‘Kars Kazını Ben Markalaştırdım’
Volkan KARABAĞ / karsmanset.com (Özel haber)
AK Parti Kars Milletvekili Aday Adayı Dr. Selahattin Beyribey, “Kars kazının ben markalaştırdım.” dedi.
Kars Milletvekili Aday Adayı Dr. Beyribey, Kars’ın markalaşan ürünlerinden kaz hakkında da bazı bilgiler verdi.
“KAZ KOKTEYLİ” ADLI PROGRAM!
Kars kazının önemli özelliği olduğunu dile getiren Dr. Beyribey, “Kazın Türkiye’de Kars adının marka olmasının ana sebeplerden bir tanesi benim. Sebebi ise, Kars’ın kazının Mecliste, Ankara’daki bürokraside her anlamda detaylı bir şekilde anlatarak, bölüm bölüm anlatarak onlara kazın özelliklerini anlatarak reklam ettim. Bunu yaparken de vekil olduğum 2002 yılından itibaren her kışın Bakanlara, Milletvekillerine ve üst düzey bürokratlara tanıtım amaçlı kaz yemekleri verdim. Daha sonrasında bulunla ilgili gazeteci Taki Doğan 1 ay boyunca her Perşembe günleri “Kaz Kokteyli” adlı bir program yaptı. Bu programda benim Bakanların, Vekillerin, Üst Düzey bürokratların olduğu bir programdı. Orda kazı anlatırken, kazın doğuşundan civcivliğinden kesim safhasına kadar anlattık. Kızla kazın ilişkilerini biliyorsunuz kız çocukları kaz çobanı olduğu için böyle bir sloganla işledik. Kesim dönemini, beslenme dönemini anlattık. Dedik ki, kaz sadece hububat ve yeşil yer. Yani insanın yediği ekmeği yiyor, buğdayı yiyor, arpayı yiyor, bir de yeşil yiyor. Başka bir şey yemiyor. Böcek yemiyor. Kaz sadece ve sadece taş yutmak için derede olur ve taş yutar ki gıdaları parçalasın diye. Ayrıca temiz suları sever. Suyun içerisindeki böcekleri, solucanları vb. asla yemez. Ördekten farkı da budur. Onun için kaz eti asla ve asla çamur ve toprak kokmaz. Kaz temiz ve bulanık su varsa temiz suyu tercih eden bir hayvandır. Onun için de etleri pırıl pırıldır.” dedi.
KARS=KAZ MARKASI SELAHATTİN BEYRİBEY’DİR
Batıdaki kaz ile Kars’taki kaz arasındaki fark olduğunu işaret eden Dr. Beyribey, “Lezzet ve kokudur. Bunun ana sebeplerinden bir tanesi Kars’taki kazın yüksekte yaşadığı soğuk bir bölgede yaşadığı için kaz kışın korunmak için yağ derisini kalın yapıyor. Bir kaz da yağ derisi ne kadar kalınsa lezzeti de o kadar fazla oluyor. Onun için Kars’taki kazların batıdaki kazlardan çok farkı var. Birde onlar servis yaparken taze yapıyorlar. Buzdolabına atıyorlar. Oysa ki biz kazı önce bir işlemden geçiriyoruz. Biliyorsunuz ki sanayide bile işlenmiş maddeler daha kıymetli maddelerdir. Biz kazı işliyoruz. Ne yapıyoruz? Kazı kesiyoruz, içini temizliyoruz, suya yatırıyoruz, kanını çıkarttırıyoruz, yetmedi bastırıyoruz içindeki fazla suları attırıyoruz, yetmedi kazı tuzluyoruz bir gün daha bekletiyoruz, yetmedi ayaza asıyoruz donuyor kaz ve ne oluyor, pastırmayla aynı özellikte vasıfta bir et oluyor. Onun için benim Karsımın kazının fiyatı pastırmayla eşit olmasının sebebi budur. Pastırma kaç liraysa benim kazımın da o fi yat olması lazımdır. Ama bu dediğim kazlarda ve lezzet olarak gerçekten çok lezzetlidir. Ben bunu yıllarca çalışarak, anlatarak söyledim. Kars’ta kazın her parçasının kıymetli olduğunu; başının, kolunun, ayağının, ciğerinin, bağırsaklarının kokoreç olarak kullanıldığı için hepsi ayrı ayrı bir lezzettir v e hepsi ayrı ayrı yiyilebilir. Yani kazın atık olarak dışarı atılabilecek hiçbir şeyi yok. Tüylerinin bile en önemli yalıtkan ve yastık olma da veya konfeksiyonda kullanabileceğimiz malzemelerdir. Özellikle şunu söylemek istiyorum. Kazı gerçekten vekil olduğum dönemde şimdi o kadar fırsat olmuyor ama çok sayıda tanıtım için yemekler düzenledim. Bu yıl bile aldığım kaz sayısı 170 tanedir. O dönemden bir alışkanlık olduğu için o bürokratlarla zaman buldukça yine böyle bir organizasyon yapıyoruz. Ben vekil olmadan önce 2002 yılından önce canlı kazın tanesi 12,5 liraydı, şimdi ise canlı kazın fiyatı 150 liradır. Ben bölgemizde kaz üretiminin arttığını, talebin arttığını, Kars’a gelen herkesin bu reklamdan tanıtımdan sonra Kars’a ayağını basınca acaba nasıl kaz yiyebilirim hesabı yaptığını iyi biliyorum. Benden sonra tabi Allah razı olsun birçok Vekillerimiz, Belediye Başkanlarımız ve derneklerimiz kazı tanıtım konusunda destekleri oldu. Ama kazın tanıtımıyla ilgili herkes bilir ben böyle açık söylüyorum Kars=Kaz Markası Selahattin Beyribey’dir.” diye konuştu.
BEYRİBEY BESİCİLERE SESLENDİ!
Besicilere de seslenen Dr. Beyribey konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradan besicilere yönelik olarak da, bundan sonraki süreçte kazın marka olarak kalabilmesi için önemli şeylerden bir tanesi şudur; kazı biraz evvel söylediğim gibi pastırma gibi işlemlerden geçirdikten sonra pişirmek ve servis yapmak lazım. Aksi takdirde bir müddet sonra lezzetini bozmamak lazım. Yoksa bir müddet sonra Kars’ın kazının Yozgat’ın kazıyla, Diyarbakır’ın kazıyla arasında fark kalmaz. Onun için işlemi mutlaka yapmalılar. Kazcılık daha çok bizde köylerde bireysel yapılan iştir ve doğru iştir. Onun da altını çizerek söylüyorum. Ben inşallah ümit ediyorum ve bu konuda da projeler geliştirmemiz lazım. Gelecekle ilgili söylüyorum köydeki insanların kendilerine belki civciv vb. şeyler vererek köyde kaz üretmelerini sağlamak lazım. En doğal gıdalardan bir tanesidir. Kolesterol oranı düşük bir ettir. Siz büyük bir çiftlikten doğayla ilişkisini keserek suni beslerseniz kazımız yine lezzetini kaybeder. Onun için kazla ilgili benim kanaatim üretimdeki hedef de şu olmalıdır; Köylerde kendi mecrasında doğal şartlarda olmalı ve organik bir gıda olarak pazarlamalıyız. Buna da devam etmeliyiz. Kars markasını büyütmeliyiz diye düşünüyorum. Şuanda da markadır. Şuan Kars’taki lokantalarda da en pahalı servis olan etlerdendir. Bence de doğrudur. Ama bu doğruluğun altını çizerek söylüyorum, Kars kazı olmalıdır. İnşallah önümüzdeki süreçte de daha da artarak ben ümit ediyorum ki; gelecekte Karsımızın kaşarı, balı, kazı, karı ve kültür turizmi ile inanç turizminde önemli merkez olacağı, bunların tacının da Sarıkamış Şehitleriyle ilgili yapılandırma olacağını düşünüyorum.”
KAZ TÜRKİYE’YE KARS’TAN YAYILMIŞTIR
Kazın Türkiye’ye Anadolu’dan yayılma yerinin de Kars olduğunun altını çizen Dr. Beyribey, “Nerden bunu çıkartıyorsunuz derseniz, şimdi kaz üreten yerler daha çok İç Anadolu’daki Yozgat’ta, Çorum’da Merzifon’da, Tokat’ta. Buralara gidişi kazın olduğu yerlere insanların gidişinin çoğunluğu 93 muhaciridir. Vatandaşlarımız Kars’tan giderken beraberlerinde hayvanlarını da götürdüler, kazlarını da götürdüler. Mesela Çorum’un Alaca yöresi Kars muhacirlerinin en önemli yeridir. Herkesin şuanda bile kapısında kazı vardır. Yozgat’ta da aynıdır. Onun için kazın Anadolu’ya yayıldığı yeri Kars’tır. Nasıl ki Türkler Anadolu’ya Kars’tan yayıldıysa kaz da Anadolu’ya Kars’tan yayılmıştır.” şeklinde konuştu.