'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" duruşmasının 62. oturumunda sanık Fatih Keleş savunma yaptı. İddianamede örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun gizli kasası olarak tanımlanan Keleş, "Ben kimseden talimat almadım, kimseye de talimat vermedim. İş ilişkisi sebebiyle danışmışımdır ya da bana danışılmıştır. Bir yapıyı yönetiyor da değilim" dedi. Öte yandan mahkeme başkanı, 8 Temmuz Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına başlanacağını kaydetti.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 62. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Fatih Keleş savunma yaptı. Keleş hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede örgüt yöneticisi olduğu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı ve İBB Spor Kulübü Başkanı olduğu belirtilmişti. Keleş'in örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun gizli kasası olduğu, örgütün oluşmaya başladığı dönemden günümüze kadarki olan tüm süreçlerde aktif bir şekilde rol oynadığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamede Keleş'in iş insanları ile olan rüşvet görüşmelerini ya da rüşvetin teminine aracılık yaparak sisteme dahil ettiği nakil para akışı sağlanmasına yönelik para alışverişine ilişkin görüşmeleri İBB Başkanlık konutunda bizzat kendisinin gerçekleştirdiği belirtilmişti. Fatih Keleş'in rüşvetin ödenmesi ve temini süreçlerine aracılık ederek, kurulan sisteme ciddi miktarda para akışı sağlanması gibi önemli süreçleri yürüttüğü iddianamede belirtilmişti.
"Temaslarım emir komuta talimat ilişkisi değildir"
Keleş, iddianamede yer alan suçlamalara karşı savunmasında, "Hakkımdaki tüm isnatların deliller ile tarafsız ve adil bir mahkemede değerlendirilmesini talep ediyorum. Savcılık örgütün en önemli üyesi olduğumu öne sürmektedir. Ben meclis üyeliğine seçilmiş biriydim. Bu gerçeklikle uymamaktadır. Benim temaslarım emir komuta talimat ilişkisi değildir. Yetkim ve kamu görevim dışında bir görevim yoktur. Ben kimseden talimat almadım, kimseye de talimat vermedim. İş ilişkisi sebebiyle danışmışımdır ya da bana danışılmıştır. Bir yapıyı yönetiyor da değilim. İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun Büyükşehir Belediye Başkanı olması akabinde resmi olarak meclis üyesi ve spor kulübünün başkanlık görevine getirildiğim yönündeki ifade hatalıdır. Ben Ekrem İmamoğlu İBB Belediye Başkanı olarak seçilmeden önce de İBB Belediye Meclis Üyesi olarak halkın oylarıyla seçilmiş ve bu göreve gelmiştim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanlığı görevine de genel kurul üyelerinin oylarıyla seçildim. Seçmen iradesiyle bu görevlere gelmiş bulunuyorum" dedi.
Fatih Keleş, "Savcılık örgütün oluşmaya başladığı iddia edilen dönemden bugüne kadar geçen tüm süreçlerde aktif rol aldığımı ve hatta örgütün en önemli yöneticisi olduğumu ileri sürmektedir. Resmi, seçilmiş ve açık kimlikle yürütülen bir kamu görevini görmezden gelerek tüm süreci gizli bir örgütsel faaliyet gibi kurgulamak gerçeklikle uymamaktadır. Resmi görev ilişkisini veya siyasi ilişkileri örgütsel bağ gibi göstermek, kamusal çalışma hayatının olağan işleyişini suç delili saymak anlamına gelir. Eğer aynı kurum içinde görev yapmak, aynı toplantılara katılmak, resmi sıfatla bir araya gelmek örgütsel bağ olarak yorumlanacaksa, bu durumda kamusal görev yapmanın kendisi suç unsuru haline getirilmiş olur" ifadelerini kullandı.
Duruşma, Fatih Keleş'in savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. Öte yandan mahkeme başkanı, 8 Temmuz Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına başlanacağını kaydetti.
Kaynak:İHA