Duhoborlar 116 yıl sonra Kars’tan barış ve kardeşlik mesajları verdiler

Duhoborlar 116 yıl sonra Kars’tan barış ve kardeşlik mesajları verdiler
DUHOBORLAR (DOUKHOBOR), 116 YIL SONRA ATALARININ YAŞADIĞI TOPRAKLAR OLAN KARS’TA SILAHLARI YAKTIKLARI YERİ ARADILAR, AYİN YAPIP, DUA EDİP, AĞAÇ DİKTİLER

116 yıl önce Kars’tan göçerek Kanada’ya yerleşen Duhoborların torunlarının çocukları, kıtalararası bir yolculuk yaparak atalarının yaşadığı Akyaka ilçesinin Karahan köyünde barış ve kardeşlik için dini tören yapıp dua ettiler.

Savaş karşıtı olan ve 1921,1961, 1962 yıllarında Kars’tan göçerek başta, Rusya, Amerika, Avustralya gibi dünyanın çeşitli ülkelerine göçen Malakanlar gibi aynı kaderi paylaşan Duhoborlar, 116 yıl sonra Kanada’dan gelerek Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Karahan köyünde akrabaları adına barış için dua edip çam fidanı diktiler. Kanada’dan gelen 10 kişilik gruba Araştırmacı Yazar Vedat Akçayöz ve bazı basın mensupları da eşlik etti. Karahan köyünde o yıllarda savaş karşıtı atalarının 1895 tarihinde topluca silahlarını yaktıkları bölgede, yere ekmek, su ve tuz koyarak dini tören eşliğinde dua eden Duhoborlar, barış ve kardeşlik mesajları verdi. Duaların ardından 10 kişiden oluşan Duhoborlar, aynı bölgede 100 adet çam fidanı dikerek, yarınlar için Akçayöz’ün rüyası olan “Duhobor Barış Ormanının” ilk fidanlarını diktiler.

Grup liderei Verna Pastnikoff ve Eski Dünya Malakanları Dostluk Derneği ile Kars Kültür ve Sanat Derneği Başkanı, Araştırmacı - Yazar Vedat Akçayöz koordinesinde 4 gün Kars’ta kalan Dokahaborlar, Verna Postnikoff (Öğretmen), Jonathan Kalmakoff (Tarihçi), Jared Areshenkoff  (Grand Forks, BC), Linda Areshenkoff  (Castlegar, BC*), Alex Ewashen  (Creston, BC* — historian), Brian Ewashen , Creston, BC, Hannah Hadikin, Nelson, BC - Barış gönüllüsü ve Gazeteci Carrie Kalmakoff , Calgary, AB Lisa Simenoff, Strathmore, AB, tarihi mekanları da gezerek Barış için 1895 yılında silahlarını yaktıkları Barış Ateşinin yerini  aradılar. Dukoborlara Amererikalı Malakan Tarihçi Andrei Conovaloff, (Arizona, USA – Tarihçi) da eşlik etti.

Gezinin Grup lideri Verna Postnikoff ve Eski Dünya Malakanları Dostluk Derneği Başkanı ve Kars Kültür ve Sanat Derneği Başkanı, Araştırmacı – Yazar Vedat Akçayöz koordinesinde, 4 gün Kars’ta kalan ve aralarında tarihçi ve araştırmacılarında bulunduğu Dukhobarlar, ilk önce Kars’ta köklerini aradıktan sonra, Kars’tan ayrılarak sırasıyla, Gürcüstan, Azerbaycan ve Rusya’da köklerini aramaya devam etmek için yola koyuldular.

Duhobarlar, Kars’taki ziyaretleri kapsamında özellikle atalarına ait mezarları arayarak onlardan kalan kalıntıları araştırarak bilgi edindi. O yıllardan kalan kalıntılardan Duhobarlar evlerini ve yer altındaki badvalları (Borum) görünce heyecanlandılar. Kars’ın asıl zenginliği olan çok kültürlülük Kars’ın dünya turizmi açısından son derece önemli olduğunu söylediler.

DUHOBORLAR 1895 YILINDA SAVAŞMAMAK İÇİN SİLAHLARINI YAKTILAR

Araştırmacı – Yazar Vedat Akçayöz’ün yıllardır yaptığı araştırmalar sayesinde varlıkları ortaya çıkan Duhoborların o yıllarda Akyaka ilçesine bağlı Karahan Köyü’nde topluca silahlarını yaktıkları biliniyor. Savaş karşıtı Kars’ın Porsuklu, Kuyucuk, Şahnalar ve Karahan köylerinde yaşayan 2 bin Duhobor, Rus Çarı’nın zulmünden kaçıp topluca kıtalar arası bir yolculuk yaprak Kanada’ya yerleşiyor. Aradan geçen 112 yıl sonra Akçayöz’ün Molakanlar, Duhaborlar  ve Prigunları kaleme almasıyla ve Kars’ta ve Türkiye’de gündeme getirmesinin ardından Duhoborlar 116 yıl sonra Kars’a gelerek köklerini aramaya başladı. Duhoborlar, Kars’a geldikten sonrada çevrede araştırmalar yaparak Akçayöz’den bilgi topladılar. Dukhoborlar Karahan Köyünde 120 yıl önce atarların topluca silahlarını yaktıkları bölgede yere tuz ekmek ve su koyarak, kadınlar ve erkekler karşılıklı olarak durup Sabrani adı verilen dinsel tören yaparak barış, kardeşlik ve savaşlar olmasın, dünyanın hiçbir yerinde kan akmasın diye dua ettiler.

ÜNLÜ RUS YAZAR TOLSTOY, ONLAR İÇİN YARI PEYGAMBER

Araştırmacı - Yazar Vedat Akçayöz ise geçmişten günümüze kadar kan, ateş ve barutun hüküm sürdüğü bu topraklarda artık barışın hüküm sürmesi gerektiğini söyledi.

Duhoborların dünyada barışın simgesi olduklarının altını çizen Akçayöz:  “Duhoborlar, Gandi’ye ve Martin Luter Kink’e öncü oldular. Onlar, yeryüzünde ilk kez bir başkaldırı hareketi başlatarak savaşmamak için silahlarını yaktılar. Şimdi onların torunları buraya geliyor. Uzun zaman sonra bu hayalim gerçek oldu. İlk önce Duhobor Ressam Florance Liymburner ve daha sonra da Verna Postnikoff ile birlikte bu bölgeye geldik ve 4 yıl önce dua ettik.  Bütün dinler ve barış iyilik üzerine kurulmuştur. Ama önemli olan dini kitaplardaki yazanları güncel hayatta uygulanmasıdır.. Barışın simgesi olan Duhoborlar her ne şekilde olursa olsun bu topraklardan savaşmamak için sürüldüler Onlara Lev Tolstoy ve diğer yardım kuruluşları da destek oldu. Ve 1899 yılında Kanada’ya göçtüler.  Tolstoy onlar için peygamber kadar değerlidir. Bu süre içerisinde ben bu bölgede barış adına bir orman yapmak istedim. Bu fikrimi da Kanada’da yaşayan Duhoborlara ilettim ve onlarda teklifimi çok hoş karşıladılar. Barış adına bizlerde gelip barış adına ilk fidanları dikellim dediler. Benim için mutluluk verici bir olay. Turizm açısından da son derece önemli olan Dkhobor ve Malakan kültürlerini Kars turizmine entegre etmemiz şarttır.” dedi.

İÇİMİZDEKİ RUH GÜREŞÇİLERİ;

Akçayöz, geçmişten günümüze Dukhoborları şu şekilde anlattı:

 “1785 yılında Rus Ortodoks Kilisesinin Başpiskoposu, Kiliseye muhalif bir grup Rus köylüyü, onları kafir olarak tanımlamak amacıyla “Doukho-bortsi” (“Ruhani Güreşçiler”) olarak adlandırdı. “Duhoborlar bu ismi benimsediler, ancak ona kendi yorumlarını kattılar: “Biz Ruhani Güreşçileriz çünkü biz Tanrı’nın Ruhu ile ve onun için güreşiriz”. Bu şekilde, daha iyi bir hayat için mücadele ederken “şiddet veya baskı”ya karşı durup “sevginin ruhani gücünü kullanırız.

Böylelikle, Duhoborlar bir süredir zaten grup olarak var olmalarına rağmen bu ismi kabul ettiler. Daha önceleri, Rus Ortodoks Kilisesine karşı tavır alarak;

* “Neden tahta bir ikona boynumuzu eğelim?” diye sorguladılar?

* Böylece “Ikono-bortsi” (ikon güreşçileri) olarak adlandırıldılar.

*“İkonlara boyun eğeceğimize birbirimize boyun eğelim ki her birimizin içinde yaşayan Tanrının Ruhunu tanıyalım.”

Duhoborlar dini felsefelerini, iki emir üstüne oturturlar;

* Birincisi “ İyiliğin ve yaratıcılığın ruhani gücü olan “Tanrıyı” – tüm kalbinizle, aklınızla ve ruhunuzla tanıyın ve sevin.”

*İkincisi “Komşunuzu olduğu gibi her zaman sevin”.

Duhoborlar “Tanrı nedir?” diye sorusuna. Şöyle cevap veriyor: “Tanrı bir sözcük, bir ruh ve aşktır.”

* “Ruh nedir?” “Bir insanın ruhu, Tanrının ruhunun yansımasıdır.

*İnsanların arasında sevginin olduğu yerde Tanrı yaşar.”

Duhoborlar İsa’nın bu dünyada doğduğunu, yaşadığını ve öldüğüne inanıyorlar, ama İsa’nın ruhu sonsuza dek var olacak; ruhta doğdu ve onu takip edenlerde doğmaya devam edecekler. Dukhoborizm, bir dinden daha çok bir yaşam biçimi veya toplumsal bir hareket olarak adlandırılabilir.  Yüzyıllardır bir arada yaşayan Duhoborlar birçok eşsiz kültürel gelenek ve görenek oluşturdular. DuKhoborlar için en büyük gelişme ve ahlaki başarı, 19. yüzyılın sonunda gerçekleştirildi. Peter Vasilievitch Verigin’in büyük idealleri ve dinamik liderliğinden ilham alan Duhoborlar yaşam biçimlerinin uygulamadaki ahlaki ve etik yönlerini geliştirmede büyük adımlar attılar.

*Barışseverliği amaç edindiler,

*Askerliğe ve her türlü şiddete karşı kararlı bir duruş sergilediler.

* 29 Haziran-1895 yılında sahip oldukları tüm silahları ve cephaneleri yaktılar.

*Can almayı reddeden sembolik bir eylem niteliğinde yaktılar.

* Hayvanları öldürmenin de insan duygularını zalimleştirdiğine inanarak hayvan eti yememeye başladılar.

* Tütün ve alkol reddedildi çünkü bunlar Tanrı tarafından saf ve saygın olarak yaratılan insan vücuduna zarar veriyordu.

Öldürmeye karşı Duhoborların duruşu Çarlık Devleti ve Kilise makamları tarafından sert baskılarla karşılaştı ve Duhoborlar son derece zor koşullar altında, tüm özgürlüklerini ve ayrıcalıklarını kaybetmek suretiyle eziyet gördüler ve sürüldüler.

* Birçok insan öldü. Böyle felaketler yaşamaları dünyanın ilgisini çekti ve Leo Tolstoy ve Dostlar Derneği (Quakers) gibi hümanistlerin yardımıyla Duhoborlar Kanada’ya göç edebildiler – vatandan uzakta bir vatan, bir sığınak ve bir barınak.”

Kanada’da Duhoborlar “Altın Çağ” olarak nitelendirilen bir komün hayatı kurdular. Onların tarımsal komün toplumu (bazı açılardan Amish ve Hutterite toplumlarına benzer şekilde) “Gayretli ve Huzurlu Yaşam” sloganlarına bir şükran niteliğindeydi. Herkesin yararına günlük olarak birlikte çalışmak,

*Hıristiyan ahlakındaki “Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, başkalarına da öyle davranın” ilkesinin somut bir örneğiydi. Aynı zamanda basit ihtiyaçları için tam bir öz yeterlilik sağlıyordu.

Duhobor toplumu tarafından başarılan hakikaten ütopik kavramlar şüphesiz ki Britannica Ansiklopedisindeki gözleme ilham kaynağı oldu. Bu, Duhoborlar “yaşamlarında çalışkan ve kanaatkar ve inançlarına uygun yaşadıkları zaman daha önce başarılamamış Hıristiyan idealini gerçekleştirmeye çok yakınlar” olarak tanımlamaktadır.

Liderlerini ölümü ve Büyük Ekonomik Buhran Duhoborların inançlarını tam anlamıyla yaşamalarını daha da zorlaştırdı. Birtakım karmaşık etmenler, iç ve dış ekonomik ve kültürel baskılar, komün yaşam biçimin sürdürülememesi ile sonuçlandı. Duhoborlar bu zamanda kadar devam eden bir geçiş sürecine girdiler.

Geçiş, benzersiz, kırsal, etnik, sanayileşme öncesi yaşam biçimi ile hızlı, teknolojik ve şehir merkezli toplumun ortasında ortalama bir Kuzey Amerikalı yaşamı arasında olmaktadır. Temel değerleri ve inançları korurken değişen koşullara ayak uydurma sürecini içine almaktadır. Duhoborlar asırlar boyunca okuma yazma bilmeseler de, bir nesil süresinde kendi köklerinin diline ve kültürüne erişim sağladılar, çift dilli ve hatta çok dilli statüye sahip olmanın avantajlarından yararlanmaya başladılar. Çok yönlü teknolojik ve çevresel sorunlarla karşı karşıya olan bir dünyada, atalarının basit, kendi kendine yeten ve ekolojik olarak sağlam geleneksel yaşam biçimlerine yeni bir saygınlık kazandırdılar.

Ve bütün bunların ötesinde, az veya çok birçok şiddet olayıyla tehdit edilen bir dünyada Duhobor gençliği miras aldıkları ölümsüz gerçekten vazgeçmiyorlar. “Tüm dünyanın refahı bir çocuğun yaşamından değerli değildir.” sloganı her Duhoborun kalbinde yer alan tutkulu bir slogandır. Bununla beraber değişen koşullarda Duhoborlar tüm dünyadaki hemfikir kişilerle birlikte mücadele etmeye devam ediyor – savaşın ve öldürmenin bilinmediği ve hepimizin sevgi dolu tek bir insanoğlu ailesi, “Tanrının babalığından İnsanların Kardeşliği”, olduğumuz bir dünya için….

DİP NOT:

Columbia, Canada adresinde mukim Ruhani Hıristiyan Toplulukları Birliği tarafından yayınlanmıştır. Jim E. Popoff ve Lloyd R. Popoff’a (Dukhobor yayınları ve yerel bir gazetenin personeli)  ve katkısı bulunan diğer herkese teşekkür ederiz. Fotoğraflar: A. Demosky – arka kapak (üst); H. Mayrhofei – ön kapak (alt), sf. 7-8; Wm. Merilees – ön kapak (üst 1); Kanada Ulusal Film Kurulu – sayfa 6 (üstteki üç fotoğraf), arka kapak (orta); Kanada Ulusal Müzesi  - safta 7; J. Popoff – sayfa 10 (orta 1); Wm. Rozinkin – ön kapak (üst sağ), sayfa 10 (üst ve orta sağ), arka kapak (alt 1); P. Samaıodin –arka kapak (orta 1. ve alt sağ); T. Wakayama -sayfa 6 (alt).

duhoborlar-116-yil-sonra-(1).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(2).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(3).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(4).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(5).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(6).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(7).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(8).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(9).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(10).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(11).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(12).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(13).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(14).jpgduhoborlar-116-yil-sonra-(15).jpg

Kaynak:

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir