Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ermenistan ile imzalanan Ani Köprüsü'nün ortak restorasyonuna ilişkin anlaşmanın önemine vurgu yaparak, "Güney Kafkasya'da sağlanan bu örnek normalleşme ve barış süreci çok çok kıymetli. Diğerlerine de örneklik teşkil etmesini, ilham vermesini diliyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi'ne katıldı. Zirve kapsamında ikili görüşmeler de yapan Yılmaz, temaslarının ardından Türk basınına açıklama yaptı. Toplantının çok başarılı geçtiğini kaydeden Yılmaz, çeşitli verimli görüşmeler yapıldığını bildirdi. "Bu vesileyle Avrupa'nın güvenliğinden, enerji konusu ve jeopolitik gelişmelere dair başlıklar toplantılarda ele alındı" diyen Yılmaz, "Bunun bizim açımızdan bir diğer önemli boyutu 18 yıl aradan sonra üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmiş olduk" ifadesini kullandı.
Türkiye ve Ermenistan normalleşmesi açısından önemli bir sürecin devam ettiğini aktaran Yılmaz, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"2022'den bugüne çeşitli adımlar atıldı bu çerçevede ve bu süreç sürüyor. Burada Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı bir barış oluşturmaya yönelik çabalar çok kıymetli. Orada da çok önemli mesafeler alınmış durumda. Geçen Ağustos'ta Washington'da bir anlaşmayı da çerçeveyi de imzalamış oldular. Dolayısıyla o açıdan da Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri açısından da her geçen gün ilerlemeler kaydedildiğini, adımlar atıldığını görüyoruz. Karşılıklı olarak olumlu yönde adımlar atıldığını görüyoruz. Bir taraftan Azerbaycan-Ermenistan barışının kalıcı bir barışın gerçekleştirilmesi yönünde sağlanan ilerleme, diğer taraftan da Türkiye -Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi Güney Kafkasya'da yeni bir atmosfer oluşturuyor."
"Burası dünyanın en stratejik bölgelerinden bir tanesi" diyen Yılmaz, "Bir geçiş bölgesi tarihte de öyle olmuş biz şuna inanıyoruz Güney Kafkasya'da barış ve normalleşme sağlandıkça her şeyden önce bu bölgede yaşayan herkes kazanacak. Azerbaycan'da, Ermenistan'da, Türkiye'de bütün ülkeler kazançlı çıkacak refahın artmasına ticaretin gelişmesine ve bütün bu ülkelerin ilerlemesine katkıda bulunacak. Bir diğer taraftan bunu daha küresel düzeyde de etkileri olacağını düşünüyoruz. Bölgesel ve küresel düzeyde malum bir savaş var. Rusya- Savaşı, güneyde çatışmalar var ve ayrıca güneydeki hatlar kapasitelerini neredeyse tamamını kullanır durumdalar. Dolayısıyla "Orta Koridor" çok önemli. Bu koridorun stratejik önemini bugün herkes daha iyi görüyor. Çalışma toplantısında Avrupa Birliği temsilcileri de bunun ne kadar stratejik olduğunu kendileri de vurguladılar desteklerini ifade ettiler" dedi.
Yılmaz, "Orta koridorun güçlenmesi Türkiye ile Kafkaslar ve Türk Cumhuriyetleri arasında daha güçlü bir bağlantı oluşturacağı gibi Avrupa ile Asya arasındaki bağlantıya da büyük katkı sunacak" dedi. Yılmaz, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Orta koridor derken sadece yolları kastetmiyoruz. Elbette bir taraftan yollar var, bir taraftan da telekomünikasyondan dijitalleşmeye enerjiye varıncaya kadar bir çok alanda bağlantısallığı güçlendirme meselesinden bahsediyoruz. Dolayısıyla işte bunun bir toplantıda da öneminin çok net bir şekilde ortaya çıktığını vurgulandığını ifade edebilirim. Bu ortak koridor kapsamında en önemli unsurlardan biri konusunda da gelişmeler sağlandı. TRIPP dediğimiz güzergahın oluşturulması konusunda anlaşmalar sağlandı. O konuda da biz desteğimizi bir kez daha ifade ettik. Ermenistan topraklarından geçen Azerbaycanlı Nahçıvan'ı birleştiren büyük koridorun işler hale gelmesiyle Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısı güçleneceği gibi daha geniş çerçevede bölgesel iş birliği de çok önemli bir zemin oluştu. Biz de Türkiye olarak bunu güçlü bir şekilde destekliyoruz. Orta Koridor kapsamında en önemli konularında birinin Zengezur Koridoru, bununla ilgili de önemli gelişmeler sağlandı. TRIPP dediğimiz güzergahın oluşturulması konusunda anlaşmalar sağlandı. Biz o konuda da desteğimizi bir kez daha ifade ettik"
Ermenistan ile imzalanan Ani Köprüsü'nün ortak restorasyonuna ilişkin anlaşmanın önemine vurgu yapan Yılmaz, "Bir anlaşmada imzalandı Ani Köprüsü ile ilgili. Ani Köprüsü, çok büyük bir köprü değil belki ama tarihi bir köprü. Bir ayağı Türkiye'de, bir ayağı Ermenistan'da olan tarihi bir köprü. Geçmişte Rusya ile yaşanan savaşlarda, çatışmalarda yıkılmış bir köprü. Şimdi bunu bizim Karayolları Genel Müdürlüğümüzle Ermenistan Kültür Bakanlığının birlikte restore etmesi söz konusu. Bunun anlaşmasını da bugün özel temsilcilerimiz imzaladılar. Ben ve Paşinyan da şahitlik yapmış olduk. Oldukça önemli, sembolik önemi yüksek bir köprü. Bu köprünün kuruluşu gibi gelecekte ülkelerimiz arasında da ilişkilerin çok sağlam bir şekilde gelişmesini bekliyoruz. Yönümüze, istikametimize baktığınız zaman daha iyiye doğru barışa doğru, normalleşmeye doğru bir gelişme görüyoruz. Maalesef dünyanın birçok bölgesi böyle bu durumda değil. Birçok çatışma var dünyada ve derinleşen artan savaşlar, çatışmalar var. Bunların ortasında Güney Kafkasya'da sağlanan bu örnek normalleşme ve barış süreci çok çok kıymetli, diğerlerine de örneklik teşkil etmesini, ilham vermesini diliyoruz. Bütün bu süreçlerin bu noktaya gelmesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı ilham Aliyev'in önemli bir katkısı var. Kendisi de bugün canlı olarak bağlandı ve buradan mesajlarını verdi. Nikol Paşinyan'ın büyük katkısı var. Cesur bir liderlikle halkının önüne gerçekçi ve halkın yararına olacak bir perspektif ortaya koydu. Bunu da lafta değil, yaptığı icraatlarla ortaya koymuş oldu. Bir taraftan da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu bölgede barış ve istikrar için tüm taraflarla diyalog içinde, bütün Türkiye'nin gücü, imkanlarıyla normalleşme ve barışı desteklemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.
"Adaletli bir barış herkesin lehinedir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü diplomasinin bölgedeki barışa katkısına değinen Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın barış diplomasisi bütün bu alanlarda geçerli. Sadece bu hadise değil, İran İsrail ABD Savaşı'ndan Gazze'ye Afrika'daki çatışmalardan Suriye'ye Balkanlar'a, hangi alanda bir çatışma ihtilaf varsa oralarda Cumhurbaşkanımızın çok ciddi katkıları olduğunu biliyoruz. Liderler diplomasisiyle Türkiye'nin diplomasiye ve barışa verdiği önemi her fırsatta ortaya koyuyor, Ukrayna Rusya Savaşı'nda aynı şekilde. Biz şuna inanıyoruz; insanlığın faydası barıştadır. Adaletli bir barış herkesin lehinedir. Savaşlar sonuçta yıkım getirir, büyük insani maliyetler oluşturur. Son yaşanan İran-ABD- İsrail Savaşı'nda gördüğümüz gibi aynı zamanda büyük ekonomik maliyetler üretiyor savaşlar. Dolayısıyla barış yönünde atılmış her adım insanlık adına insani değerler adına güzellikler oluşturduğu gibi ekonomiye de güç veren adımlardır. İnşallah dünya bu savaşlardan çatışmalardan uzaklaşır, Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın yürüdüğü yolda barış yolunda diplomasi yolunda, sorunları müzakereyle çözme yolunda daha ileri noktalara ulaşır diye temenni ediyoruz. Tarihi bir toplantı olduğunu ifade edebilirim. Hem Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından hem Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri açısından bu sağlanan katılım ve buradaki atmosfer son derece olumlu oldu diye tekrar ifade etmek istiyorum. Bütün bu bölgede yaşayan devletlerin ve milletlerin ortak geleceği, kader birliği adına coğrafya birliği adına hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyorum" dedi.
"Türkiye, her zaman Avrupa'nın doğal bir parçasıdır"
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'nin zirveye katılımının önemine yönelik açıklaması sorulan Yılmaz, "Türkiye Avrupa'nın bir parçası. Şunu ifade etmek lazım. Birçok toplantıda söylendi. Avrupa, Avrupa Birliği'nden ibaret değil. Avrupa dediğimiz daha geniş bir kavram. Avrupa Birliği üyesi olmayıp Avrupa'nın parçası olan birçok ülke var; Norveç gibi, İngiltere gibi birçok ülke var. Dolayısıyla Avrupa daha geniş bir kavram ve Türkiye her zaman Avrupa'nın doğal bir parçasıdır. Diğer taraftan Türkiye, Avrupa Birliği'nin aday ülkesi konumunda. Dolayısıyla Avrupa Birliği ile çok köklü ilişkilerimizin olduğu bir gerçek. Günümüzde de Avrupa geleceğini tartışıyor. Özellikle Ukrayna-Rusya Savaşı, yine Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından en fazla etkilenen coğrafyaların başında gelmesi Avrupa'nın, Avrupa'nın güvenliği ve ekonomik geleceği açısından yeni tartışmalar başlatmış durumda. Uzakdoğu'dan gelen rekabet yine Avrupa ekonomileri üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu ortama baktığımızda Avrupa ile Türkiye'nin ortak menfaatleri var. Ortak çıkarları var, objektif ortak menfaatlere sahipler. Gerek güvenlik açısından gerek rekabet açısından ekonomi açısından Türkiye ile Avrupa'nın ayrılmaz bağlara sahip olduğunu burada ifade etmek isterim. Genel anlayışında ben bu yönde olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Önümüzdeki dönemde hem genel olarak Avrupa ile hem de Avrupa birliği ile pozitif ilişkilerimiz devam edecektir" yanıtını verdi.
Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin 2022'de başladığını hatırlatan Yılmaz, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Bunlar adım adım gelişen süreçler. Bir güven ortamıyla geniş süreçler. Aynı şekilde Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin de elbette çok önemli oranda etkilediği süreçler. Dolayısıyla olumlu yönde adımlar devam edecektir. Her adım kendi içinde baktığınızda tam yeterli değil diyebilirsiniz ama zaman içinde bu adımlar birikerek ülkeler arasında daha bir güven ortamı oluşturuyor ve bir süre sonra geriye dönüp baktığınızda önemli mesafeden aldığınızı görüyorsunuz. Örneğin; Türk Hava Yolları artık İstanbul uçuşları başladı. Bunu daha da arttırma yönünde bir karar var. Pegasus daha önce başlamıştı zaten. Telekom'un burada önemli yaptığı çalışmalar var, Nvidia büyük bir yatırım yapıyor Ermenistan'a. Telekom da buradaki muadili kuruluşları ile iş birliği sağlıyor. Buna benzer çok sayıda aslında başlık var. Önemli olan diyalog. Diyalog devam ettiği sürece, en üst düzeyde devlet başkanlarımızın ve her düzeyde yetkililerin bu diyaloğu bu bir araya gelip meseleleri konuşması devam ettiği sürece iş birliği alanları zaman içinde çok daha artacaktır ve bir noktadan sonra çok daha farklı bir düzeye yükselecektir diye inanıyorum."
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede imzalanan anlaşmaya yönelik açıklama yapan Yılmaz, "Ani Köprüsü'yle ilgili teknik hazırlık süreçleri yapılmış durumda. Dolayısıyla kurumlarımız sahada artık. Ama artık onun önünde bir engel kalmadı. Dolayısıyla en kısa kısa sürede herhalde bu çalışma başlayacaktır diye düşünüyorum. Kurumlarımız zaten uzun bir süredir bu konu üzerinde çalışıyorlar, hazırlıklar yapıyorlar. Sınırla ilgili hususlar uzun zamandır gündemimizde olan konular" dedi.
Ermenistan'ın zirve kapsamındaki misafirperverliğini dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Geldiğimiz andan itibaren Ermenistan makamları bize çok yakın bir ilgi ve misafirperverlik gösterdiler. Paşinyan başta olmak üzere bize sıcak bir ilgi gösteren, güzel bir misafirperverlik gösteren tüm Ermeni yetkililere ve burada bu güzel ortama hazırlayan herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Kaynak:İHA