4 iken,...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de 4 iken, 2025'te 59'a çıktı" dedi.

'Nüfus Politikaları Kurulu'nun 4'üncü toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendi. Toplantıda güncel gelişmeler ve bugüne kadar atılan adımlar değerlendirilecek, gelecek dönemin öncelikleri ve alınacak tedbirler belirlenecek. Öte yandan, toplantının tematik odağında "Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi" konusu ele alınacak.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilecek olan toplantıda Cevdet Yılmaz, açılış konuşması gerçekleştirdi.

"2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi"

Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelindeki ülke ve bölgelerin yarısından fazlasında doğurganlık, nüfusun yenilenme düzeyinin altında seyrettiğini söyleyen Yılmaz, "Türkiye İstatistik Kurumu'nun son verileri, küresel ölçekte yaşanan bu eğilimin ülkemizdeki seyrini de açık biçimde ortaya koyuyor. 2025 sonu itibarıyla 86 milyon 92 bine ulaşan nüfusumuzun yıllık artış hızı binde 5 seviyesinde gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızımız 2025 yılında 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indi. Doğurganlık hızı 1,50'nin altında kalan il sayısı 2017'de 4 iken 2025'te 59'a çıktı. Üç çocuk ve üzerinde doğurganlığa sahip tek ilimizin Şanlıurfa olması; 76 ilimizde ise doğurganlık hızının 2,1'in altında seyretmesi düşüşün ülke genelinde ulaştığı boyutu ortaya koyuyor. Bu değişim hane yapımıza da yansıyor; tek çocuklu hane sayısı artıyor, 2 veya daha fazla çocuk bulunan hanelerin sayısı ise azalıyor. TÜİK çalışmalarında mevcut düşüş eğiliminin devam etmesi halinde yüzde 24,8 olan çocuk nüfus oranımızın, 2100 yılında yüzde 9,9'a kadar gerileyeceği öngörülüyor. Diğer taraftan, ortanca yaşımız 34,9'a yükselirken; yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu il sayımız da 62'ye ulaştı. Bu eğilimin yönünü değiştirmek, doğurganlıktaki düşüşün sebeplerini doğru tespit etmekten ve doğru politika araçlarını birlikte kullanmaktan geçiyor" diye konuştu.

"Analık iznini doğum öncesi ve doğum sonrası olmak üzere toplam 24 haftaya çıkardık"

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus On Yılı ilan etmesiyle, nüfus politikalarında uzun vadeli ve bütüncül bir dönemin çerçevesini çizdiklerini belirterek, "7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planımız kapsamında oldukça kısa bir sürede 13 faaliyeti uygulamaya koyduk. Analık iznini doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkardık; çoğul gebeliklerde ise bu süreyi 26 haftaya yükselttik. Babalarımıza verilen mazeret iznini ise tüm sektörlerde 10 güne yükselttik. Ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan çocuklarının bakım sorumluluklarını yerine getirebilmelerine imkân sağlayan kısmi süreli çalışma uygulamalarını hayata geçirdik. Doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalarımıza, çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirdik. Aynı şekilde, çalışma hayatının değişen ihtiyaçlarına cevap veren yeni ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızla da aile ve iş yaşamının daha uyumlu hale getirilmesini destekliyoruz" şeklinde konuştu.

"Tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5 bin liraya yükselttik"

Yapılan yardımlara ve ödemeleri dile getiren Cevdet Yılmaz, şu ifadelere yer verdi:

"Tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5 bin liraya yükselttik. İkinci çocuklarımız için beş yaşını dolduruncaya kadar aylık bin 500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklarımız için aylık 5 bin lira düzenli ödeme uygulamasını hayata geçirdik. Deprem bölgesinde pilot uygulamanın ardından ülke geneline yaygınlaştırdığımız Aile ve Gençlik Fonu kapsamında; 2026 yılı itibarıyla 81 ilimizde, 18-25 yaş aralığındaki gençlerimize 250 bin lira, 26-29 yaş aralığındaki gençlerimize 200 bin lira faizsiz kredi desteği sunuyoruz. Bugüne kadar 250 bine yakın gencimize evlilik öncesi eğitim verdik; 186 bine yakınına kredi ödemesi gerçekleştirdik; 16 bin 874 çiftimizin, 17 bin 144 çocuğu dünyaya geldi. Yüzyılın konut projesi olarak adlandırdığımız 500 bin konutluk proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlerimize yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelerimize yüzde 10 kontenjan ayırdık. Özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerindeki yıllık artışa üst sınır getirerek ailelerimizin eğitim yükünü azaltmayı hedefledik."

"Ailenin ve neslin devamının önemine ilişkin içerikleri güçlendiriyoruz"

Aile Eğitim Programımız kapsamında 2026 yılında 1 milyon 205 bin vatandaşa ulaşıldığını ifade eden Yılmaz, "Evlenecek gençlerimize sunulan destekleri evlilik öncesi ve sonrası eğitim ile danışmanlık hizmetlerinden yararlanma taahhüdüne bağladık. Öğretim programlarımızda ailenin ve neslin devamının önemine ilişkin içerikleri güçlendiriyor, gençlerimizin eğitimden istihdama geçişini hızlandıran programları yaygınlaştırıyoruz. Sağlık alanında normal doğumu teşvik eden bir seferberlik başlattık, çocuk sahibi olmayı kolaylaştıran çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla kamuda kreşleri Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamının dışına çıkardık. Kamu kurumlarımızda çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısını 50'den 30'a indirdik; personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakımevlerinin açılmasının önünü açtık" açıklamasında bulundu.

"2028 yılı için kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz"

Cevdet Yılmaz, bakımevlerinin fiziki mekan standartlarını deprem güvenliği ölçütleriyle uyumlu hale getirildiğini belirterek, "Çocukların yaş gruplandırması ve personel görevlendirmeleri de çocukların psikolojik ve gelişimsel ihtiyaçlarını gözeterek yeniden düzenledik. 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklarımız için gündüz bakımevi alanı ayrılmasını zorunlu kıldık. 10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerimizin yüzde 83,6'sının hane dışından bakım hizmeti almadığı ülkemizde, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmak önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacak. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi hedefliyoruz. 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejimizde kadınların işgücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi temel politika alanlarımızdan biri olarak belirledik. Bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Cevdet Yılmaz, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağ sağlayıcılarına erişiminde yaş doğrulamasının zorunlu hale getirildiğini, oyun platformlarına yönelik yaş derecelendirmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının mevzuata dahil edildiğini belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsünü kurduklarını ifade eden Yılmaz, TÜİK koordinasyonunda aile ve nüfus politikalarına yönelik veriye dayalı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyaların aile ve nüfus politikalarına yön vermesine müsaade edilmeyeceğinin altını çizen Yılmaz, aile yapısının güçlendirilmesi amacıyla Mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası ilan edildiğini hatırlattı.

"26 ile 27 Ekim tarihlerinde Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimi uluslararası akademik zemine taşıyacağız"

Aile ve nüfus politikalarındaki iradenin uluslararası alana da taşındığını vurgulayan Cevdet Yılmaz, "Türk Devletleri Teşkilatının çalışma alanlarına sosyal politika başlığını dahil ettik, ilk kez ülkemizde gerçekleştirilen Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı'nda ailenin korunmasına ilişkin bir bildiri imzalandı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatının öncelikleri arasına aile ve nüfus gündemini yerleştirdik. Bu adımların en önemlilerinden biri ise ülkemiz öncülüğünde 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesine ilişkin önerimizin uzmanlar düzeyinde kabul edilmesidir. Ortaya koyduğumuz vizyonun karşılık bulduğunu, dost ve kardeş ülkelerin 2026 yılını Aile Yılı ilan etmesinde de görüyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ev sahipliğinde 26 ile 27 Ekim tarihlerinde İstanbul'da düzenleyeceğimiz Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimi uluslararası akademik zemine taşıyacağız" dedi.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir