İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "ABD ile müzakere yok, sadece mesaj alışverişi var"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "ABD ile müzakere yok, sadece mesaj alışverişi var" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "ABD ile müzakere yok, sadece mesaj alışverişi var" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlet televizyonunda katıldığı programda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, savaşın seyri ve Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, bölge ülkelerinin hava sahalarının İran'a karşı kullanılacağını öngörmediklerini belirterek, "Komşu ülkelerin hava sahasının İran'a karşı kullanılacağını öngörmüyorduk. Ancak sahada bunun gerçekleştiğini gördük. Bu durumun söz konusu ülkelerin bilgisi ya da iradesi dışında olduğunu söylemek mümkün değil, aksine bu yönde bazı bulgular bulunuyor. Bölgede bulunan ABD üsleri de kullanılmayacağı yönündeki açıklamalara rağmen İran'a yönelik operasyonlarda kullanıldı. ABD güçlerine hem üs içinde hem de dışında çeşitli destekler sağlandı ve hava sahaları kullanıma açıldı. Bu durum, ilgili ülkeler tarafından da farklı şekillerde kabul ediliyor" dedi.
"ABD uçakları Kuveyt'te ne yapıyordu?"
ABD savaş uçaklarına ilişkin örnek veren Arakçi, "ABD'ye ait üç F-15 savaş uçağının Kuveyt semalarında düşürüldüğünün açıklanmasının ardından şu soru akla geliyor: Bu uçaklar Kuveyt'te ne yapıyordu? Açıkça rotalarının İran yönünde olduğu görülüyor. Detaylara girmek istemiyorum ancak görünen o ki bölge, uyarılarımızı ciddiye almadı ve şimdi bu durumla karşı karşıya kaldı" ifadelerini kullandı.
"Bölge ülkeleri ABD'den uzak durmalı"
Bölge ülkelerine çağrıda bulunan Arakçi, "Mesajımız, mutlaka ABD'den uzak durmaları ve İran halkına yönelik bu saldırıdan kendilerini ayırmalarıdır. Bu saldırı tamamen hukuksuz, sebepsiz ve hiçbir meşruiyeti yoktur. Ne yazık ki bölge ülkeleri, özellikle Körfez ülkeleri, bu eylemi kınamadı. Bu durum son derece dikkat çekicidir. Oysa daha ilk günden, müzakereler sürerken İran'a saldırıldığı açıkken, bu tür hukuksuz bir saldırının en azından sözlü olarak kınanması beklenirdi. Ancak bu dahi yapılmadı" dedi.
"Saldırılara ortak olan herkes bizim için meşru hedef"
İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına da değinen Arakçi, "Siyonist rejimin saldırısı, İslam dünyasının görmezden gelebileceği bir konu değildir ancak bu ülkeler ne yazık ki bunu görmezden geldi. Bu süreçten uzak durmalı ve topraklarının, hava sahalarının ya da denizlerinin İran'a karşı kullanılmasına izin vermemeliler. Bu durumda kendilerine karşı herhangi bir adım atılmayacağını göreceklerdir. Halihazırda da bu ülkelerle bir sorunumuz yok ve saldırılarımız komşu ülkelere yönelik değil. Bu ülkeleri dost olarak görüyor, halklarını kardeşlerimiz olarak kabul ediyoruz. Hedefimiz, bizimle savaşan ABD ve Siyonist rejimdir. İran halkı hedef alınırken sessiz kalamayız. Bu saldırılara ortak olan herkes bizim için meşru hedeftir" dedi.
"Hedefler sadece üslerle sınırlı olmayacak"
Arakçi, İran'a yönelik saldırıların sürmesi halinde verilecek karşılığın kapsamına da değinerek, "Saldırıların devam etmesi halinde hedeflerimiz yalnızca ABD üsleriyle sınırlı olmayacak. ABD güçlerinin konuşlandığı merkezler, tesisler, çıkarları ve toplanma alanları da hedef alınacak. Bu kapsamda, ABD güçlerine yakıt sağlayan merkezler de dahil olmak üzere çeşitli noktalar hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca savaş sürecinde, onlar altyapıları hedef aldığında biz de ABD'li hissedarların bulunduğu ya da ABD şirketlerine ait altyapıları hedef aldık" ifadelerini kullandı.
"ABD ile müzakere yok, sadece mesaj alışverişi var"
İran ile ABD arasında görüşme yapıldığı yönündeki iddialara da yanıt veren Arakçi, "Şu ana kadar ABD tarafıyla hiçbir görüşme ya da diyalog gerçekleşmedi. Müzakere gibi bir niyetimiz de yok. Son günlerde ABD, çeşitli arabulucular üzerinden mesajlar iletti. Ancak dost ülkeler aracılığıyla mesaj iletilmesi ve buna karşılık verilmesi müzakere ya da diyalog değil, yalnızca mesaj alışverişidir" dedi.
"48 saatlik sürede geri adım attılar"
Arakçi, "Mesaj alışverişlerinde temel tutumumuzu yineledik, bazı noktalarda da uyarılarda bulunduk. Altyapılara yönelik saldırılar konusunda güçlü uyarılar yaptık ve verilen 48 saatlik sürede geri adım atmak zorunda kalan taraf kendileri oldu. Şimdi ise daha uzun vadeli bir süre tanıdılar. Bu durum, silahlı kuvvetlerimizin kararlılığı, ortaya koydukları net tutum ve medya ile diplomatik kanallar üzerinden iletilen uyarıların sonucudur. Bu uyarılarda, savaşa girilmesi halinde sürecin sonunun olmayabileceği ve bunun tüm bölge için kimsenin çıkarına olmayan bir felakete yol açacağı vurgulandı" ifadelerini kullandı.
"Ateşkes istemiyoruz"
Arakçi, İran'ın savaş arayışında olmadığını vurgulayarak, "Bu savaş bizim savaşımız değil, biz başlatmadık. Savaşın bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermesini istiyoruz. Bu nedenle ateşkes istemiyoruz. Bu, savaş istediğimiz anlamına gelmiyor. Ateşkese karşıyız çünkü ateşkes, sorunları yeniden üretebilecek bir kısır döngü oluşturur. Biz, savaşın kendi şartlarımızla ve bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermesini istiyoruz. Ayrıca düşmanlarımızın, İran'a saldırmayı dahi akıllarından geçirmeyecekleri bir ders almalarını ve İran halkının uğradığı zararların tazmin edilmesini talep ediyoruz" dedi.
"Hürmüz Boğazı düşmanlara kapalı"
Hürmüz Boğazı'nın mevcut durumuna ilişkinde değerlendirmede bulunan Arakçi, "Hürmüz Boğazı sadece düşmanlara kapalıdır. Savaş şartlarındayız ve bölge bir savaş alanıdır. Bu nedenle düşmanlarımızın ve müttefiklerinin gemilerine geçiş izni vermemiz söz konusu değildir. Ancak diğer ülkeler için boğaz açıktır. Birçok ülke ve gemi sahibi, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için bizimle iletişime geçti. Biz de dost ülkeler başta olmak üzere, uygun gördüğümüz durumlarda silahlı kuvvetlerimiz aracılığıyla güvenli geçiş sağladık. Savaşın ardından da Hürmüz Boğazı, İran ve Umman'ın karasularında yer almaktadır. Uluslararası bir su yolu olarak değerlendirilse de bu bölgede egemenlik İran ve Umman'a aittir. Gelecekte güvenli geçişe ilişkin yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz" dedi.
"Avrupa hatasını fark etmeye başladı"
Avrupa ülkelerinin tutumuna da değinen Arakçi, "Avrupalıların yaptıkları hatayı fark etmeye başladığını düşünüyorum. En başından itibaren bu saldırıları kınamaları ve savaşa karşı durmaları gerekirdi. Son günlerde Avrupa'dan yükselen bazı cesur seslerin artmasını umuyoruz. Avrupa kendisini uluslararası hukukun ve değerlerin savunucusu olarak tanımlıyordu; ancak bugün bu iddialar ciddi şekilde sorgulanıyor ve hatalarını kabul etmiyorlar" dedi.
Kaynak: