İran’dan Körfez ülkelerine saldırılarına yönelik BMGK kararına tepki: "Kararı tanımıyoruz"
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarının durdurulmasını öngören kararı kabul etmesine tepki göstererek, "Konsey'in...
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarının durdurulmasını öngören kararı kabul etmesine tepki göstererek, "Konsey'in aldığı kararı tanımıyoruz ve bu adımı haksız ve yasa dışı bir adım olarak görüyoruz" dedi.
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, BMGK'nın İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını derhal durdurmasını öngören kararı kabul etmesini sert sözlerle eleştirdi. İravani, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, "Bugün Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum için son derece üzücü bir gündür. Kabul edilen bu karar, Konsey'in itibarına ciddi bir darbe vurmuş ve sicilinde kalıcı bir leke bırakmıştır. Bu karar aynı zamanda ülkemize karşı açık bir zulümdür. Zira İran, açık bir saldırganlık eyleminin başlıca mağdurudur. Buna rağmen söz konusu metin sahadaki gerçekleri çarpıtmakta ve mevcut krizin temel nedenlerini bilinçli şekilde görmezden gelmektedir" ifadelerini kullandı.
"ABD konumunu kötüye kullanıyor"
BMGK'nın görev ve yetkilerinin bazı üyelerin siyasi gündemleri doğrultusunda kötüye kullanıldığını savunan İravani, "Ülkeme karşı yürütülen bu vahşi saldırgan savaşın sorumlusu olan ABD, bu salonda Konsey başkanı olarak oturmakta ve konumunu kötüye kullanarak İran halkına karşı yürütülen bu barbar savaşı sona erdirmeye yönelik her türlü girişimi engellemektedir. Böylece Konsey'in BM Şartı'ndan doğan sorumluluklarını yerine getirmesinin önüne geçilmektedir" diye konuştu.
"Kararın amacı mağdur ile saldırganın yerini değiştirmek"
İravani, söz konusu kararın İsrail ve ABD tarafından ileri sürülen taraflı ve siyasi motivasyonlu bir metin olduğunu belirterek, "Bu metnin gerçek amacı mağdur ile saldırganın yerini değiştirmektir. Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal eden ve saldırgan eylemler gerçekleştiren ABD ve İsrail'i ödüllendiren bu adım, cezasızlığı pekiştirmekte ve uluslararası topluma yanlış bir mesaj vermektedir. Bu mesaj ise saldırganları daha küstah suçlar işlemeye teşvik etmektedir" dedi. İravani ayrıca, "Bu nedenle Konsey'in aldığı kararı tanımıyoruz. Bu adımı, BM Şartı ve uluslararası hukukla bağdaşmayan, saldırganlık eylemlerinin ve barış ihlallerinin belirlenmesine ilişkin yerleşik ilkeleri tamamen göz ardı eden haksız ve yasa dışı bir adım olarak görüyoruz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, bugün sıra İran'da, yarın ise herhangi bir bağımsız devlette olabilir" şeklinde konuştu.
Sivil kayıplara dikkat çekti
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının askeri ve sivil altyapıyı hedef aldığını belirten İravani, "Bu eylemler uluslararası hukukun ağır ihlalleri ve uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlalleri niteliğindedir. Saldırgan devletlerin üst düzey yetkilileri, aralarında ABD Başkanı ve İsrail başbakanının da bulunduğu isimler, bu saldırıları açıkça onaylamış ve gerekçelendirmiştir. Bu durum, söz konusu saldırıların sorumluluğunu da üstlendiklerini göstermektedir" dedi.
"Bin 348'den fazla sivil hayatını kaybetti"
İravani saldırıların yol açtığı sivil kayıplara ve hasara da dikkat çekerek, "28 Şubat'tan bu yana ABD ve İsrail'in devam eden askeri saldırıları sonucunda kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere bin 348'den fazla sivil hayatını kaybetmiş, 17 binden fazla sivil yaralanmış ve 19 bin 734 sivil yapı zarar görmüştür. Bunlar arasında 16 bin 191 konut, bin 617 ticari ve hizmet merkezi, 77 sağlık ve ilaç merkezi, 65 okul ve eğitim kurumu, 16 Kızılay binası ve çok sayıda enerji altyapı tesisi bulunmaktadır. Bu saldırıların kapsamı ve sistematik niteliği açık biçimde savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamına girmektedir" ifadelerini kullandı.
"Hürmüz Boğazı'nı kapattığımız iddiası asılsız"
İran'ın uluslararası hukuka bağlılığını vurgulayan İravani, "Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biri ve sorumlu bir üye olarak İran, uluslararası hukuka her zaman saygı göstermiş ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü gözetmiştir. İran'ın boğazı kapattığı yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Ancak İran, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve hayati ulusal çıkarlarını korumaya yönelik uluslararası hukuktan doğan haklarından asla vazgeçmeyecektir" dedi.
"Bu savaşı durdurmak için gecikmeden harekete geçmelidir"
İravani ayrıca BMGK'ya çağrıda bulunarak, "Konsey, bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğe yönelik gerçek tehditle yüzleşmeli ve İran halkına karşı yürütülen bu savaşı durdurmak için gecikmeden harekete geçmelidir. Konsey, saldırganlar olarak nitelendirdiğimiz ABD ve İsrail'i, sivillere ve sivil altyapıya yönelik olanlar da dahil İran'a yönelik tüm askeri saldırıları derhal durdurmaya zorlamalı ve uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalleri ile savaş suçları konusunda tam hesap verilebilirliği sağlamalıdır" şeklinde konuştu.
BMGK'da İran'ı kınayan karar kabul edilmişti
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgede gerilim hızla tırmanmıştı. Tahran yönetimi, bu saldırılarda ABD ve İsrail'e destek verdiğini ve askeri üslerini kullandırdığını belirttiği bazı Körfez ülkelerini balistik füzelerle hedef almıştı. Gelişmeler üzerine konu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündemine taşınmıştı. Bahreyn öncülüğünde hazırlanan ve Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeler ile Ürdün adına sunulan karar tasarısında, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik füze saldırılarının kınanması ve bu saldırıların durdurulması talep edilmişti. Kararda ayrıca İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak deniz güvenliği ve uluslararası seyrüsefer serbestisini tehlikeye attığı ifade edilmişti. Konsey'de yapılan oylamada 13 ülke tasarıya destek vermiş, Çin ve Rusya ise çekimser oy kullanmıştı. Diğer yandan Rusya'nın, herhangi bir ülke adı vermeden Orta Doğu'daki tüm çatışmaların durdurulmasını öngören karar tasarısı ise Konsey'de yeterli destek bulamamış ve 4 evet, 2 hayır ve 9 çekimser oyla reddedilmişti.
Kaynak: