Getir, on yılı aşkın süredir operasyonunun merkezinde konumlandırdığı yapay zekâ destekli teknoloji altyapısını, kullanıcılarının yeni nesil alışveriş deneyimine de taşıdı. Kişiselleştirilmiş ürün önerilerinden hazır sepet ve alışveriş listesi gibi yapay zekâ destekli akıllı özellikler, kullanıcıların alışverişe ayırdığı zamanı azaltarak kendilerine ve sevdiklerine daha fazla vakit kalmasını sağlıyor.
Yapay zekâ bugün küresel ölçekte yeni dönüşüm dalgası oluşturuyor olsa da Getir'in bu teknolojiyle ilişkisi, kurulduğu 2015 yılına kadar uzanıyor. Hızlı market teslimat modelini dünyada ilk kez hayata geçiren şirket, modelin ölçeklenebilir hâle gelmesi için ilk günden itibaren veri, tahminleme ve makine öğrenmesi tabanlı bir teknoloji altyapısı kurdu. Bugün bu birikim, hem sipariş ve teslimat süreçlerinin daha verimli işlemesini sağlıyor hem de kullanıcıların daha hızlı ve pratik bir biçimde alışveriş yapmasına yardımcı oluyor.
Getir CTPO'su Kaan Emeç, yapay zekânın şirketin teknoloji yaklaşımındaki yerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Yapay zekâ bizim için son dönemde gündeme gelen bir teknoloji değil. Platformda hızlı teslimat modelini ölçeklenebilir kılmak için ilk günden itibaren büyük veri ve makine öğrenmesi kullanıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bu altyapı, milyarlarca veri noktasıyla beslenen, gerçek zamanlı deneyimler oluşturabilen bir teknoloji omurgasına dönüştü. Örneğin İstanbul'da yağmurlu bir pazartesi akşamında oluşan yoğun trafiğin ya da İzmir'de sıcak bir cuma akşamında değişen kullanıcı davranışlarının teslimat sürelerine etkisini anlık olarak analiz ederek her bölge için farklı deneyimler oluşturabiliyor. Aynı sistem; bir kullanıcının sütünün bitme ihtimalini alışveriş alışkanlıklarından öngörüp doğru zamanda doğru ürün önerileri sunmaktan, mağazalardaki stok seviyelerini takip ederek hangi ürünün hangi depoya ne zaman yönlendirilmesi gerektiğin belirlemeye ve hangi kuryenin siparişi ne zaman teslim edeceğine kadar operasyonun yüz binlerce farklı anını eş zamanlı yönetiyor."
Her siparişin arkasında çalışan yapay zekâ
Yapılan açıklamaya göre, platformda her gün yüz binlerce sipariş ve kurye yolculuğu, farklı yapay zekâ modelleri tarafından eş zamanlı planlanıyor. Tahmini Varış Süresi (TVS) sistemi; kurye yoğunluğu, trafik durumu, sipariş hacmi, hava koşulları ve güvenlik standartları gibi onlarca farklı parametreyi saniyeler içinde değerlendiriyor. Talep tahmini, depo bazında saatlik ve dakikalık ayrıntıda çalışırken; kurye yönlendirme ve aktif kurye sayısından sipariş verme olasılığına kadar farklı verileri aynı anda hesaplıyor. Aynı teknoloji altyapısı, lokasyon, saat ve kullanıcı davranışına göre her kullanıcıya özel kampanya ve promosyonları da sunuyor. Örneğin sistem, sıcak bir yaz akşamında dondurma ve soğuk içecek talebinin artacağını öngörerek ilgili ürünleri öne çıkarabiliyor ya da düzenli olarak bebek bezi siparişi veren bir kullanıcıya, ürünü tükenmeden önce kişiselleştirilmiş bir teklif gösterebiliyor. Böylece kullanıcı deneyimi daha hızlı, ilgili ve ihtiyaca göre şekillenen bir yapıya dönüşüyor.
Kaan Emeç, operasyonel yapay zekânın Getir modelindeki rolünü şu sözlerle anlattı: "Yapay zekânın şirketlerde fark yarattığı gerçek nokta nasıl uygulandığıdır. Model kurmak ve özelleştirmek artık görece daha da kolaylaştı. Modeli gerçek bir iş probleminin çözümüne bağlamak ise ciddi bir birikim ve deneyim istiyor. Bizim için her sipariş, arka planda çalışan onlarca küçük modelin ve gerçek zamanlı karar sisteminin uyumuyla ortaya çıkıyor. Getir'in yaklaşık 1.200 kişilik merkez ofis kadrosunun üçte biri yazılım, mühendislik, veri ve ürün ekiplerinden oluşuyor. Ancak yapay zekâ artık belirli ekiplerin kullandığı bir araç olmaktan çıktı; şirketin tamamına yayılan bir çalışma alanına dönüştü. Kritik kararlarda ise son sözü her zaman insan söylüyor. Bizim için yapay zekâ, çalışanlarımızın üreticiliğini, stratejik bakışını ve karar verme gücünü büyüten bir araç."
Alışveriş de yapay zekâyla hızlanıyor
Açıklamaya göre, platformda kullanıcılarının alışverişini kolaylaştıran yapay zekâ uygulamaları da hızla çeşitleniyor. GetirBüyük hizmetindeki "Hazır Sepetin" özelliği, geçmiş alışveriş alışkanlıklarına göre her kullanıcıya özel ürün önerileri yapıyor. Getir kullanıcıları da uygulamanın kendisine önerdiği sepet üzerinden ürünleri diledikleri gibi ekleyip çıkarabiliyorlar. Yapılan kullanıcı araştırmasına göre kullanıcıların yüzde 90'ı karşılarına çıkan ürünlerin, daha önce sık satın aldıkları ve gerçekten ihtiyaç duydukları ürünler olduğunu düşünüyor. "Alışveriş Listem" özelliğiyle de kullanıcının fotoğraf olarak yüklediği veya telefonundaki notlarda metin olarak yazdığı alışveriş listesini otomatik olarak sepete dönüştürüyor.
Online yemek sipariş platformu GetirYemek için geliştirilen Türkiye'nin ilk kişiselleştirilmiş yemek öneri aracı olan "Ne Yesem"le ise kullanıcılar, restoranların en çok tercih edilen ürünlerini, yorumlar ve performans verileri özetiyle görerek yemek seçimlerini daha kolay ve bilinçli yapabiliyor.
Yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan restoran özetleri ise yorum ve davranış verilerini analiz ederek kullanıcıya hızlı seçim imkânı, restorana da anlamlı geri bildirim sunuyor. Ayrıca yapay zekâ alt yapısını kullanarak menü içeriklerinden kalori tahmini yaparak formunu korumak isteyen kullanıcılara kolaylık sağlanıyor.
Kaan Emeç, yapay zekânın kullanıcı deneyimindeki karşılığını şöyle ifade etti: "Alışveriş, aslında sürekli tekrar eden küçük kararların toplamı. Kullanıcılarımız her hafta onlarca seçim yapıyor; ne alacağını, ne yiyeceğini, neyin eksik olduğunu düşünüyor. Bizim hedefimiz, bu karar yükünü azaltmak, tekrar eden seçimlerini hızlandırmak ve seçim yaparken düşünmeye harcadıkları zamanı onlara geri kazandırmak. Tüm bunların sonucu olarak, uygulama içine eklediğimiz yeni özellikle kullanıcılarımıza platformumuz sayesinde ne kadar zaman kazandıklarını gösteriyor ve kazandıkları zamanın finansal karşılığını hesaplıyoruz."
Kaynak:İHA