İBB davasında savunma yapan Taner Çetin: "Halay başından Kültür Müdürlüğü’ne, oradan daire başkanlığına haberlerine öfkeliyim"

İBB davasında savunma yapan Taner Çetin: "Halay başından Kültür Müdürlüğü’ne, oradan daire başkanlığına haberlerine öfkeliyim"
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında ilk duruşmanın 50. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık İBB Halkla İlişkiler Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Taner Çetin, "Algı operasyonunda "Halay başından Kültür Müdürlüğü'ne,...

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında ilk duruşmanın 50. oturumunda savunma yapan tutuklu sanık İBB Halkla İlişkiler Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Taner Çetin, "Algı operasyonunda "Halay başından Kültür Müdürlüğü'ne, oradan daire başkanlığına" şeklindeki saçma sapan haberlere öfkeliyim. Evet, ben bir halay başıyım. Hem de Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halay başlarından, halk oyunu hocalarından biriyim" dedi.

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasının 50. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada savunma yapan İBB Halkla İlişkiler Müdürü tutuklu sanık Serap Karay, 20 yıldır yerel yönetimlerde çalıştığını ve yaklaşık 17 yıldır da devlet memuru olduğunu belirtti. İş hayatına özel sektörde yönetici olarak başladığını ve Avcılar Belediyesi'nde özel kalem müdürü olarak memuriyet hayatına geçiş yaptığını anlatan Karay, 2021 yılında başvurusu sonucu mülakatla Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nda Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı olarak göreve başladığını 3 yıl müdür yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 2024 yılının Nisan ayında Halkla İlişkiler Müdürü olarak atandığını söyledi.

"İhaleler kanunlar çerçevesinde kamu yararı gözetilerek yapılmıştır"

Karay, "Yapmış olduğumuz ihaleler kanunlar çerçevesinde kamu yararı gözetilerek yapılmıştır. Geçmiş yıllarda yapılan ihalelere bakıldığında, o ihalelerin teknik ve idari şartnamelerine bakıldığında kısmi teklife açılmadığı, mal hizmet alımlarının bir arada yapıldığı görülecektir. Biz yapmış olduğumuz ihalelerimizi geçmişten geldiği gibi aynı şekilde devam ettirdik. İhtiyaç durumunda sadece küçük eklemeler ve çıkartmalar yaparak, ihalelerimiz geçmişten geldiği gibi devam ettirilmiştir. İddianamede üzerime atılı ihaleye fesat karıştırma suçunu nasıl işlediğime dair hiçbir delil sunulmamıştır. Bu nedenle bu tahmine ve varsayıma dayalı bilirkişi raporlarını asla kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

Ardından savunmasına geçilen tutuklu sanık Taner Çetin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, İBB Halkla İlişkiler Basın ve Yayın Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı, ihale süreçlerini yöneten komisyon üyeleri ile birlikte hareket ederek, tek bir firmanın lehine yapay rekabet ortamı oluşturarak ihaleye fesat karıştırdığı belirtilmişti. Çetin'in ihaleye katılan ve kazanan şirketlerden rüşvet aldığı, rüşvet gelirlerini gizlemek amacıyla para transferleri yaparak suç gelirini akladığı ve gayrimenkul, taşıt gibi çeşitli mal varlıkları edindiği iddianamede açıklanmıştı. Taner Çetin'in Fatih Keleş hiyerarşisinde bulunduğu da iddianamede aktarılmıştı.

"Halay başından Kültür Müdürlüğü'ne, oradan daire başkanlığına haberlerine öfkeliyim"

Çetin, iddianamede yer alan suçlamalara karşı yaptığı savunmada, "20 Mayıs sabahı gözaltına alınana kadar Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nda daire başkanı olarak görev aldım. Bu kürsüye yalnızca bir ceza soruşturmasının muhatabı olarak değil, hakkındaki iddialarla hiçbir ilgisi bulunmayan, özel hayatına ilişkin haberlerle hedef gösterilmiş, sosyal medyada, televizyonlarda linç edilmiş bir insan olarak çıkıyorum. Algı operasyonunda işimle ilgili linç girişiminde "Halay başından Kültür Müdürlüğü'ne, oradan daire başkanlığına" şeklindeki saçma sapan haberlere öfkeliyim. Evet, ben bir halay başıyım. Hem de Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en iyi halay başlarından, halk oyunu hocalarından biriyim" dedi.

"Fatih Bey ile hiç görüşmedim"

Sanık Çetin, "Gerçekten böyle bir yapı olsaydı, bu kadar çok personelin, bu kadar çok kontrol mekanizmasının, bu kadar çok kayıtlı işlemin bulunduğu bir süreçte bunun hiçbir somut iz bırakmadan, yalnızca tek bir kişiye bağlanabilmesi mümkün olmazdı. Ortada somut bir hile organizasyonu yoktur. Ortada yıllardır aynı şekilde yürüyen, kayıt altında gerçekleştirilen ve onlarca denetim mekanizmasından geçen idari işlemler vardır. İddianamede yazılanların tamamı kamu yönetimi açısından yapılmış iş ve işlemlerdir. Bana yöneltilen suçlamaların özü bazı ihalelerde mal ve hizmeti birlikte ihale etmek, ihaleyi kısmi teklife kapalı yürütmek ve benzer iş tanımını bu kapsamda belirlemek. Suç diye önüme konan şey bir para teslimi, bir gizli anlaşma ya da bir hile değil, idarenin ihale tekniğine ilişkin takdir yetkisi tercihleridir. 35 yıldır atmış olduğum tüm imzaların arkasındayım. İddia makamı sözde örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e bağlı olduğumu tanımlamaktadır. Ben Fatih Bey ile hiç görüşmedim. 5 senedir İBB'deyim. Bir kere görüşmedim. Bir törende karşılaşma olabilir. Ben bir yerde daire başkanıyım, o bir yerde kulüp başkanı. Bu 5 sene içerisinde de kendimizi yokladığımızda vallahi de billahi de ya bir defa ya iki defa görüşmüşüzdür ya da görüşmemişizdir" şeklinde savunma yaptı.

Sanığın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Cumhuriyet savcısı tarafından sanık Çetin'e "Uzun yıllardır belediyede çalıştığınızı görüyorum, aldığınız maaş harici bir geliriniz var mıdır?" sorusu yöneltildi. Sanık soruya, "İştirak şirketlerinden gelen huzur hakkımız var" yanıtını verdi.

Duruşma, sanık Çetin'in avukatının savunmasının ardından yarına ertelendi.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir