İki yıl boyunca hastane hastane gezdi, tanı konulamayan ağrılarının sebebi kemik iliği kanseri çıktı

İki yıl boyunca hastane hastane gezdi, tanı konulamayan ağrılarının sebebi kemik iliği kanseri çıktı
Kastamonu'da iki yıldır kemik ağrıları ve kansızlık şikayetleri yaşayan hastanın, teşhisi konulamayan ağrılarının sebebinin, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde kemik iliği kanseri olduğu tespit edildi.

Kastamonu'da iki yıldır kemik ağrıları ve kansızlık şikayetleri yaşayan hastanın, teşhisi konulamayan ağrılarının sebebinin, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde kemik iliği kanseri olduğu tespit edildi.

Kastamonu'da yaşayan 55 yaşındaki Bilal Dere'nin yaklaşık iki yıldır devam eden kemik ağrısı ve kansızlık şikayetleri sebebiyle hayatı adeta kabusa döndü. Geceleri ağrıları sebebiyle uyuyamayan Dere'ye gittiği hastanelerde teşhis konulamadı. Yaklaşık 2 yıl boyunca hastane hastane gezen Dere, ağrıları için gittiği Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis Polikliniği'ndeki doktorun yönlendirmesiyle Hematoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Aslıhan Sezgin tarafından muayene edildi. Hastanın belirtilerinden şüphelenen Sezgin tarafından yapılan tetkikler neticesinde Dere'ye multipl miyelom (kemik iliği kanseri) tanısı konuldu. İlerlemesi durumunda kemik kırılmaları, böbrek yetmezliği gibi hayati sağlık sorunlarına sebep olan kanseri için tedavisine başlanan Dere, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki doktorların dikkati sayesinde 2 yıl sonra hastalığına tanı konulabildiğini ifade etti.

"En çok kansızlık, böbrek yetmezliği ve kemik ağrıları şikayetlerini görürüz"

Kemik iliği kanseriyle ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Aslıhan Sezgin, "Kan hastalıkları arasında en çok gördüğümüz kanserlerden bir tanesi multipl miyelomdur. Özellikle, 50'li, 60'lı yaşlardan sonra gördüğümüz, ancak son yıllarda daha genç hastalara da teşhisini koyduğumuz bir hastalık. Ama 30 yaş altı hastalarda genellikle görmüyoruz. Bu bir kemik iliği kanseridir, kemik iliğinde antikorları yapan plazma hücrelerinin artmasından ve kontrolsüz olarak artmasından kaynaklanır. Bu hastalık genellikle lösemilerde beklediğimiz gibi hızlı şikayetler oluşturmak yerine daha ağır gelen kemik ağrıları, tanısı konulamayan böbrek yetmezlikleri ve kansızlıkla ortaya çıkar. En sık gördüğümüz tanıları; kemik ağrıları, bel ağrısı, göğüs ve sırttaki ağrılar ya da travma olmadan olan, kendiliğinden gelişen kırıklardır. Hastaların genelde başvuruları bu şikayetlerden dolayı olur. En çok kansızlık, böbrek yetmezliği ve kemik ağrıları şikayetlerini görürüz" dedi.

"Ne kadar hızlı tanısını koyabilirsek etkilerini önleme şansımız oluyor"

Bilal Dere'nin hastalığını ön tanı tahlilleriyle tespit ettiklerini belirten Sezgin, tedavi sürecinde olumlu sonuçlar almaya başladıklarını dile getirerek, "Hastamızın da yaklaşık 1,5 yıldır devam eden bir kansızlık şikayeti vardı. Bu kansızlık herhangi bir vitamin ya da demir eksikliğine bağlı değildi. Biz bu şikayet üzerine miyelom ön tanısıyla tahliller yaptık. Ne kadar hızlı tanısını koyabilirsek, kemik kırılmaları, böbrek yetmezliğinin kalıcı olması ve diyalize ilerlemesini ve sürekli kan verilmesini önleme seçeneklerimiz oluyor. Hastamımız da da oldukça düşük hemoglobin düzeyinden dolayı kan takılmasına ihtiyacı vardı. Kemoterapinin birinci gününden sonra Kan sransfüzyonuna ihtiyacımız olmadı" diye konuştu.

"1,5 yıl içerisinde yapılan tahlillerinde herhangi bir enfeksiyon, böbrek yetmezliği tespit edilmemiş"

Hastanın daha önce yapılan tetkiklerinde hastalıkların sebebinin belirlenemediğini kaydeden Sezgin, "Yaklaşık 1,5 yıl içerisinde hastada giderek derinleşen kansızlık gelişmiş. Kansızlık için geçmiş tahlillerini takip ettiğimizde, demir, B12, folikasit gibi parametrelere daha önce bakıldığını görüyoruz. Hastada 1,5 yıl içerisinde bakılan tahlillerinde herhangi bir enfeksiyon, böbrek yetmezliği tespit edilmemiş. Bir yerde kan kaybı da yok. Biz hastamıza ilk önce multipl miyelomla ilişkili olabilecek serum protein elektroforezi ve immünfiksasyon gibi tahlillerini gönderdik. Kansızlık haricindeki serum protein ve sedimantasyon yüksekliği gibi belirtiler vardı. Dolayısıyla bize başvurduğu gün hastamızın kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisini yaptık. Ertesi gün baktığımızda yüzde 70, 80 oranında plazma hücresinin aspirasyonunu görüp tedavisine başladık" şeklinde konuştu.

"Gece bile uyumakta zorlanıyordum"

Belirtilerinin kemik ağrıları ve aşırı halsizlik şikayetiyle başladığını dile getiren Bilal Dere ise, "Gece bile uyumakta zorlanıyordum. Bu yüzden Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Acil Servisi'ne başvurdum. Oradaki doktorumun yönlendirmesiyle önce Dahiliye Polikliniği, ardından Aslıhan Hanım'a yönlendirildim. Yaklaşık 2 yıldır yaşadığım ağrıların sebebinin, doktorum Aslıhan Hanımın yaptığı teşhisle kemik iliği kanseri olduğunu öğrendim. Teşhis koyulduktan sonra kemoterapi sürecine geçtim. Takibim doktorum tarafından yapılmaktadır. İki yıldır devam eden hastalığımın sebebi kansızlık olarak söyleniyordu. Kan ilaçları kullandım, ağrı kesiciler kullandım. Sürekli bel, bacak ağrıları ve halsizlik şikayetiyle gittiğim doktorlarda gerekli tedaviler yapıldı ama teşhis Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde konuldu. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Bu teşekkürlerimi CİMER aracılığıyla da Sağlık Bakanlığına da bildirdim" ifadelerini kullandı.

Kaynak:İHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde karsmanset.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir