Yılın ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan İş Bankası, Mart 2026 dönemi itibarıyla 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaştı.
Türkiye İş Bankası, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bank, Mart 2026 dönemi itibarıyla 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaşırken, 20,4 milyar TL düzeyinde net kâr elde etti. Banka, toplam mevduat hacmini Mart sonu itibarıyla 3,3 trilyon TL'ye yükseltti.
İş Bankası'nın aynı dönemde 2,6 trilyon TL nakdi, 964 milyar TL gayri nakdi kredi hacmi ile ekonomiye sağladığı toplam kaynak tutarı 3,5 trilyon TL'ye ulaştı.
Mart sonu itibarıyla 421 milyar TL düzeyinde özkaynak büyüklüğüne sahip olan bankanın, sermaye yeterlilik oranı ise bu dönemde yüzde 15'in üzerinde gerçekleşti.
Banka, 2026 yılının ilk çeyreğinde, ülke ekonomisinin hizmetine sunmak üzere uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD Doları tutarında, altıncı yılda erken itfa opsiyonuna sahip 11 yıl vadeli katkı sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirdi. İş Bankası, sürdürülebilir finansman alanındaki taahhütlerinin bir göstergesi olarak uluslararası piyasalardaki mavi tahvil ihracını da hayata geçirdi. 5 yıl vadeli ve 50 milyon ABD Doları büyüklüğündeki bu ihraçtan elde edilen fonlar, denizlerin ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanması ile biyoçeşitliliğin desteklenmesi amacıyla kullanılacak.
"İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında oyunun kuralları değişiyor"
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankanın 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin ekonomik gelişimine ve kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde uzun vadeli değer üretme odağıyla hizmet sunmaya devam ettiklerini vurguladı.
İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında oyunun kurallarının değiştiğinin altını çizen Aran, şöyle devam etti: "Hangi alanda faaliyet gösterirseniz gösterin yaptığınız işi yapay zekayla, girişimcilik ve inovasyon kültürüyle buluşturmanız gerekiyor. Oyunun içinde kalmak, hem verimliliği artırmak hem rekabet edebilmek için bu bir zorunluluk. Türkiye açısından en büyük fırsat pencerelerinden birinin de teknolojinin ve yapay zekanın verimlilik artırıcı alanda kullanılması olduğunu düşünüyorum. Burada hep bahsettiğimiz yeni bir hikâye yazmak, yapay zekayla entegre katma değerli üretimi artırmak istiyorsak bu alana daha fazla odaklanmalıyız. Silikon Vadisi'ndeki inovasyon merkezimizle, girişimcilik alanındaki ihtisas şubelerimizle, sürdürülebilir büyümeye yönelik diğer desteklerimizle ve yatırımlarımızla ülkemizin bundan sonra yazacağı hikâyenin bir parçası olmak istiyoruz."
"Kadınların iyileştirici ve dönüştürücü gücünden daha fazla yararlanmalıyız"
Sürdürülebilir kalkınma açısından toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışının aynı paydada buluşmasının önemine işaret eden Aran, Banka olarak bu anlayışla Türk İş Dünyası Konfederasyonu yürütücülüğünde 5 yıldır devam eden "Girişimde Kadının Gücü" projesine destek verdiklerini hatırlattı. Bu tür projelerle kadınların dönüştürme, iyileştirme gücünü yakından görme fırsatı bulduğunu söyleyen Aran, "Eğer ülkemizde katma değerli üretimin, girişimcilik kültürünün gelişmesini, yaygınlaşmasını istiyorsak kadınları daha çok desteklemeliyiz. Çünkü bu yöndeki kültürel dönüşümde kadınların rolü çok önemli. Eğer ekonomide zorlukları aşmak ve daha dayanıklı hale gelmek istiyorsak kadınların gücü mutlaka devreye girmeli. Yerelde doğup küresele açılan markalara uzanan pek çok başarı hikayesine tanık oluyoruz. Bunlar yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor aynı zamanda kadınların dönüştürücü ve iyileştirici gücünü de güçlü bir biçimde ortaya koyuyor" diye konuştu.
Hakan Aran, toplumsal fırsat eşitliğini her alanda destekleyen bir kurum olarak geçtiğimiz dönemde "Girişimci Kız Çocukları Hesabı"nı hayata geçirdiklerini, kız çocuklarının eğitime ve kadınların iş hayatına daha fazla katılımı amacıyla tasarlanan hesap ile Türkiye'de girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasını da hedeflediklerini vurguladı.
Kaynak:İHA